Göñül bend oldu ol ismet-sıfâta
Dört bendin hepsi aynı günü işaret ediyor: iltifata değer görüldüğü gün. Şarkı sevgiliyi güzelliğiyle değil iffeti ve vefasıyla anıyor, kavuşma isteğini de doğrudan söylemek yerine îmâda bırakıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Göñül bend oldu ol -sıfâta
oldıgım gün iltifâta
Yeñi cân geldi cism-i bî-hayâta
olduğum gün iltifâta
1Gönül o iffet nitelikli güzele bağlandı
2İltifata değer görüldüğüm gün
3Cansız bedene yeni bir can geldi
4İltifata değer görüldüğüm gün
- 2
O mihr-i nâza ol yâr-ı sadîka
Nasıl şükretmeyim her bir dakîka
Vefâ-perverlik etti fi'l-hakîka
1O nazlı güneşe, o vefalı sevgiliye
2Nasıl her dakika şükretmeyeyim
3Gerçekten vefayı gözetti
Bend baştan sona bir şükran cümlesi ve yüklemi soru biçiminde kurulmuş: “nasıl şükretmeyim”. “Mihr” hem güneş hem sevgi demek; nazla birleşince sevgilinin ısıtan ve uzak duran iki yüzü tek kelimede toplanıyor. “Fi'l-hakîka” bir belgeleme deyimi gibi duruyor — vefa iddia değil tespit.
- 3
Olur -i neş'e hâtır-ı zâr
Gelince yâdıma her lâhza her bâr
O nâzik sözler ol âzâde
1Ağlayan gönül neşeyle ağzına kadar dolar
2Aklıma her an, her defa geldiğinde
3O ince sözler, o serbest tavırlar
“Leb-rîz” kadehin ağzına kadar dolu olması; şair kırılmış gönlü kap yerine koyup hatırayı içine dökülen şey yapıyor. Bend sırayı tersine kuruyor: önce sonuç, sonra sebebin zamanı, en sonda sebebin kendisi. Hatırlanan şey bir yüz değil, bir konuşma ve davranış biçimi.
- 4
Niyâz-ı vasla ben kalkışmam ammâ
Göñül hasretle oldu
Bu hâli eylemiştim yâre îmâ
oldugum gün iltifâta
1Kavuşma dileğine ben kalkışmam ama
2Gönül hasretten sabırsız oldu
3Bu hâli sevgiliye ima etmiştim
4İltifata değer görüldüğüm gün
Son bend edebi öne çıkarıyor: âşık kavuşma istemeye “kalkışmaz”, çünkü istemek verilen iltifatı küçümsemek olur. İsteği gönül üstlenip sabırsızlanıyor, şairin payına yalnız “îmâ” kalıyor. Nakarat üçüncü kez dönerken bu kez kaynakta ğ'siz, “oldugum” diye dizilmiş.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142819 numaralı sürüm esas alındı; Nağme-i Seher'in şarkılar bölümünden. Kitabın bölüm başlığı (“Şarkılar”), tür adı (“Şarkı”) ve “nakarat”/“eyzan” dizgi yönergeleri dize olmadığı için alınmadı; nakarat yalnız birinci ve dördüncü bendde yazılı olduğu için ikinci ve üçüncü bende eklenmedi. Kaynak aynı nakarat dizesini üç kez üç ayrı yazımla dizmiş: “oldıgım”, “olduğum”, “oldugum”. Üçü de tektipleştirilmedi. Nazal ñ (“Göñül”, “Yeñi”) korundu. Metin imzasız, mahlas geçmiyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nakarat bir tarih bildiriyor: “o gün”. Bend bağlanma anını iffetle niteliyor — sevgiliyi çeken şey güzellik değil “ismet-sıfât”. Üçüncü dize karşılığı diriliş imgesiyle veriyor: iltifat bir söz değil, cansız bedene can üflenmesi. Kaynak nakaratı matlada “oldıgım”, tekrarında “olduğum” diye dizmiş; ikisi de korundu.