Yetmiş iki buçuk millet dileği
Dört dörtlüğün her ikinci ve dördüncü dizesi aynı: sabahtan yalvarmak. Nefes duayı kişisel bir istek olmaktan çıkarıp bütün insanlığın dileğine bağlıyor, sonra da kabulün şartını koyuyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
dileği
Yaradana yalvarırım sabahtan
Ol zaman dolanır Hakkın meleği
Yaradana yalvarırım sabahtan
1Yetmiş iki buçuk milletin dileğiyle
2sabahtan Yaradan'a yalvarırım.
3O vakit Hakk'ın meleği dolaşır;
4sabahtan Yaradan'a yalvarırım.
- 2
Herkes metaını alır satışır
Hak Muhammed Ali cara yetişir
Cümle kuşlar yuvasında ötüşür
Yaradana yalvarırım sabahtan
1Herkes malını alıp satmaya durur,
2Hak, Muhammed, Ali imdada yetişir.
3Bütün kuşlar yuvasında ötüşür;
4sabahtan Yaradan'a yalvarırım.
Sabah üç sesle birden açılıyor: pazarın alışverişi, üçlemenin imdadı, kuşların ötüşü. "Car" eski hukuk dilinde bağırarak istenen yardımdır, mahkemeye değil göğe çağrılıyor. Bektaşî üçlemesi pazarla kuş sesinin arasına sıkıştığı için soyut kalmıyor.
- 3
vakti oldu nasıldır haller
Ol zaman açılır kırmızı güller
Sabahtan kapular açıktır derler
Yaradana yalvarırım sabahtan
1Seher vakti geldi, hâller nasıldır?
2O vakit kırmızı güller açılır.
3Sabahleyin kapıların açık olduğunu söylerler;
4sabahtan Yaradan'a yalvarırım.
İki açılma üst üste biniyor: gül açılıyor, kapı açık duruyor. Aynı fiil bahçeyle dergâhı bağlıyor, dua da o aralıktan geçiyor. "Derler" ise bilgiyi şairin iddiası olmaktan çıkarıp yola ait bir aktarmaya çeviriyor; sabahı makbul saat ilan eden o, şair değil.
- 4
Kul Himmet üstadım yolu kurdular
Kafeste ötüyor tutular
Hak’ka yarar dilek kabul dediler
Yaradana yalvarırım sabahtan
1Kul Himmet üstadım, yolu kurdular;
2kafeste kumrular, tutular ötüyor.
3Hakk'a yarayan dileğe "kabul" dediler;
4sabahtan Yaradan'a yalvarırım.
İkinci dörtlükte kuşlar yuvasında ötüyordu, burada kafeste ötüyor; aynı ses ikinci kez duyuluyor ama bu kez dışarısı yok. Kapanış duanın şartını da koyuyor: kabul edilen her dilek değil, "Hak'ka yarar" olanı. Kaynaktaki "tutular" yazımına dokunulmadı.
Metnin kaynağı
Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinden; Türkçe Vikikaynak'taki 144021 numaralı sürüm esas alındı, imlâsına dokunulmadı. Kaynaktaki "Hak'ka" ve "kapular" yazımları ile "tutular" sözcüğü olduğu gibi bırakıldı. Son iki dörtlük kaynakta araya boş satır konmadan dizilmiş; dörtlükler burada ayrıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nefes duayı kişisel istekten çıkarıp yetmiş iki buçuk milletin ortak dileğine bağlıyor; halk dilinde bu sayı kimsenin dışarıda kalmadığı bir toplamdır. Nakarat dörtlüğün yarısını kaplayınca yalvarmak söylenen bir söz olmaktan çıkıp tekrarlanan bir işe dönüşüyor.