DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nâbî/Gül Gül-şeni Terk Eyledi Sohbet Sana Kaldı
Gazel · 17.–18. yüzyıl

Gül Gül-şeni Terk Eyledi Sohbet Sana Kaldı

Gülün, Ferhâd'ın ve Kays'ın çekildiği bir dünyada aşk meydanının gönle kaldığını söyleyen gazel; sabah yeline, seher âhına ve sonunda Nâbî'nin kalemine görev yükler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gül gül-şeni terk eyledi sohbet sana kaldı

    Bülbül yine sana kaldı

    1Gül, gül bahçesini terk etti; konuşma artık sana kaldı.

    2Ey bülbül, aşk meydanı yine sana kaldı.

    Gülün bahçeden ayrılması sevgilinin yokluğunu, bülbülün kalması ise âşığın tek başına sürdürdüğü söyleyişi temsil eder. ‘Sana kaldı’ redifi bir ayrıcalıktan çok terk edilmiş bir sorumluluk duygusu yaratır; sohbetin neşesi yerini yalnız feryada bırakır.

  2. 2

    Ferhâd ile Kays eyledi metâın

    Ey dil sana kaldı

    1Ferhâd ile Kays mallarını toplayıp pazardan çekildi;

    2ey gönül, kınanma pazarının başköşesi sana kaldı.

    Efsanevî âşıklar Ferhâd ile Kays bile tezgâhlarını kapatmışken gönül aşk pazarında tek başına kalır. Satılan şey kazanç değil ‘melâmet’, yani aşk yüzünden ayıplanmadır; gönlün pazarın başında durması onun acıda öncülüğünü alaylı bir övgüye dönüştürür.

  3. 3

    Biz ile olduk

    Ey bâdı sabâ lûtf u mürüvvet sana kaldı

    1Biz kavuşma isteğiyle yolun toprağı olduk;

    2ey sabah yeli, iyilik ve yardım artık sana kaldı.

    Âşıklar sevgiliye kavuşmak uğruna yol toprağı kadar alçalıp kendilerinden geçmiştir. Artık hareket edebilen tek aracı sabah yelidir; sevgiliye koku ve haber taşıması beklenen bu yele sesleniş, âşığın çaresizliğini bir yardım çağrısıyla görünür kılar.

  4. 4

    Târîki-i isyana esiriz bize çâre

    Ey nedamet sana kaldı

    1İsyanın karanlığına tutsak olmuşuz, bize çare ne?

    2ey seher vakti âhı, pişmanlığı dile getirmek sana kaldı.

    Aşk söyleyişi bu beyitte ahlâkî ve tasavvufî bir muhasebeye yönelir. Günah karanlığına esir olan kişinin dili yetmez; seher vakti yükselen âh onun pişmanlığını taşır. Gecenin sonundaki âh, karanlıktan bağışlanma umuduna açılan tek ses olur.

  5. 5

    Mest eylemeğe âlemi sahbâ-yı suhandan

    Ey hâme-i Nâbî yine himmet sana kaldı

    1Söz şarabıyla bütün dünyayı mest etmek için

    2ey Nâbî'nin kalemi, gayret göstermek yine sana kaldı.

    Son beyitte gül, gönül, yel ve âhtan devralınan görev kaleme ulaşır. Şiir ‘söz şarabı’ olarak bütün âlemi sarhoş edecektir; Nâbî'nin kalemi hem eksilen sohbeti sürdürür hem de gazelin kendi etkisini konu edinerek şiir üretimini meclis kuran bir kudret sayar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 141018 numaralı sabit revizyonundaki beş beyit esas alındı; şablon eser sahibini Nâbi olarak gösterir. Kaynaktaki ‘hâki reh’ ve ‘bâdı sabâ’ tamlamaları tire eklenmeden, ‘mahabbet’ yazımı da aynen korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Nâme Sen Ol Mâh-likaadan mı Gelürsün
Ey nâme sen ol mâh-likaadan mı gelürsün
Nâbî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gül-şen

Gül bahçesi

meydân-ı mahabbet

Aşkın yaşandığı ve sınandığı alan

ber-çîde

Toplanmış, kaldırılmış

ser-i bâzâr-ı melâmet

Kınanma pazarının başı veya en görünür yeri

dâiye-i vuslat

Kavuşma arzusu ve iddiası

hâki reh

Yol toprağı; alçakgönüllülük ve kendinden geçme mecazı

âh-ı seher-gâh

Seher vaktinde pişmanlıkla çekilen içli âh

sahbâ-yı suhan

Söz veya şiir şarabı