DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Göñül bend oldu ol ismet-sıfâta
Manzume · 19. yüzyıl

Göñül bend oldu ol ismet-sıfâta

Dört bendin hepsi aynı günü işaret ediyor: iltifata değer görüldüğü gün. Şarkı sevgiliyi güzelliğiyle değil iffeti ve vefasıyla anıyor, kavuşma isteğini de doğrudan söylemek yerine îmâda bırakıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Göñül bend oldu ol -sıfâta

    oldıgım gün iltifâta

    Yeñi cân geldi cism-i bî-hayâta

    olduğum gün iltifâta

    1Gönül o iffet nitelikli güzele bağlandı

    2İltifata değer görüldüğüm gün

    3Cansız bedene yeni bir can geldi

    4İltifata değer görüldüğüm gün

    Nakarat bir tarih bildiriyor: “o gün”. Bend bağlanma anını iffetle niteliyor — sevgiliyi çeken şey güzellik değil “ismet-sıfât”. Üçüncü dize karşılığı diriliş imgesiyle veriyor: iltifat bir söz değil, cansız bedene can üflenmesi. Kaynak nakaratı matlada “oldıgım”, tekrarında “olduğum” diye dizmiş; ikisi de korundu.

  2. 2

    O mihr-i nâza ol yâr-ı sadîka

    Nasıl şükretmeyim her bir dakîka

    Vefâ-perverlik etti fi'l-hakîka

    1O nazlı güneşe, o vefalı sevgiliye

    2Nasıl her dakika şükretmeyeyim

    3Gerçekten vefayı gözetti

    Bend baştan sona bir şükran cümlesi ve yüklemi soru biçiminde kurulmuş: “nasıl şükretmeyim”. “Mihr” hem güneş hem sevgi demek; nazla birleşince sevgilinin ısıtan ve uzak duran iki yüzü tek kelimede toplanıyor. “Fi'l-hakîka” bir belgeleme deyimi gibi duruyor — vefa iddia değil tespit.

  3. 3

    Olur -i neş'e hâtır-ı zâr

    Gelince yâdıma her lâhza her bâr

    O nâzik sözler ol âzâde

    1Ağlayan gönül neşeyle ağzına kadar dolar

    2Aklıma her an, her defa geldiğinde

    3O ince sözler, o serbest tavırlar

    “Leb-rîz” kadehin ağzına kadar dolu olması; şair kırılmış gönlü kap yerine koyup hatırayı içine dökülen şey yapıyor. Bend sırayı tersine kuruyor: önce sonuç, sonra sebebin zamanı, en sonda sebebin kendisi. Hatırlanan şey bir yüz değil, bir konuşma ve davranış biçimi.

  4. 4

    Niyâz-ı vasla ben kalkışmam ammâ

    Göñül hasretle oldu

    Bu hâli eylemiştim yâre îmâ

    oldugum gün iltifâta

    1Kavuşma dileğine ben kalkışmam ama

    2Gönül hasretten sabırsız oldu

    3Bu hâli sevgiliye ima etmiştim

    4İltifata değer görüldüğüm gün

    Son bend edebi öne çıkarıyor: âşık kavuşma istemeye “kalkışmaz”, çünkü istemek verilen iltifatı küçümsemek olur. İsteği gönül üstlenip sabırsızlanıyor, şairin payına yalnız “îmâ” kalıyor. Nakarat üçüncü kez dönerken bu kez kaynakta ğ'siz, “oldugum” diye dizilmiş.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142819 numaralı sürüm esas alındı; Nağme-i Seher'in şarkılar bölümünden. Kitabın bölüm başlığı (“Şarkılar”), tür adı (“Şarkı”) ve “nakarat”/“eyzan” dizgi yönergeleri dize olmadığı için alınmadı; nakarat yalnız birinci ve dördüncü bendde yazılı olduğu için ikinci ve üçüncü bende eklenmedi. Kaynak aynı nakarat dizesini üç kez üç ayrı yazımla dizmiş: “oldıgım”, “olduğum”, “oldugum”. Üçü de tektipleştirilmedi. Nazal ñ (“Göñül”, “Yeñi”) korundu. Metin imzasız, mahlas geçmiyor.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGönül ser-mest olup sahbâ-yı lâ'lin yâda geldikçeRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bend olmak

bağlanmak

ismet

iffet, günahsızlık

sezâ-vâr

değer, layık

sadîk

doğru, vefalı dost

vefâ-perver

vefayı gözeten

leb-rîz

ağzına kadar dolu

nâ-şekîbâ

sabırsız

etvâr

tavırlar, davranışlar