Seyyah oldum şu âlemi gezerim
Dört dörtlük boyunca aynı cümle dönüyor: dost bulunamadı, gün akşam oldu. Şair önce âlemi ve kitabı deniyor, sonra suçu kendi özünde buluyor, sonunda dervişliği de çare listesine ekleyip yine aynı yere düşüyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
oldum şu âlemi gezerim
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Kendi efkârımca okur yazarım
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
1Gezgin oldum, şu dünyayı dolaşırım;
2bir dost bulamadım, gün akşam oldu.
3Kendi düşüncemce okur yazarım;
4bir dost bulamadım, gün akşam oldu.
- 2
İki elim gitmez oldu yüzümden
Ahettikçe yaşlar gelir gözümden
Kusurumu gördüm kendi özümden
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
1İki elim yüzümden ayrılmaz oldu;
2âh ettikçe gözümden yaşlar gelir.
3Kusuru kendi özümde gördüm;
4bir dost bulamadım, gün akşam oldu.
Dörtlük tek bir beden hareketiyle açılıyor: eller yüzden inmiyor. Ağlamayı tarif etmek yerine ağlayanın duruşu gösteriliyor. Üçüncü dize yönü çeviriyor; dostsuzluğun sebebi âlem değil, kendi özündeki kusur. Şikâyet davadan itirafa geçiyor.
- 3
Bozuk şu dünyanın temeli bozuk
Tükendi daneler kalmadı
Yazıktır şu geçen ömre yazık
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
1Bozuk; şu dünyanın temeli bozuk.
2Taneler tükendi, azık kalmadı.
3Yazık, şu geçip giden ömre yazık;
4bir dost bulamadım, gün akşam oldu.
İki dize kendi sözcüğünü tekrarlayarak kuruluyor: "bozuk" başta ve sonda, "yazık" başta ve sonda. Şikâyet gerekçe aramıyor, aynı kelimeye vurup duruyor. Üçüncü dize kaynakta on hece, şiirin geri kalanı on birli; aksaklık düzeltilmedi.
- 4
Kul Himmet üstadım ummana dalam
Gidenler gelmedi bir haber alam
oldum giyindim bir zaman
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
1Kul Himmet üstadım, ummana dalayım;
2gidenler dönmedi ki bir haber alayım.
3Bir vakit abdal oldum, şal giyindim;
4bir dost bulamadım, gün akşam oldu.
Mahlas dörtlüğü üç çareyi sırayla deniyor: denize dalmak, gidenlerden haber almak, abdal olup şal giyinmek. Üçü de nakarata çarpıp geri dönüyor. "Gidenler gelmedi" arayışı ölülerin tarafına taşıyor; dostun bu dünyada bulunmaması yetmemiş, öbür yakadan da haber çıkmıyor.
Metnin kaynağı
Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinden; Türkçe Vikikaynak'taki 144021 numaralı sürüm esas alındı, imlâsına dokunulmadı. Kaynaktaki bitişik "Ahettikçe" yazımı korundu. Üçüncü dörtlüğün üçüncü dizesi kaynakta on hece, şiirin geri kalanı on birli; aksaklık düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Arayış iki koldan yürüyor: yol ve kitap. Şair hem âlemi geziyor hem okuyup yazıyor, iki uğraş da aynı nakarata çarpıyor. "Gün akşam oldu" bir günün sonunu söylerken ömrün sonunu da ima ediyor. "Kendi efkârımca" okumak ise rehbersizliğin itirafı; kitabı bile yalnız açıyor.