Gözün açık ise gel gir katara
Dört bent boyunca “değildir” redifi bir aitlik ölçüsü kurar: yol körün, gül dikenin, bedesten yabancının, pîr yetişmeyenin değildir. Öğüt her seferinde bir eşik benzetmesiyle somutlaşır — katar, gönül evi, çarşı.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gözün açık ise gel gir katara
Bu yol görenindir körün değildir
Ne yitirdin ne ararsın bu yerde
Bu gül bülbülündür hârın değildir
1Gözün açıksa gel, katara katıl
2Bu yol görenindir, körün değildir
3Ne kaybettin de bu yerde arıyorsun
4Bu gül bülbülündür, dikenin değildir
- 2
Benim mürşidim Muhammed Ali’dir
Mürşidin -ı Hak dîdârıdır
Girebilir isen gönül evidir
Giremezsen sakın yerin değildir.
1Benim mürşidim Muhammed Ali'dir
2Mürşidin yüzü Hakk'ın yüzüdür
3Girebilirsen burası gönül evidir
4Giremezsen sakın, senin yerin değildir
Mürşidin yüzünün Hakk'ın yüzü sayılması, Bektaşî yolunda mürşide bağlanmanın gerekçesidir. Üçüncü dize gönlü bir eve çevirir, dördüncüsü kapıyı kapatır: girebilenle giremeyen arasındaki fark, redifin her bent sonunda yenilediği ayrımın kendisidir.
- 3
Kapuya varmadan dibe geçilmez
olmayınca seçilmez
Çarşıya varmadan dükkân açılmaz
ararsın şarın değildir
1Kapıya varmadan içeri geçilmez
2Mürşid olmayınca çetin olan çözülmez
3Çarşıya ulaşmadan dükkân kurulmaz
4Bedesten arıyorsun ama şehir senin değil
Üç dize üç eşik sayar: kapı, mürşid, çarşı. Sonuncusu benzetmeyi alışverişe taşır — dükkân açmadan bedesten aramak, mürşide varmadan sır aramaktır. “Şar” şehir demektir; muhatap, kendi şehri olmayan bir yerde ticarete kalkışmış olur.
- 4
Bak şu erenlerden gelen da’vâya
Çakal kâr eylemez şâhin avına
Pir Sultan’ım eder çağır pîrine
Erüb yetişmezse pîrin değildir
1Şu erenlerden gelen davaya bak
2Çakal, şahinin avına el süremez
3Pir Sultan'ım der: pîrini çağır
4Erişip yetişmezse o senin pîrin değildir
Çakalın şahin avına yaklaşamaması, erenlerin davasına kendiliğinden dalanı tarif eder. Son iki dize buyruk kipine geçer: çağır. Ama çağrının karşılığı peşin verilmemiştir — yetişmeyen pîr pîr sayılmaz, redif burada ölçüte dönüşür.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Pir Sultan Abdal bölümünden geliyor. İkinci bendin son dizesi kaynakta tek başına nokta ile bitiyor (“Giremezsen sakın yerin değildir.”), şiirin öbür dizelerinde noktalama yok; bu nokta atılmadı. Birinci bentte üçüncü dize “bu yerde” ile bitip kafiyeye katılmıyor, korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Katar, hacca giden deve dizisi gibi yola çıkmış topluluğu anlatır; “gözün açık ise” şartı katılmanın bedelini baştan koyar. Son dize aynı ayrımı bitki diline çevirir: gül bülbüle ait, dikene değil. Görme yetisi bir aidiyet belgesi hâline gelir.