Gerçi ey dil yâr içün yüz verdi yüz mihnet sana
Gönlü yüzlerce mihnete rağmen sevgiden dönmediği için över; aşk derdine sağlık olmadığını, beden hapsinden çıkışı ve ibadet yönelişini aşkı terk etme ihtimaliyle sorgular.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gerçi ey dil yâr içün yüz verdi yüz mihnet sana
Zerrece kat'-ı mahabbet etmedün rahmet sana
1Ey gönül, sevgili için yüz gösteren yüzlerce mihnete rağmen
2sevgiden zerrece vazgeçmedin; sana rahmet olsun.
- 2
Işk ehlin âteş-i hicrâna eylersen kebâb
Döne döne imtihân etdün budur âdet sana
1Aşk ehlini ayrılık ateşinde kebap edersin;
2döne döne sınamak senin âdetindir.
İkinci beyit aşkı bir sınav düzeni gibi anlatır: ayrılık ateşinde kebap etmek onun âdetidir. “Döne döne” ifadesi bunun tekrarlanan bir yöntem olduğunu bildirir; alışkanlık, keyfîlikten daha ağırdır.
- 3
Saklama -ı ışkını ey cân zâhir et
Kim verem habs-i bedenden çıkmağa ruhsat sana
1Ey can, aşk gamının sermayesini saklama, ortaya çıkar;
2ki beden hapsinden çıkman için sana izin vereyim.
Üçüncü beyit cana bir teklif sunar: gam sermayesini açığa çıkar, karşılığında beden hapsinden çıkış izni al. Gizlenen dert burada değiş tokuşa girebilen bir birikim gibi düşünülür.
- 4
Çâre-i bihbûdumu sordum mu'âlicden dedi
Derd derd-i ışk ise mümkin degül sıhhat sana
1İyileşme çaremi doktora sordum; dedi ki:
2Dert aşk derdiyse sana sağlık mümkün değildir.
Dördüncü beyit hekimi konuşturur ve hükmü ondan aldırır: dert aşk derdiyse şifa yoktur. Tıbbın kendi ağzından gelen bu ret, iyileşme umudunu dışarıdan bir otoriteyle kapatır.
- 5
Dutaram yarın kıyâmetde habîbüm dâmenün
Mest isen gaflet şarâbından bu gün möhlet sana
1Yarın kıyamette sevgilimin eteğine yapışırım;
2bugün gaflet şarabıyla sarhoşsan sana mühlet.
Beşinci beyit zamanı kıyamete atar: eteğe yapışmak yarına bırakılır, bugün ise mühlet sayılır. Gaflet şarabıyla sarhoşluk, hesabın ertelendiği ama silinmediği bir ara dönem olarak konur.
- 6
İncidür nâlem seni veh n'ola ger bir tîğ ile
Çeşm-i cellâdun ede ihsân mana minnet sana
1İniltim seni incitiyor; ne çıkar, cellat gözün
2bir kılıçla bana ihsanda bulunsun; sana minnet.
Altıncı beyit inlemenin karşı tarafı incittiğini kabul eder ve çözümü sunar: cellat göz bir kılıçla işini bitirsin. Karşılıklı minnet dili, öldürülmeyi bir iyilik alışverişine dönüştürür.
- 7
Sende dün gördüm Fuzûlî meyl-i -ı namâz
Terk-i ışk etmek mi istersen nedür niyyet sana
1Ey Fuzûlî, dün sende namaz mihrabına yöneliş gördüm;
2Aşkı terk etmek mi istiyorsun, niyetin nedir?
Makta soruyu şairin kendisine yöneltir: mihraba yönelmek aşkı bırakma niyeti midir? İbadet ile aşk arasında kurulan bu gerilim hükme bağlanmaz; beyit cevaptan çok kuşkuyu taşır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 145263 numaralı sabit revizyonu 14 şiir dizesi içerir. Abdülhakim Kılınç'ın 2025 YEK Fuzûlî Dîvânı sınır, vezin ve aparat karşılaştırması sağlar: G18, basılı/PDF 379; sonraki başlık PDF 380. Tenkitli neşirde ikinci beyit gazelin ilerisine yerleştirilir; sabit revizyonda ikinci sıradadır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla gönle döner ve ona rahmet diler: yüz mihnete rağmen sevgiden zerre kadar vazgeçmemiştir. “Yüz” sözcüğünün iki ayrı anlamda yinelenmesi, mihnetin sayısını ve yönünü aynı dizede taşır.