Gönül kadrin o mehpâre bilür ammâ neden sonra
Tekrarlanan “neden sonra” sözü, sevgilinin gönlün değerini ve yaptığı eziyetin sonucunu ancak gecikerek anlayacağını vurgular.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gönül kadrin o bilür ammâ neden sonra
saâdetle gelür ammâ neden sonra
1O ay parçası sevgili gönlün değerini bilir, ama çok sonra.
2Kavuşma yoluna mutlulukla gelir, ama çok sonra.
- 2
Benim çektiklerim bilmez silmez
olmaz alur ammâ neden sonra
1Benim çektiklerimi bilmez, gözyaşımı silmez;
2“Hayır duamı olmaz alır” yüzeyi kapalıdır; ama çok sonra.
Çekilenleri bilmemek ile sirişk-i dîdeyi silmemek sevgilinin iki ihmâlini yan yana getirir. “Duâ-yi hayrımı olmaz alur” yüzeyi dil bilgisel olarak kapalıdır; nakarat yalnız sonradan gerçekleşecek bir dönüşe işaret eder, hayır duasının nasıl alındığını kesinleştirmez.
- 3
Olur bir gün saâdetsiz gelürdü
O meh hâneme da’vetsiz gelür ammâ neden sonra
1Bir gün saadetsiz, yüzü neşesiz bir hâlde gelir.
2O ay yüzlü, evime davetsiz gelir, ama çok sonra.
Saâdetsiz ve rûyu behcetsiz geliş, sevgilinin önce kendi neşesini yitirdiğini gösterir. Mehin hâneye da’vetsiz girmesi beklenen kavuşmayı ters biçimde gerçekleştirir; “neden sonra” yüzünden bu ziyaret lütuf kadar gecikmiş bir pişmanlık da taşır.
- 4
Bana çektirmede zahmet komadı bende hiç râhat
O yâr ettiğini elbet bulur ammâ neden sonra
1Bana zahmet çektirdi, bende hiç rahat bırakmadı.
2O sevgili yaptığının karşılığını elbet bulur, ama çok sonra.
Zahmet çektirmek ve bende hiç râhat komamak, sevgilinin etkisini bedende ve zamanda sürekli kılar. “Ettiğini elbet bulur” karşılık beklentisini açıkça söyler; fakat nakarat adaletin hemen değil, âşığın sabrını tüketen bir gecikmeyle geleceğini bildirir.
- 5
bu [Ö]mer gör olur kaim değildir söylemek lâzım
O şeh ettüğüne olur ammâ neden sonra
1Bunu söylemek gerekir; “bu [Ö]mer gör olur kaim değildir” yüzeyinin kesin anlamı kapalıdır.
2O şah yaptığından pişman olur, ama çok sonra.
Braketli [Ö]mer çevresindeki “gör olur kaim değildir” dizisi hasarlı olduğu için mahlasın yüklemi tamamlanamaz. Buna karşılık şehin ettiğine nâdim olacağı açıktır; kapanış, bozuk ilk hüküm ile gecikmiş pişmanlığın kesin ikinci hükmünü aynı beyitte gerilimli bırakır.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.160 Âşık Ömer bölümünde basılmıştır; görünür mahlas bulunmadığından atıf probable tutulur.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak ergun1936-n160-4406D7D87452; Ergun 1936 No.160, PDF 181; 5 birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı; belirsiz yüzeyler ikinci tanık olmadan tekleştirilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Mehpâre gönlün kadrini sonunda bilir, fakat “neden sonra” nakaratı bu bilginin vaktini sürekli erteler. Reh-i vasla saâdetle gelişi umut taşır; yine de kavuşma hareketi zamanında olmadığı için mutluluk, bekleyişin verdiği zararı silemez.