DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Teslim Abdal/Gafil Durma Şaşkın Bir Gün Ölürsün
Nefes · 17. yüzyıl

Gafil Durma Şaşkın Bir Gün Ölürsün

Ölüm karşısında biriktirmenin boşluğunu anlatan bir öğüt nefesi. "Ne fayda" redifi her dörtlüğün sonunda hesabı kapatıyor; son dörtlükte şair öğüdü kendine çevirip bütün dünyayı zapt etse bile aynı yere varacağını söylüyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    durma şaşkın bir gün ölürsün

    Dünya sana değil ne fayda

    Ettiğin işlere pişman olursun

    Pişmanlığın ele girmez ne fayda

    1Gaflette durma şaşkın, bir gün ölürsün

    2dünya sana kalıcı değil, ne fayda

    3yaptığın işlere pişman olursun

    4pişmanlığın bir işe yaramaz, ne fayda

    Şiir uyarıyla değil hükümle açılıyor: ölüm bir ihtimal olarak değil, kesin bir tarih olarak konuyor. "Ne fayda" redifi daha ilk dörtlükte iki kez düşerek her cümlenin sonunu kapatıyor. Üçüncü ve dördüncü dizeler pişmanlığı iki kez anıyor; ikincisi birincinin işe yaramazlığını söyleyerek kelimeyi kendi elinden alıyor.

  2. 2

    Bir gün seni iletirler evinden

    Hak'kın kelâmını kesme dilinden

    Kurtulmazsın Azrailin elinden

    Türlü türlü yolun olsa ne fayda

    1Bir gün seni evinden alıp götürürler

    2Hakk'ın sözünü dilinden düşürme

    3Azrail'in elinden kurtulamazsın

    4türlü türlü yolun olsa ne fayda

    Üç dize üç ayrı ele işaret ediyor: seni götüren eller, dilini tutan kendi elin, Azrail'in eli. Kafiye de bunu duyuruyor — evinden · dilinden · elinden. Dörtlüğün ortasına düşen öğüt tek emir cümlesidir ve şiirin bütün olumsuz hükümleri arasında yapılabilecek tek şeyi gösteriyor: zikri sürdürmek.

  3. 3

    Söylersin de sen sözünden şaşmazsın

    Helâlini haramından seçmezsin

    Kepeğin tükeni su da içmezsin

    Hep deryalar senin olsa ne fayda

    1Söylersin de sen sözünden dönmezsin

    2helâlini haramından ayırt etmezsin

    3kepeğin tükenir, su da içmezsin

    4bütün denizler senin olsa ne fayda

    Dörtlük cimriliği ve inatçılığı yan yana koyuyor: sözünden dönmeyen ama helâlle haramı ayıramayan biri. Kepek, öğütülen tahılın en değersiz artığıdır; onu bile esirgeyen için deryaların sahibi olmak bir şey değiştirmez. Üçüncü dizedeki "tükeni" kaynağın çözülemeyen yeridir, günümüz Türkçesi sütunundaki karşılık ihtiyatlı bir okumadır.

  4. 4

    Teslim Abdal eder, çöksem otursam

    varlığımı ele getürsem

    Şu yalan dünyayı zapta getürsem

    Hep dünyalar senin olsa ne fayda

    1Teslim Abdal der: çöküp otursam

    2bütün varımı yoğumu ele geçirsem

    3şu yalan dünyayı hükmüm altına alsam

    4bütün dünyalar senin olsa ne fayda

    Mahlas dörtlüğünde öğüt yön değiştiriyor: üç dörtlük boyunca "sen" diye seslenen şair kendini birinci tekile alıyor ve şartları büyüte büyüte sıralıyor — otursam, ele geçirsem, zapt etsem. Sonra redif geri dönüp hepsini siliyor. Son dizede "deryalar" yerine "dünyalar" konması, üçüncü dörtlüğün hükmünü bir ölçek büyütüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 163158 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfa başındaki "-1-" antolojinin sıra numarasıdır, metne alınmadı; geriye dört dörtlük kalıyor. On birinci dizedeki "tükeni" bilinen bir fiil çekimi değildir ve metnin en karanlık yeridir; "tükenir" okuması vezni de anlamı da onarırdı ama metne dokunulmadı. "Hak'kın", "getürsem" ve on üçüncü dizedeki virgül de kaynaktaki gibi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSüren Erenler Süreği
Süren erenler süreği
Teslim Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gafil

Habersiz, olup bitenin farkında olmayan

bâki

Kalıcı, sürekli

kelâm

Söz

Azrail

Can almakla görevli melek

derya

Deniz

cümle

Bütün, hepsi

getürmek

Getirmek (eski biçim)

zapt

Ele geçirme, hükmü altına alma