Ey gönül, aşk denizine dalmaktan kuşkun mu var?
Şair gönlü aşk denizine çağırırken ölümün, toprağa dönüşün ve mahşerde toplanışın kesinliğini hatırlatır. Geçen ömrü göçen dünya ile birlikte düşünür; iyi ameli ilahi bağışa bağlar. Ömer’in gözyaşı, dört kitapla bildirilen birlik inancı ve yeşil sancak altında cennete girme umuduyla son bulur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey gönül deryâ-yi aşka dalmağa şübhen mi var
Bizi tandan tana her an atmağa şübhen mi var
1Ey gönül, aşk denizine dalmaktan kuşkun mu var?
2Bizi bir yandan öbür yana her an savuracağından kuşkun mu var?
- 2
Servi kamet üstüne saçarsa ger
Sararup ayva misâli solmağa şübhen mi var
1Ecel tohumu servi boyunun üstüne saçılırsa,
2Ayva gibi sararıp solacağından kuşkun mu var?
Servi gibi düzgün bedenin üzerine ecel tohumu saçılınca sararıp ayva gibi solması beklenir. Bitkisel benzetmeler, gençliğin canlı görünüşünü ölümün mevsimsel fakat kesin değişimine bağlar.
- 3
Bilmedin nâzik tenin kim olur
Sâlih olursa amel Hak’tan sana ihsân olur
1Narin bedeninin toprakla bir olacağını bilmiyor muydun?
2Amelin iyi olursa Tanrı sana bağışta bulunur.
Narin tenin toprağa karışacağı uyarısı bedensel gururu kırar; buna karşı iyi amel ilahi ihsan için bir umut kapısı açar. Birimde ölüm bilgisi ile ahlaki sorumluluk doğrudan yan yana durur.
- 4
İsrafil urmağa Hak’tan varır fermân olur
Derilüp yerine varmağa şübhen mi var
1İsrafil’in sûra üflemesi için Tanrı’dan buyruk gelir.
2Toplanıp mahşer yerine varacağından kuşkun mu var?
İsrafil’in sûru kişisel ölüm düşüncesini kıyamet ve toplu diriliş sahnesine genişletir. Tanrı buyruğuyla mahşere varılacağı sorusu, inanan için tartışma değil hazırlanılması gereken kesin bir gelecek bildirir.
- 5
Bülbül-i can kanat urup âkıbet uçmaktadır
Bu cihan bâkî değildir hep gelen göçmektedir
1Can bülbülü sonunda kanat çırpıp uçacaktır.
2Bu dünya kalıcı değildir; gelen herkes göçmektedir.
Canın bülbül gibi bedenden uçması ile dünyaya gelen herkesin göçmesi birbirini tamamlar. Şair ölümü tek kişinin felaketi değil, bütün canlıların katıldığı evrensel hareket olarak gösterir.
- 6
Gün bu gün sâat bu sâat ömrümüz geçmektedir
Zinde iken çâr ü nâçar olmağa şübhen mi var
1Bugün, tam bu saatte ömrümüz geçmektedir.
2Yaşarken ister istemez çaresiz kalacağından kuşkun mu var?
Ömrün bugün ve şu anda geçmesi, uzak ölüm bilgisini şimdiki zamana getirir. Hayattayken bile çaresizlikle karşılaşılacağı sorusu, hazırlığı geleceğe erteleyen gönlün mazeretini ortadan kaldırır.
- 7
Der ki Ömer ağlayuben doldu gözüm âb ile
Birliğin bildirdi Allah yere dört kitâb ile
1Ömer der ki: Ağladım, gözüm suyla doldu.
2Tanrı birliğini yeryüzüne dört kitapla bildirdi.
Ömer’in suyla dolan gözü korku ve iman duygusunu birlikte taşır. Tanrı’nın birliğinin dört kitapla bildirilmesi, kişisel gözyaşını vahye dayanan ortak inanç çerçevesine yerleştirir.
- 8
Bir yeşil sancak dibine cem’olup ashâb ile
Cennet-i a’lâya girüp kalmağa şübhen mi var
1Dostlarla bir yeşil sancağın altında toplanıp
2Yüce cennete girerek kalacağından kuşkun mu var?
Yeşil sancak altında dostlarla toplanma, mahşer kalabalığı içinden güvenli bir cemaate geçiştir. Son soru cennette kalmayı kesin umut diliyle söyler ve şiirin ölüm uyarısını kurtuluş beklentisiyle tamamlar.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 13. dize “Der ki Ömer ağlayuben doldu gözüm âb ile”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 538 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ey gönül devletle âdem girse de bin yaşınaÂşık Ömer · Tarihî kaynakta nazım şekli ayrıca sınıflandırılmadı→
Aşk denizine dalış gönlün seçimi gibi başlar; ardından oradan oraya savrulmak bu seçimin denetimi aşan sonucudur. İki soru, manevi yolculuğun hem isteğini hem de kaçınılmaz sarsıntısını aynı açılışta kurar.