DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Gözden oldumsa cüdâ ey şîvekâr unutma hâ
Şiir · 17. yüzyıl

Gözden oldumsa cüdâ ey şîvekâr unutma hâ

Ayrılan âşık aşk sırrının saklanmasını, eski sözlerin unutulmamasını ve bir gün kavuşmayı diler; seher duası, taş delen ah, güzelliğin geçiciliği ve terk-i diyar şiiri taşır. “Ey dil bendene”, mahlas/hitap ve “gönül dostun” yüzeyleri iyelik ya da görünmeyen nesneyle sessizce düzeltilmez.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ey şîvekâr unutma hâ

    sakla etme âşikâr unutma hâ

    1Gözünden ayrı düştüysem ey cilveli, unutma sakın;

    2aşk sırrımı sakla, açığa vurma, unutma sakın.

    Gözden uzak düşmek, sevgilinin hafızasından da çıkma korkusunu doğurur; “unutma hâ” tekrarı bu korkuyu her dizede tutar. Aşk sırrının saklanması ve “âşikâr” edilmemesi isteği, ayrılıkta bile ilişkinin dış dünyadan korunmasını önemli kılar.

  2. 2

    Şimdi hoş benden seni ayırdı

    Belki kavuştura bir gün unutma hâ

    1Şimdi rakibin aldatması seni benden ayırdı;

    2belki Yaradan bir gün kavuşturur, unutma sakın.

    Rakibin “iğvâ”sı iki kişiyi ayıran etkin güç olarak sunulur; “şimdi hoş” ifadesi bu ayrılığın güncel sonucunu taşır. Buna karşı “belki” ve “bir gün” kesin olmayan umut kapısı açar: Girdigâr’ın kavuşturması dilek olarak kalır, gerçekleşmiş bir vaat sayılmaz.

  3. 3

    Kani gâhî lûtf edüp gösterdin ey dil bendene

    Koşmağa ederdin ey dil bendene

    1Hani ara sıra lütfedip “gösterdin ey dil bendene” [nesne ve hitap açık değil];

    2Koşmaya içtenlik sunardın, “ey dil bendene” [tekrarlanan ibare kapalı].

    “Gösterdin ey dil bendene / ... ey dil bendene” yinelenen yüzeyinde gösterme, koşma ve içtenlik arzusu vardır; fakat neyin gösterildiği söylenmez. “Ey dil” gönle hitap olarak okunabilse de “bende” ilişkisi kapalıdır; kaynakta görünmeyen “yüz” nesnesi eklemek sahneyi gereksizce tamamlar.

  4. 4

    Senden ayrılmam ölünce derdin ey dil bendene

    Sakın ol ahd ile peymân ikrâr unutma hâ

    1Ey gönül, kuluna ‘ölünce senden ayrılmam’ derdin;

    2o söz ile yemini ve ikrarı sakın unutma.

    Sevgilinin “ölünce” ayrılmama sözü, bağlılığı yaşamın son sınırına kadar uzatır. “Ahd ile peymân” iki sözleşme kelimesini yan yana getirir; “ikrâr unutma” buyruğu geçmişteki vaadi yalnız hatırlatmaz, onu ayrılık anında sevgilinin önüne delil olarak koyar.

  5. 5

    niyâzım sensin evkât-ı seher

    geçer âh ü enînim kıl hazer

    1Seher vakitlerinde Hak kapısındaki duam sensin;

    2ahım ve iniltim sert kayadan geçer, sakın.

    Seher vakitlerinde Hak dergâhına sunulan niyazın konusu doğrudan sevgilidir; kişisel aşk dua diline taşınır. Âh ile iniltinin sert kayadan geçmesi, görünmez sesi taştan güçlü gösterir ve “kıl hazer” uyarısıyla sevgiliyi bu yakınmanın etkisinden sakınmaya çağırır.

  6. 6

    Gâfil olma revnak-ı hüsnün gülü tezce geçer

    Kimseye olmaz güzellik bir karâr unutma hâ

    1Gafil olma, güzelliğinin parlak gülü çabuk geçer;

    2güzellik kimse için kalıcı değildir, unutma sakın.

    Güzelliğin “revnak”ı bir güle benzetilir ve bu çiçeğin tez geçeceği hatırlatılır. “Gâfil olma” buyruğu sevgilinin kendini kalıcı sanmasını engeller; ikinci dizedeki “kimseye olmaz ... karâr” hükmü geçiciliği bireysel uyarıdan genel bir dünya kuralına çevirir.

  7. 7

    Ömer aybetme sakın aşk ehline bir vakt olur

    Bu meseldir her neye ta’neylesen başa gelür

    1Ömer, aşk ehline sakın ayıp etme; bir vakit olur [mahlas/hitap bağı açık];

    2Bu meseldir: neyi kınarsan başına gelir.

    “Ömer aybetme” dizesinde mahlasın hitap mı yoksa sözün sahibi mi olduğu açık değildir; buraya görünmeyen bir “der” fiili eklenmemelidir. Aşk ehlini kınamama öğüdü, “her neye ta’n eylesen başa gelür” meseliyle desteklenir ve yargının kişiye geri döneceğini söyler.

  8. 8

    Sevdiğim dünyâda sen sağ ol gönül dostun bilür

    Yol göründü eylerim unutma hâ

    1Sevdiğim, dünyada sen sağ ol; “gönül dostun bilür” [iyelik/özne bağı açık];

    2Yol göründü, diyarı terk ediyorum, unutma sakın.

    Sevgiliye “sen sağ ol” denirken “gönül dostun bilür” yüzeyi dostun özne mi iyelik mi olduğunu açık bırakır; “dostunu bilir” diye sessiz düzeltme yapılmaz. Yolun görünmesi ve diyarı terk etme kararı ise nettir; son unutma çağrısı bedensel yolculukla hafıza bağını birleştirir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.266 gövdesinde “Ömer aybetme sakın aşk ehline bir vakt olur” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n266-F184D39ACB6A. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.266, PDF 224–225; 8 iki dizelik birim/16 dize. İçerik aparatı: U3 “ey dil bendene”, U7 Ömer hitap/mahlas ve U8 “gönül dostun” iyelik/özne ilişkileri açık bırakıldı. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGözlerim yaşı revân oldu Mehemmed elvedâÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Gözden oldumsa cüdâ

Gözünden ayrı ve uzak düştüysem.

Râz-ı aşkım

Aşk sırrım.

iğvâ-yi rakîb

Rakibin aldatması ve kışkırtması.

Girdigâr

Yaradan, Allah.

arz-ı hulûs

İçtenlik sunma; “ey dil bendene” tekrarının kişi ve hitap bağı kapalıdır.

Dergeh-i Hak’ta

Allah’ın kapısında.

Seng-i hârâdan

Çok sert kayadan.

terk-i diyâr

Yurdu terk etme; önceki “gönül dostun” iyelik/özne bağı açık kalır.