DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Pir Sultan Abdal/Hak içün kendini kurbân eyleyen
Nefes · 16. yüzyıl

Hak içün kendini kurbân eyleyen

Nakaratın yerinde bir isim durur: İmam Hüseyin. Her dörtlük onu niteleyen sıfatlarla yürür ve adıyla kapanır, böylece cümleler bir türlü kapanmaz. Soy zinciri, gayb âlemi ve matem art arda gelip son dörtlükte şefaat dileğine bağlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hak içün kendini kurbân eyleyen

    oğlu İmam Hüseyin

    Cümle erenlere fermân eyleyen

    Erenler serdârı İmam Hüseyin

    1Hak için kendini kurban eyleyen

    2Şah-ı Merdan oğlu İmam Hüseyin

    3Bütün erenlere ferman eyleyen

    4Erenlerin başbuğu İmam Hüseyin

    Nefes bir seslenişle açılır ama seslenilen ad hep sona bırakılır; okuyan önce sıfatı, sonra kimin sıfatı olduğunu öğrenir. Kerbelâ burada anlatılmaz, tek bir kelimeyle özetlenir: kurban. “Şâh-ı Merdan” Ali'nin unvanıdır, oğulluk bağı böylece soy değil rütbe olarak kurulur.

  2. 2

    Muhammed Ali’nin çeşmi çırağı

    Erenler yolunun gülşeni bağı

    Ciğerler pâresi gönül durağı

    Gözlerimin nûru İmam Hüseyin

    1Muhammed ile Ali'nin göz nuru

    2Erenler yolunun gül bahçesi

    3Ciğer paresi, gönlün durağı

    4Gözlerimin nuru İmam Hüseyin

    Dörtlük baştan sona sıfat tamlaması yığar, tek bir yüklem kurmaz — övgü cümle olmaya bile fırsat bulmadan birikir. “Ciğerpâre” Türkçede evlat için kullanılan kalıptır; şair Peygamber'in torununu anarken aile diline geçer. Son dize övgüyü kendine mal eder: uzaktaki ulu, şairin gözünün nuru olur.

  3. 3

    Ceddi Muhammed’dir atası Ali

    Anası Fâtıma cihan evveli

    Cümle evliyâlar ederler

    Evliyâlar pîri İmam Hüseyin

    1Dedesi Muhammed'dir, babası Ali

    2Anası Fatıma, cihanın öncesi

    3Bütün evliyalar “evet” derler

    4Evliyalar piri İmam Hüseyin

    İlk iki dize soy zincirini tek tek sayar; bu, Alevî-Bektaşî şiirinde bir övgü değil belge işlevi görür. Üçüncü dizedeki “beli” Farsça “evet”tir ve elest bezmindeki “belâ” cevabını çağırır: evliyaların onayı, ezelde verilen cevabın tekrarı gibi kurulur.

  4. 4

    Bâtının sultânı mü’minler şâhı

    Gaib âleminin şems ile mâhı

    Şah Hüseyn’im deyü ederler âhı

    Mâtem ile zârı İmam Hüseyin

    1Bâtının sultanı, müminlerin şahı

    2Gayb âleminin güneşi ve ayı

    3Şah Hüseyin'im deyip ah ederler

    4Matemle ağlarlar İmam Hüseyin

    Zâhir–bâtın ayrımı devreye girince Hüseyin görünen dünyanın değil iç âlemin sultanı olur. Güneş ile ay bir arada anılınca gündüz ve gece, yani bütün zaman tek kişiye bağlanır. Üçüncü dizede şiir birden çoğula geçer: ah eden artık şair değil, matem tutan topluluktur.

  5. 5

    Pir Sultan’ım eydür tutar dâmânım

    Dostunun dostuyuz biz hânedânın

    Dü çeşmi değil mi Şâh-ı Merdânın

    Erenler hünkârı İmam Hüseyin

    1Pir Sultan'ım söyler: eteğimi tutar

    2Biz hanedanın dostunun dostuyuz

    3Şah-ı Merdan'ın iki gözü değil mi

    4Erenlerin hünkârı İmam Hüseyin

    “Dâmân tutmak” eteğine yapışmak, şefaat ummaktır; dize bunu tersine çevirir — tutan şair değil, Hüseyin'dir. İkinci dize tevellâ ilkesini tek bir cümleye sığdırır. “Dü çeşm” iki göz demektir ve Hasan ile Hüseyin'i birlikte anar: Ali'nin iki gözü, iki oğludur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm (Sadettin Nüzhet Ergun, Bektaşî Şairleri ve Nefesleri) esas alındı. Aktarımda üçüncü ile dördüncü dörtlük arasındaki boş satır düşmüş; yirmi dize nakarata göre beş dörtlüğe ayrıldı, metne dokunulmadı. Mahlas kaynakta “Pir Sultan'ım” biçimindedir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHey erenler bir müşkilim var benimPir Sultan Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Şâh-ı Merdan

yiğitlerin şahı; Hz. Ali'nin unvanı

serdâr

başbuğ, komutan

gülşen

gül bahçesi

beli

evet (Farsça)

bâtın

iç yüz, görünmeyen anlam

mâh

Ay

dâmân

etek

hünkâr

hükümdar, ulu önder