Pişmanlık şiirleri
13 şiir · 8 şair
Tekke şiirinde pişmanlık geçmişe değil geleceğe bakar: henüz duyulmamış bir pişmanlık önceden haber verilir. Teslim Abdal'ın nefesi bunu tek dörtlükte kurar — “Ettiğin işlere pişman olursun / Pişmanlığın ele girmez ne fayda”. Uyarının mantığı açıktır: pişmanlık geldiğinde işe yaramayacağı için değeri, gelmeden önce dinlenmesindedir.
Fecr-i Âtî'de aynı sözcük tek bir hayatın defterine iner. Celâl Sahir Erozan elli iki yılı elli iki güne indirir ve hükmünü kendine keser: “Ne kendime yâr oldum, ne kimseye yaradım”. Başka bir şiirinde suç kadere de dünyaya da yüklenmez; baş ile gönlün hiçbir konuda anlaşamamasına yüklenir: “Varlığım arada oynadı gitti...”
Süleyman Nazif'te pişmanlık birinci çoğul şahsa geçer ve muhatabı bir şehir olur. Basra'ya seslenirken itiraf açıktır — “Asırlarca seni pâmâl-i ihmâl ettik ey Basra” — ve şair aftan çok azarlanmayı ister. Dicle'ye yazdığı uzun şiirde ise önce nehri vefasızlıkla suçlar, sonra suçlamayı geri alır: “Belki senden daha günehkârız”.
Bu sayfadaki şiirler pişmanlığın nasıl önce bir uyarı, sonra bir ömür bilançosu, sonra bir topluluk itirafı olduğunu gösteriyor — üçünde de geç kalınmıştır, değişen yalnızca kimin geç kaldığıdır.
13 şiir

