DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Hulûsî/Gide Ervâhıñ Bekâyı Yerde Tenler Turâb Bula
Gazel · 19. yüzyıl

Gide Ervâhıñ Bekâyı Yerde Tenler Turâb Bula

Ruhların bekaya, bedenlerin toprağa yönelişinden mahşer terazisine ve sırata geçen şiir, faniliği terk etmeyi vahdet güzelliği ve Kevser şarabıyla bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gide ervâhıñ bekâyı yerde tenler bula

    Bir vakit ruhsat gelince fânî içre harâb bula

    1Ruhlar sonsuzluğa gitsin, bedenler yerde toprağa kavuşsun.

    2Vakit gelip izin çıkınca fani dünyada yıkıma uğrasın.

    Matla ölümü iki ayrı yöne bölünmüş bir hareket gibi anlatır: ruh yukarı bekaya, ten aşağı toprağa. İkinci dizedeki ‘ruhsat’ sözü ölümü kaza değil izin çıkması sayar; yıkım da bu iznin ardından gelen düzenli bir sonuçtur.

  2. 2

    kurulup ‘âsî mü’min seçilmeye

    Biñ bir ayak bir ayakda vir su’âli hisâb bula

    1Mahşer terazisi kurulup asi ile mümin ayrılırken,

    2bin bir ayak tek duruşta sorguya çekilsin, hesabını bulsun.

    İkinci beyit sahneyi terazi kurulur kurulmaz kalabalıklaştırır. ‘Biñ bir ayak bir ayakda’ ifadesi sayısız kişiyi tek bir duruşta toplar; sorgu sırayla değil aynı anda görülür, hesap böylece kişisel olmaktan çıkıp toplu bir ana döner.

  3. 3

    Hoş seçilür küfr [ü] îmân Hakkı nâ-Hakk bilinmege

    Gör sırât-ı müstakîmi şiddet-i nâr ‘azâb bula

    1İmanla küfür, Hak ile hak olmayan bilinsin diye açıkça ayrılır.

    2Doğru yolu gör; ateşin şiddetinde azap bulsun.

    Üçüncü beyit ayrımın amacını söyler: küfür ile iman, Hak ile nâ-Hak bilinsin diye ayrılır; yani ayrım bir ceza değil bir tanıma işlemidir. Doğru yolun hemen yanında ateşin şiddeti anılınca görmek ile geçmek aynı dizede karşılaşır.

  4. 4

    ‘Âşık ol der nerde ma‘şûk tâ su’âlin virüp tamâm

    Cennetü’l-me’vâyı dâhil ehl-i cennet sevâb bula

    1‘Âşık ol,’ der; ‘Sevgili nerede?’ diye sorusunu tamamlar.

    2Cennet ehli Me'vâ cennetine girip sevap bulsun.

    Dördüncü beyitte sorgu tek bir soruya iner: maşuk nerede? Âşıklık böylece hesabın cevabı hâline gelir. Cennete girenlerin sevap bulması bunun ardından anılır; ödül, aşkın beyanından sonra sıralanan ikinci bir sonuçtur.

  5. 5

    Şeyh Hulûsî sâdık oldur bulur

    Ol cemâl-i vahdet içre dilde bula

    1Şeyh Hulûsî, sadık kişi faniliği terk ederek bekayı bulur.

    2O birlik güzelliği içinde gönül Kevser şarabını bulsun.

    Makta sadakati bir tanımla verir: sadık olan, faniyi bırakandır. Kapanışta mahşerin sert imgeleri yerini vahdet güzelliğine ve gönülde tadılan Kevser'e bırakır; şiir hesap sahnesinden bir içki meclisine geçerek biter.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf522-printed509-n551. Baş neşrinde no. 551, basılı s. 509/PDF 522; 10 dize, basılı ölçü satırı ve sonraki numaralı kayıtla tam sınır pinned görselde sabittir. Şiir yalnız A ve C nüshalarında yer alır. Editör, bula redifindeki -la'nın yazma yerleşimini tartışıp metni he kafiyesine almıştır; bu editoryal karar açıklanır, ana beş beyit değiştirilmez. AVESIS profilindeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGirdim Işkıñ Yollarına Bir Ulu Sultân İle
Girdim ‘ışkıñ yollarına bir ulu sultân ile
Ömer Hulûsî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ervâh

Ruhlar

bekâ

Kalıcı oluş, sonsuzluk

turâb

Toprak

mahşer-i mîzân

Mahşerde kurulacağı düşünülen terazi

sırât-ı müstakîm

Doğru yol

Cennetü’l-me’vâ

Sığınılacak cennet

terk-i fânî

Geçici dünyadan vazgeçme

kevser şarâb

Kevser'i şarap mecazıyla anlatan ifade