DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Gönül, dost evine varma
Şiir · 17. yüzyıl

Gönül, dost evine varma

Şiir gönle dost evine gitmemesini söylerken hâlin sevgiliye ulaşmasını ister; bu görünür çelişki, bedensel yaklaşma ile haber gönderme arasındaki ayrımdır. Her güzelin namus ehli olmadığını hatırlatır, vefasızın sözünü beklemeyi ve sevgiliyi tenha yerde avlamayı âşığın payı sayar. Öpücüğü mubah değilse farz ilan eden abartıdan sonra Ömer’in yabancı ve mat oluşu satranç diliyle anlatılır; gönül piyonu sürmeye çağrılır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gönül dost evine varma

    Hâlin dildâra arzolsun

    1Ey gönül, dostun evine gitme.

    2Ama hâlin sevgiliye bildirilsin.

    Gönle dost evine gitmeme emri verilirken hâlin sevgiliye ulaşması istenir. Beden geri durmalı, duygu ise haber olarak eşiği aşmalıdır. “Gönül dost evine” başlangıcı, “Hâlin dildâra arzolsun” devamıyla anlam yönünü belirginleştirir.

  2. 2

    Her güzele güzel deme

    Olursa olsun

    1Her güzele ‘güzel’ deme.

    2Güzel dediğin namus sahibi olsun.

    Her güzel görünene aynı değer verilmez; ölçü namus ve onur sahibi olmaktır. Şair dış güzelliği davranış şartıyla sınırlar. İlk dizedeki “Her güzele güzel”, ikinci dizedeki “Olursa ehl-i ırz” sözüyle birleşir.

  3. 3

    Bize kalmış yanıp tütmek

    Bîvefânın ahdin gütmek

    1Yanıp tütmek bize kalmış.

    2Vefasızın verdiği sözü beklemek bize düşmüş.

    Yanıp tütmek ve vefasızın ahdini beklemek âşığa kalan iki iştir. Karşılıksızlık, ateş ve boşa tutulan sözle birlikte anlatılır. “Bize kalmış yanıp” ifadesinin yönü “Bîvefânın ahdin gütmek” sözünde tamamlanır.

  4. 4

    Yârı tenhâda

    Benim boynuma borçolsun

    1Sevgiliyi tenha yerde avlamak,

    2Benim boynuma borç olsun.

    Tenha yerde sevgiliyi avlamak boyna borç sayılır. Av dili, pasif bekleyişten gizli ve kararlı bir buluşma arzusuna geçiş sağlar. “Yârı tenhâda saydetmek” sesi, “Benim boynuma borçolsun” karşılığıyla birimdeki hareketi görünür kılar.

  5. 5

    Ayırma yâri yârından

    Dûr etme âsitânından

    1Sevgiliyi sevgilisinden ayırma.

    2Onu eşiğinden uzaklaştırma.

    Sevgiliyi yarinden ve eşiğinden ayırmama öğüdü, ilişki bağını korur. Konuşan kendi arzusu uğruna başka bir yakınlığı bozmak istemez. “Ayırma yâri yârından” deyişi, “Dûr etme âsitânından” devamında kaynak bağlamını kazanır.

  6. 6

    Bir bûse ver gerdanından

    Mubâh olmazsa farzolsun

    1Gerdanından bir öpücük ver.

    2Mubah değilse bile farz olsun.

    Gerdandan öpücük talebi dinî hüküm diliyle abartılır: Mubah değilse farz olsun. İmkânsız arzu, kuralı tersine çeviren nükteli bir ısrara dönüşür.

  7. 7

    Ömer bildin ki yâd oldun

    Lâ’l ü yâkuta zât oldun

    1Ömer, anladın ki yabancı oldun.

    2Lal ve yakut değerinde bir varlık oldun.

    Mahlaslı dizede Ömer yabancı kaldığını söyler; ardından lal ve yakut değerinde bir varlık olma hükmü gelir. Kaynakta bulunmayan birine bağlanma ilişkisi eklenmez.

  8. 8

    Gönül bildin ki mat oldun

    Sür piyâdeyi koz olsun

    1Ey gönül, bildin ki mat oldun.

    2Piyonu sür; oyun koz olsun.

    Gönlün mat oluşu aşkı satranç oyunu yapar; yine de piyonu sür emri yenilgiden sonra hareket ister. Kapanış çaresiz ama bütünüyle edilgen değildir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.646 tam gövdesindeki görünür mahlas: L13 “Ömer bildin ki yâd oldun”. Koleksiyon yerleşimi yalnız destekleyicidir.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), basılı No.646, PDF 508; 8 birim/16 dize. Başlangıç, gövde, bitiş ve sonraki sınır için görsel kanıt kayıt altındadır. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGönül kadrin o mehpâre bilür ammâ neden sonraÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

ehl-i ırz

Namus ve onur sahibi.

saydetmek

Avlamak, ele geçirmek.

âsitân

Eşik, kapı.

mubah

Dinî bakımdan serbest.

lâ‘l ü yâkut

Yakut ve değerli kırmızı taş.

piyade

Satranç piyonu.