Gide Ervâhıñ Bekâyı Yerde Tenler Turâb Bula
Ruhların bekaya, bedenlerin toprağa yönelişinden mahşer terazisine ve sırata geçen şiir, faniliği terk etmeyi vahdet güzelliği ve Kevser şarabıyla bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gide ervâhıñ bekâyı yerde tenler bula
Bir vakit ruhsat gelince fânî içre harâb bula
1Ruhlar sonsuzluğa gitsin, bedenler yerde toprağa kavuşsun.
2Vakit gelip izin çıkınca fani dünyada yıkıma uğrasın.
- 2
kurulup ‘âsî mü’min seçilmeye
Biñ bir ayak bir ayakda vir su’âli hisâb bula
1Mahşer terazisi kurulup asi ile mümin ayrılırken,
2bin bir ayak tek duruşta sorguya çekilsin, hesabını bulsun.
İkinci beyit sahneyi terazi kurulur kurulmaz kalabalıklaştırır. ‘Biñ bir ayak bir ayakda’ ifadesi sayısız kişiyi tek bir duruşta toplar; sorgu sırayla değil aynı anda görülür, hesap böylece kişisel olmaktan çıkıp toplu bir ana döner.
- 3
Hoş seçilür küfr [ü] îmân Hakkı nâ-Hakk bilinmege
Gör sırât-ı müstakîmi şiddet-i nâr ‘azâb bula
1İmanla küfür, Hak ile hak olmayan bilinsin diye açıkça ayrılır.
2Doğru yolu gör; ateşin şiddetinde azap bulsun.
Üçüncü beyit ayrımın amacını söyler: küfür ile iman, Hak ile nâ-Hak bilinsin diye ayrılır; yani ayrım bir ceza değil bir tanıma işlemidir. Doğru yolun hemen yanında ateşin şiddeti anılınca görmek ile geçmek aynı dizede karşılaşır.
- 4
‘Âşık ol der nerde ma‘şûk tâ su’âlin virüp tamâm
Cennetü’l-me’vâyı dâhil ehl-i cennet sevâb bula
1‘Âşık ol,’ der; ‘Sevgili nerede?’ diye sorusunu tamamlar.
2Cennet ehli Me'vâ cennetine girip sevap bulsun.
Dördüncü beyitte sorgu tek bir soruya iner: maşuk nerede? Âşıklık böylece hesabın cevabı hâline gelir. Cennete girenlerin sevap bulması bunun ardından anılır; ödül, aşkın beyanından sonra sıralanan ikinci bir sonuçtur.
- 5
Şeyh Hulûsî sâdık oldur bulur
Ol cemâl-i vahdet içre dilde bula
1Şeyh Hulûsî, sadık kişi faniliği terk ederek bekayı bulur.
2O birlik güzelliği içinde gönül Kevser şarabını bulsun.
Makta sadakati bir tanımla verir: sadık olan, faniyi bırakandır. Kapanışta mahşerin sert imgeleri yerini vahdet güzelliğine ve gönülde tadılan Kevser'e bırakır; şiir hesap sahnesinden bir içki meclisine geçerek biter.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf522-printed509-n551. Baş neşrinde no. 551, basılı s. 509/PDF 522; 10 dize, basılı ölçü satırı ve sonraki numaralı kayıtla tam sınır pinned görselde sabittir. Şiir yalnız A ve C nüshalarında yer alır. Editör, bula redifindeki -la'nın yazma yerleşimini tartışıp metni he kafiyesine almıştır; bu editoryal karar açıklanır, ana beş beyit değiştirilmez. AVESIS profilindeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Girdim ‘ışkıñ yollarına bir ulu sultân ileÖmer Hulûsî · Gazel→
Matla ölümü iki ayrı yöne bölünmüş bir hareket gibi anlatır: ruh yukarı bekaya, ten aşağı toprağa. İkinci dizedeki ‘ruhsat’ sözü ölümü kaza değil izin çıkması sayar; yıkım da bu iznin ardından gelen düzenli bir sonuçtur.