Düşmüşüm Bir Olmadık Davaya Haddim Bilmedim
Ömer, ulaşamayacağı bir sevgiliye talip oluşunu kuru kavga, gökteki hüma kuşuna dane dökmek ve imkânsız ava doğan salmak imgeleriyle kendi ölçüsünü bilememek olarak anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Düşmüşüm bir olmadık da’vâya haddim bilmedim
Başım uğrattım kuru gavgaya haddim bilmedim
1Olmayacak bir davaya düşmüşüm, haddimi bilmedim;
2Başımı boş bir kavgaya soktum, haddimi bilmedim.
- 2
Ey dilâ ben şu fenâda cümleden a’lâ iken
Âşık oldum ol şeh-i şeydâya haddim bilmedim
1Ey gönül, ben bu geçici dünyada herkesten üstünken
2O çılgınlık sultanına âşık oldum, haddimi bilmedim.
Gönle seslenen anlatıcı, eski üstünlük duygusunu aşk karşısında kaybeder; “çılgınlık sultanı”na bağlanmak, kendini herkesten üstün gören kişiyi bir anda boyun eğen âşığa çevirir.
- 3
Tâ ezelden ben beni böyle bilürdüm âşikâr
Her lebi şîrinlerin ’ı vardır
1Ta ezelden beri kendimi açıkça böyle bilirdim:
2Tatlı dudaklı her güzelin yüz binlerce Ferhat’ı vardır.
Her tatlı dudaklı güzelin sayısız Ferhat’ı bulunduğu düşüncesi, aşk rekabetini efsane ölçeğine çıkarır. Anlatıcı, özel sandığı tutkunun kalabalık bir geleneğe ait olduğunu kabul eder.
- 4
Kâkülünün her muyinde nice bin Mecnûnu var
Tâlib oldum sen melek sîmâya haddim bilmedim
1Kâkülünün her telinde binlerce Mecnun bulunur;
2Senin gibi melek yüzlüye talip oldum, haddimi bilmedim.
Kâkülün her telindeki Mecnunlar erişilmezliği çoğaltır. Bu kadar talibin arasından melek yüzlü sevgiliye yönelmek, “haddini bilmeme” hükmünün somut gerekçesine dönüşür.
- 5
Der ki Ömer gör benim bu hemdem ü hemrâzımı
Gafilen uçurdum eyvah ol pervâzımı
1Ömer der ki: Benim bu yoldaşımı ve sırdaşımı gör;
2Dalgınlıkla, eyvah, o hüma kuşumu uçurdum.
Mahlaslı ses, sırdaşını dalgınlıkla uçurduğu hüma kuşuna benzetir; kayıp, yalnız sevgiliyi değil konuşup paylaşabildiği en yakın bağı da elinden kaçırdığını anlatır.
- 6
Saydı mümkün olmayan şikâre saldım bâzımı
Dâne döktüm gökteki hümâya haddim bilmedim
1Mümkün olmayan bir avı gözüme kestirip doğanımı saldım;
2Gökteki hüma kuşuna tane serptim, haddimi bilmedim.
Doğanı imkânsız ava salmak ile gökteki hüma kuşuna tane dökmek aynı boş çabayı iki yönden gösterir: Ömer hem avcılığını hem çağrısını ulaşamayacağı hedefe harcamıştır.
Metnin kaynağı
Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 391; gövdede görünür Ömer mahlası doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 391; PDF 310–311; 6 birim/12 dize. Görünür Ömer mahlası ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Olmayacak dava ile kuru kavga, âşığın girişimini daha baştan sonuçsuz ve ölçüsüz gösterir. Tekrarlanan “haddimi bilmedim” sözü, suçu sevgiliden önce kendi seçimine yöneltir.