Gafil Durma Şaşkın Bir Gün Ölürsün
Ölüm karşısında biriktirmenin boşluğunu anlatan bir öğüt nefesi. "Ne fayda" redifi her dörtlüğün sonunda hesabı kapatıyor; son dörtlükte şair öğüdü kendine çevirip bütün dünyayı zapt etse bile aynı yere varacağını söylüyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
durma şaşkın bir gün ölürsün
Dünya sana değil ne fayda
Ettiğin işlere pişman olursun
Pişmanlığın ele girmez ne fayda
1Gaflette durma şaşkın, bir gün ölürsün
2dünya sana kalıcı değil, ne fayda
3yaptığın işlere pişman olursun
4pişmanlığın bir işe yaramaz, ne fayda
- 2
Bir gün seni iletirler evinden
Hak'kın kelâmını kesme dilinden
Kurtulmazsın Azrailin elinden
Türlü türlü yolun olsa ne fayda
1Bir gün seni evinden alıp götürürler
2Hakk'ın sözünü dilinden düşürme
3Azrail'in elinden kurtulamazsın
4türlü türlü yolun olsa ne fayda
Üç dize üç ayrı ele işaret ediyor: seni götüren eller, dilini tutan kendi elin, Azrail'in eli. Kafiye de bunu duyuruyor — evinden · dilinden · elinden. Dörtlüğün ortasına düşen öğüt tek emir cümlesidir ve şiirin bütün olumsuz hükümleri arasında yapılabilecek tek şeyi gösteriyor: zikri sürdürmek.
- 3
Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Helâlini haramından seçmezsin
Kepeğin tükeni su da içmezsin
Hep deryalar senin olsa ne fayda
1Söylersin de sen sözünden dönmezsin
2helâlini haramından ayırt etmezsin
3kepeğin tükenir, su da içmezsin
4bütün denizler senin olsa ne fayda
Dörtlük cimriliği ve inatçılığı yan yana koyuyor: sözünden dönmeyen ama helâlle haramı ayıramayan biri. Kepek, öğütülen tahılın en değersiz artığıdır; onu bile esirgeyen için deryaların sahibi olmak bir şey değiştirmez. Üçüncü dizedeki "tükeni" kaynağın çözülemeyen yeridir, günümüz Türkçesi sütunundaki karşılık ihtiyatlı bir okumadır.
- 4
Teslim Abdal eder, çöksem otursam
varlığımı ele getürsem
Şu yalan dünyayı zapta getürsem
Hep dünyalar senin olsa ne fayda
1Teslim Abdal der: çöküp otursam
2bütün varımı yoğumu ele geçirsem
3şu yalan dünyayı hükmüm altına alsam
4bütün dünyalar senin olsa ne fayda
Mahlas dörtlüğünde öğüt yön değiştiriyor: üç dörtlük boyunca "sen" diye seslenen şair kendini birinci tekile alıyor ve şartları büyüte büyüte sıralıyor — otursam, ele geçirsem, zapt etsem. Sonra redif geri dönüp hepsini siliyor. Son dizede "deryalar" yerine "dünyalar" konması, üçüncü dörtlüğün hükmünü bir ölçek büyütüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 163158 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfa başındaki "-1-" antolojinin sıra numarasıdır, metne alınmadı; geriye dört dörtlük kalıyor. On birinci dizedeki "tükeni" bilinen bir fiil çekimi değildir ve metnin en karanlık yeridir; "tükenir" okuması vezni de anlamı da onarırdı ama metne dokunulmadı. "Hak'kın", "getürsem" ve on üçüncü dizedeki virgül de kaynaktaki gibi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Süren erenler süreğiTeslim Abdal · Nefes→
Şiir uyarıyla değil hükümle açılıyor: ölüm bir ihtimal olarak değil, kesin bir tarih olarak konuyor. "Ne fayda" redifi daha ilk dörtlükte iki kez düşerek her cümlenin sonunu kapatıyor. Üçüncü ve dördüncü dizeler pişmanlığı iki kez anıyor; ikincisi birincinin işe yaramazlığını söyleyerek kelimeyi kendi elinden alıyor.