Gördi Otağ-ı Mu'allâsını Şâh-ı Asrıñ
Şair, göğe yakıştırılan sözün hükümdara ulaşması üzerine onun öfkelenip eski feleğin yerine otağı yeni bir gök olarak koyduğu nüktesini kurar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gördi otağ-ı mu'allâsını şâh-ı asrıñ
Fâzıl'ıñ fikri bu ma'nâyı hemân kesb itdi
1Çağın hükümdarının yüce otağını görünce
2Fâzıl'ın zihni bu anlamı hemen kavradı:
- 2
Gâlibâ söylediler şâha bu -ı felegi
idüp yerine başka nasîb itdi
1Galiba göğün bu şiirini hükümdara söylediler;
2o da öfkelenip göğün yerine başka bir gök koydu.
İkinci beyitte “nazm-ı felek” hem göğün düzeni hem göğe yakıştırılan söz gibi okunur. Hükümdarın öfkelenip eski feleğin yerine otağı yeni bir gök olarak koyması, saray yapısını kozmik düzenin rakibi yapan mizahi bir abartıdır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.093eb627-58cb-4491-b014-6db560254022:mukattaat3-pdf992 sabit kaydı. Mukatta’ât 3; basılı s.976, PDF 992. PDF 992'de Mukatta’ât 3 işaretinden 4 işaretinin hemen öncesine kadar dört dize. PDF görüntüsünde numara, başlık, gövde ve sonraki numara görsel olarak doğrulandı; dipnotlar gövdeye alınmadı. Profildeki exact dosya bağlantısına komşu CC BY 4.0 beyanı esas alındı; PDF içine gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Güzelsin bį-bedelsin ġonçesin gülsün feraĥ-zāsınEnderunlu Fâzıl · Kıta→
İlk beyit, dışarıdaki görkemli otağı şair zihninde doğan ani bir nükteye bağlar. “Hemân kesb itdi” sözü, methiyenin uzun hazırlıktan değil, yapının göğe benzeyen görünüşüyle karşılaşma anından çıktığını vurgular.