Olalı Bendesi Ol Bî Vefânın
Âşık kendi gönlünü sorguya çeker; vefasız sevgililere tekrar tekrar bağlanmanın sonucunu hatırlatır ve sonunda dünya malı için üzülmemeyi öğütler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Olalı bendesi ol bî vefânın
Hiç bir gün şâd olup güldün mü gönül
1O vefasızın kulu olduğundan beri
2Bir gün olsun sevinip güldün mü, gönül?
- 2
Harâmi gamzesi kaşı kemanın
Kasdeder canına bildin mi gönül
1Haydut bakışlı, keman kaşlı güzelin
2Canına kastettiğini anladın mı, gönül?
Haydut bakış ve yay kaş, gönlün bildiği hâlde canını tehlikeye atan çekiciliği iki silahla somutlaştırır. Bakış ile kaş gönlün canına yönelen iki tehdittir.
- 3
Sonun fikretmeden gönlünü verdin
Yüzünü görmeden hayalin bildin
1Sonunu düşünmeden gönlünü verdin;
2Yüzünü görmeden hayalini bildin.
Gönül, sonunu düşünmeden bağlanır ve sevgilinin yüzünü görmeden yalnız hayalini bilir; dize inanç ya da öz-tasarım eklemez; kaynakta bulunmayan bir gerekçe kurulmaz.
- 4
Bir değil, beş değil onunu sevdin
Hiç birinden buldun mu gönül
1Bir değil, beş değil, on tanesini sevdin;
2Hiç birinden vefâ buldun mu gönül.
Birden ona çoğalan sevgililer, gönlün tek bir yanılgı değil sürekli tekrarlanan seçim yüzünden vefa bulamadığını gösterir. Sayı artışı aynı vefasız seçimin tekrarlandığını gösterir.
- 5
Ararsın da bî vefâyı bulursun
Vefâsızdan gelmez bilirsin
1Ararsın ve yine vefasızı bulursun;
2Vefasızdan bağlılık gelmez, bilirsin.
Arayıp yine vefasıza ulaşmak, bilinen sonuca rağmen aynı arzu düzeninin bırakılmadığını ortaya koyar. Bilinen sonuca rağmen arayışın sürmesi pişmanlığı büyütür.
- 6
Demedim mi sana olursun
Şimdi sözlerime geldin mi gönül
1Sana “Pişman olursun” demedim mi?
2Şimdi benim dediğime geldin mi, gönül?
Önceden söylenen pişmanlığın gerçekleşmesi, konuşanın gönül üzerindeki haklı fakat etkisiz denetimini vurgular. Gönül ancak yaşanan sonuçtan sonra öğüde yaklaşır.
- 7
Der ki Âşık görmedim sıdkı bütün
isen gönül bir hoşça düşün
1Âşık der ki: Tam anlamıyla doğru birini görmedim;
2Akıllıysan, gönül, iyice düşün.
Mahlas beytindeki doğruluk arayışı, gönle bu kez tutkuyla değil akılla düşünme ödevi verir. Mahlas beyti tutkudan akla dönme çağrısı yapar. “Sıdkı bütün” kimseyi bulamamak, önceki vefasızlık deneyimlerini genel bir hükme dönüştürür.
- 8
Elem çekme şu dünyâda mal içün
Hiç bir gün aç susuz kaldın mı gönül
1Bu dünyada mal için üzülme;
2Hiç bir gün aç susuz kaldın mı gönül.
Aç ve susuz kalmamış olmak, dünya malı kaygısını temel ihtiyaç ölçüsünde küçülten sade bir teselli sunar. Son ölçü malı değil açlık ve susuzluğu temel alır.
Metnin kaynağı
Gövde Âşık mahlasını taşır; TEİS’in 17. yüzyıl saz şairi Âşık maddesi aynı Sadettin Nüzhet Ergun monografisini kaynak gösterir. Ergun, şair soyadı değildir.
Atıf kanıtını aç ↗XVII nci asır sazşairlerinden ÂŞIK; Koşmalar No. 8; PDF 29–30; 8 birim/16 dize. Sabit sürüm Ergun-ASIK-KOSMA-8. Basılı Âşık mahlası yalnız probable düzeyinde tutuldu; kanıt SHA zinciri bağlı, tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sabah sabah esen seher yelleriÂşık · Koşma→
Vefasızın bendesi olduktan sonra hiç gülüp gülmediği sorulan gönül, kendi seçiminin hesabını vermeye çağrılır. İlk soru gönlü kendi kararının sonucuyla yüzleştirir.