Günâhım Hadden Efzûndur Ne Yüz ile Varam Saña
Fahrî, günahının çokluğunu açıkça söyleyerek sınırsız ilâhî lütuf ve bağışlanma diler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Günâhım efzûndur ne yüz ile varam saña
Senüñ lutfuña had yokdur kıl kerem dâ’im baña
1Günahım sınırı aştı; hangi yüzle sana geleyim?
2Senin lütfun sınırsızdır; bana sürekli cömertlik et.
- 2
Yüzüñ karasına bakma kerem eyle bu bendeñe
Bağışla cürmümi ‘afv it efendim kıl kerem baña
1Bu kulunun kara yüzüne bakma, ona cömert davran;
2suçumu bağışla, affet efendim, bana cömertlik et.
İkinci beyit yüzü bir belge gibi öne sürer: kararmış yüz, bakılmaması istenen suç kaydıdır. “Bakma” ile “bağışla” arasındaki geçiş, görmezden gelmeyi affın ilk adımı sayar; efendi ve kul hitabı isteği bir dilekçe diliyle kurar.
- 3
Bu ‘abd-i ‘âcizi hergiz eyleme mahşerde
Gice gündüz a sultânım niyâzım bu durur saña
1Bu güçsüz kulunu mahşerde hiçbir zaman utandırma;
2ey sultanım, gece gündüz sana yakarışım budur.
Üçüncü beyitte korku somut bir sahneye taşınır: mahşerde utandırılmak. İstenen şey yalnız cezadan kurtulmak değil, kalabalık önünde mahcup düşmemektir. “Gice gündüz” ifadesi bu tek dileğin kesintisiz yinelendiğini bildirir.
- 4
ile kalbim pür oldı hem hased birle
Yine senden olur çâre efendim kıl devâ baña
1Kalbim Hakk dışındakilerin sevgisi ve kıskançlıkla doldu;
2çare yine sendendir efendim, bana şifa ver.
Dördüncü beyit kalbi dolu bir kap gibi tarif eder; içini dolduran şey Hak dışındaki sevgiler ve hasettir. Hastalık benzetmesi “çâre” ile “devâ” sözcüklerinde sürer: kalbi dolduranı boşaltacak olan da aynı kaynağa bırakılır.
- 5
Bu pîr-i ‘âcizüñ kalbin sivâ hubbından kıl
Hakîm-i ‘âleme dânâ çü sensin kıl ‘atâ baña
1Bu yaşlı ve güçsüzün kalbini başka sevgilerden arındır;
2âlemin bilgesi ve bileni sen olduğun için bana bağışta bulun.
Beşinci beyit bir önceki dileği yaşlılık bildirimiyle pekiştirir: konuşan artık “pîr”, yani kendi gücüyle arınma umudunu tüketmiş biridir. Arındırma isteğinin gerekçesi bilgi olur; bilge sıfatı, kalbi tanıyanın onu temizleyebileceğini varsayar.
- 6
Bu kemter Fahrî kuluñuñ günâhı çok durur gâyet
itmezseñ Allâhım katı müşkil olur baña
1Bu değersiz Fahrî kulunun günahı pek çoktur;
2Allah'ım, affetmezsen işim çok güçleşir.
Kapanış beyti şairin adını ve “kemter” sıfatını duanın içine sokar. Son dize dileği koşullu bir cümleye çevirir: af gelmezse işin “katı müşkil” olacağını söylemek, sonucu yumuşatmadan adlandırmaktır; yakarış açık bir itirafla biter.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf81-82-printed72-73-n2. 2 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 12 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hakk lutfına mazhar olan Sünbülîler dirler bizeMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
Açılış beyti aynı sözcüğü iki yana dağıtır: günah “hadden efzûn”, lütuf ise “had yok”. Sınır kavramı önce kusurun ölçüsünü, sonra bağışlamanın ölçüsüzlüğünü bildirir; “ne yüz ile” sorusu yakarışı daha ilk dizede utançla başlatır.