Gurbet elde yaman oldu halimiz
Kerem, gurbette ağırlaşan hâlini ve sıla ile sevgili arasına giren dağları anlatır. Çevresindekiler geride ne kaldığını anlamazken o, yaralı bağrını ve bağlanan ayaklarını öne çıkarır; son bölümde gazilerden derdini dinlemelerini ister ve kendisi için ağlayanları anar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
elde yaman oldu halimiz
Sılaya varmağa nice çağlar var
1Gurbet elde hâlimiz pek kötü oldu.
2Sılaya varmağa daha ne kadar zaman var.
- 2
Ah ederim elim erişmez yara
Aramızda yıkılası dağlar var
1Ah çekiyorum elim erişmez sevgiliye.
2Aramızda yıkılası dağlar var.
Âşığın eli sevgiliye erişmezken aradaki dağlara yıkılma bedduası edilir; coğrafi engel kavuşamamanın doğrudan sorumlusu hâline gelir. Dağlara edilen beddua, sevgiliye uzanamayan elin öfkesini aradaki coğrafyaya yöneltir.
- 3
Ne yaman eğlenip kaldık burada
Dilerim Mevlâdan erem murada
1Burada ne kötü oyalanıp kaldık.
2Dilerim Mevlâdan muradıma ereyim.
Burada oyalanmak zorunlu ve kötü bir bekleyiştir; Mevlâdan murada erme dileği, çıkış umudunu insanlardan ilahî yardıma taşır. Murat duası, zorunlu oyalanmanın ancak ilahî izinle sona erebileceği duygusunu belirginleştirir.
- 4
Bana derler neyin kaldı sılada
Bilmezler ki bir ciğerim dağlar var
1Bana derler neyin kaldı sılada.
2Bilmezler ki ciğerimi dağlayan biri var.
Çevredekiler sılada ne kaldığını sorar, fakat âşığın ciğerini dağlayan kişiyi bilmez; yurt özleminin merkezinde isimsiz sevgili vardır. Sılada kalan asıl varlığın sevgili olduğu sezdirilerek yurt özlemi kişisel aşkın adı konmamış yüzüne bağlanır.
- 5
Bir yiğit düşünce kaldıran olmaz
İylik unudulup demek olmaz
1Bir yiğit düşünce onu kaldıran olmaz.
2İyilik unudulup kötü söz söylemek olmaz.
Düşen yiğidi kaldıracak kimsenin bulunmaması yalnızlığı gösterir; iyiliğin unutulup kötü söz söylenmesi, gurbet çevresinin vefasızlığını tamamlar.
- 6
Bu kadar gurbette eğlenmek olmaz
Ne deyeyim ayaklarım bağlar var
1Gurbette bu kadar oyalanıp kalınmaz.
2Ne diyeyim, ayaklarımı bağlayan bağlar var.
Gurbette uzun süre kalmanın imkânsızlığı söylenir; ayakları bağlayan bağlar ise gitmek isteyen kişinin neden ayrılamadığını açıklar. Ayaktaki bağ imgesi, dönmek isteyen bedenin iradesi ile onu yerinde tutan koşulları aynı anda görünür kılar.
- 7
Bozulmaz mı alnımızdaki yazılar
Göz göz oldu yaralarım sızılar
1Bozulmaz mı alnımızdaki yazılar.
2Yaralarım göz göz açıldı ve sızlıyor.
Alındaki yazının değişmesi umulur, fakat göz göz açılan yaralar sızlamayı sürdürür; kader sorusu bedendeki güncel acıyla karşı karşıya gelir.
- 8
KEREM’im der dinleyin hey gaziler
Derdin koyup benim için ağlar var
1KEREM’im der dinleyin hey gaziler.
2Kendi derdini bırakıp benim için ağlayanlar var.
Kerem gazileri derdini dinlemeye çağırır; kendi sıkıntısını bırakıp onun için ağlayanların varlığı, yalnızlık içinde bir dayanışma ihtimali doğurur.
Metnin kaynağı
Kerem isnadı, 1938 baskısındaki bölüm yerleşimi ve gövdede görünen mahlas için farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı. İsnadı kesinleşmemiş iki kayıt bu diziye alınmadı.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Kerem, basılı No. 1, PDF 81; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gurbetteki kötü hâl, sılaya varış zamanının bilinmemesiyle ağırlaşır; uzaklık hem mevcut sıkıntı hem de sonu belirsiz bir bekleyiştir. Dönüş tarihinin bulunmaması, gurbeti ölçülebilir bir mesafeden çok ucu görünmeyen zamana çevirir.