DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kul Himmet/Yetmiş iki buçuk millet dileği
Nefes · 16.–17. yüzyıl

Yetmiş iki buçuk millet dileği

Dört dörtlüğün her ikinci ve dördüncü dizesi aynı: sabahtan yalvarmak. Nefes duayı kişisel bir istek olmaktan çıkarıp bütün insanlığın dileğine bağlıyor, sonra da kabulün şartını koyuyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    dileği

    Yaradana yalvarırım sabahtan

    Ol zaman dolanır Hakkın meleği

    Yaradana yalvarırım sabahtan

    1Yetmiş iki buçuk milletin dileğiyle

    2sabahtan Yaradan'a yalvarırım.

    3O vakit Hakk'ın meleği dolaşır;

    4sabahtan Yaradan'a yalvarırım.

    Nefes duayı kişisel istekten çıkarıp yetmiş iki buçuk milletin ortak dileğine bağlıyor; halk dilinde bu sayı kimsenin dışarıda kalmadığı bir toplamdır. Nakarat dörtlüğün yarısını kaplayınca yalvarmak söylenen bir söz olmaktan çıkıp tekrarlanan bir işe dönüşüyor.

  2. 2

    Herkes metaını alır satışır

    Hak Muhammed Ali cara yetişir

    Cümle kuşlar yuvasında ötüşür

    Yaradana yalvarırım sabahtan

    1Herkes malını alıp satmaya durur,

    2Hak, Muhammed, Ali imdada yetişir.

    3Bütün kuşlar yuvasında ötüşür;

    4sabahtan Yaradan'a yalvarırım.

    Sabah üç sesle birden açılıyor: pazarın alışverişi, üçlemenin imdadı, kuşların ötüşü. "Car" eski hukuk dilinde bağırarak istenen yardımdır, mahkemeye değil göğe çağrılıyor. Bektaşî üçlemesi pazarla kuş sesinin arasına sıkıştığı için soyut kalmıyor.

  3. 3

    vakti oldu nasıldır haller

    Ol zaman açılır kırmızı güller

    Sabahtan kapular açıktır derler

    Yaradana yalvarırım sabahtan

    1Seher vakti geldi, hâller nasıldır?

    2O vakit kırmızı güller açılır.

    3Sabahleyin kapıların açık olduğunu söylerler;

    4sabahtan Yaradan'a yalvarırım.

    İki açılma üst üste biniyor: gül açılıyor, kapı açık duruyor. Aynı fiil bahçeyle dergâhı bağlıyor, dua da o aralıktan geçiyor. "Derler" ise bilgiyi şairin iddiası olmaktan çıkarıp yola ait bir aktarmaya çeviriyor; sabahı makbul saat ilan eden o, şair değil.

  4. 4

    Kul Himmet üstadım yolu kurdular

    Kafeste ötüyor tutular

    Hak’ka yarar dilek kabul dediler

    Yaradana yalvarırım sabahtan

    1Kul Himmet üstadım, yolu kurdular;

    2kafeste kumrular, tutular ötüyor.

    3Hakk'a yarayan dileğe "kabul" dediler;

    4sabahtan Yaradan'a yalvarırım.

    İkinci dörtlükte kuşlar yuvasında ötüyordu, burada kafeste ötüyor; aynı ses ikinci kez duyuluyor ama bu kez dışarısı yok. Kapanış duanın şartını da koyuyor: kabul edilen her dilek değil, "Hak'ka yarar" olanı. Kaynaktaki "tutular" yazımına dokunulmadı.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinden; Türkçe Vikikaynak'taki 144021 numaralı sürüm esas alındı, imlâsına dokunulmadı. Kaynaktaki "Hak'ka" ve "kapular" yazımları ile "tutular" sözcüğü olduğu gibi bırakıldı. Son iki dörtlük kaynakta araya boş satır konmadan dizilmiş; dörtlükler burada ayrıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAli ismi dört kitabda okunurKul Himmet · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

yetmiş iki buçuk millet

Halk deyişinde bütün insanlık; kimseyi dışarıda bırakmayan toplam

metâ

Satılık mal, ticaret eşyası

câr

İmdat çağrısı; cara yetişmek, yardıma koşmak

seher

Şafak öncesi, günün ilk vakti

kapu

Kapı; eski yazımı

kumru

Güvercingillerden, ötüşüyle anılan kuş

tutu

Kaynakta "tutular"; tûtî (papağan) okuyuşu düşünülebilir

üstad

Usta, yol gösteren; şairin mahlasına eklediği sıfat