Hak Muhammed Ali geldi dilime
On iki imamı sırayla anan bir düvazimam. Yedi bendin yedisi de aynı yakarışla kapanır; sayım arasına tek bir itiraf dizesi girer ve sonda silsile ile şiirin sonu aynı anda tamamlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hak Muhammed Ali geldi dilime
günâhıma kalma yâ Ali
günâhımı aldım elime
günâhıma kalma yâ Ali
1Hak, Muhammed, Ali adı dilime geldi
2Mürvet et, günahıma bakma yâ Ali
3Bütün günahımı elime aldım
4Mürvet et, günahıma bakma yâ Ali
- 2
Hadîce Fâtıma -i
Yine senden olur kuluna rahmet
İmam Hasan İmam Hüseyn mürüvvet
günâhıma kalma yâ Ali
1Hatice, Fatıma; sevgi güneşi
2Kuluna rahmet yine senden gelir
3İmam Hasan, İmam Hüseyin; mürüvvet
4Mürvet et, günahıma bakma yâ Ali
“Mihr” hem güneş hem sevgi demektir; Hadîce ile Fâtıma'nın adı bu çift anlamın üstüne konuyor. Bent isimleri sayıp aralarına yalnız tek bir dilek dizesi sıkıştırıyor: Ehl-i beyt burada anlatılmıyor, doğrudan çağrılıyor.
- 3
İmam Zeynelâbidîn’e erelim
İmamların dîvânına duralım
Doksan bin erlere niyâz edelim
günâhıma kalma yâ Ali
1İmam Zeynelâbidîn'e erişelim
2İmamların divanında el bağlayıp duralım
3Doksan bin ere niyaz edelim
4Mürvet et, günahıma bakma yâ Ali
Üç dize de birinci çoğul istek kipiyle kurulu: erelim, duralım, edelim. Tekil yakarış bir anda cemaate dönüşüyor. “Dîvâna durmak” hem mahkeme huzuruna çıkmak hem cemde saygı duruşuna geçmektir; iki anlam da şiirin hesap fikrine yakışıyor.
- 4
İmâmı Ca’fer’dir dîdemin nûru
İmam Bâkır imamların serveri
Dilerim çektirmeye âh ü zârı
günahıma kalma yâ Ali
1Gözümün nuru İmam Cafer'dir
2İmam Bâkır imamların başıdır
3Dilerim ki bana âh u zâr çektirmesin
4Mürvet et, günahıma bakma yâ Ali
Sıralamada Ca'fer önce, babası Bâkır sonra anılıyor: sözlü gelenekte kafiye düzeni soy sırasının önüne geçebiliyor, bendi bir arada tutan şey “nûru / serveri / zârı” üçlüsüdür. Kaynakta bu bendin redif dizesinde şapka düşmüş, öyle bırakıldı.
- 5
Mûsi-i Kâzım’dan İmamı Rızâ
Umarım edesin bize
Günâhım çok benim deyeyim size
günâhıma kalma yâ Ali
1Musa-i Kâzım'dan sonra İmam Rıza
2Umarım bize inayet edersin
3Günahım çoktur benim, size söyleyeyim
4Mürvet et, günahıma bakma yâ Ali
Bu bentte konuşan, kendi kusurlarının çokluğunu açıkça kabul ediyor. Sayımın ortasına giren itiraf, imam adlarının niçin arka arkaya dizildiğini açıklıyor: liste bir bilgi gösterisi değil, bağışlanmak için aracı arayan birinin yakarışı.
- 6
İmam Takî İmam Nakî’dir virdim
Anlara sığındım dayandım durdum
Hasan-ül-Asker’e yüzümü sürdüm
günâhıma kalma yâ Ali
1Virdim İmam Takî ile İmam Nakî'dir
2Onlara sığındım, dayandım, durdum
3Hasanü'l-Askerî'ye yüzümü sürdüm
4Mürvet et, günahıma bakma yâ Ali
“Vird” günde belli sayıda tekrarlanan zikirdir; iki imamın adı burada dua metninin kendisine dönüşüyor. İkinci dizedeki üç fiil — sığındım, dayandım, durdum — aynı hareketi üç kez ağırlaştırıp üçüncü dizedeki yüz sürmeye hazırlıyor.
- 7
Pir Sultan’ım tamam oldu sözümüz
Muhammed Mehdî’ye var niyâzımız
On iki imâma bağlı özümüz
günâhıma kalma yâ Ali
1Pir Sultan'ım, sözümüz tamam oldu
2Niyazımız Muhammed Mehdî'yedir
3Özümüz on iki imama bağlıdır
4Mürvet et, günahıma bakma yâ Ali
Mahlas bendi listeyi on ikinci imamda kapatıp sayımın niçin yapıldığını söylüyor: adlar tek tek anıldığı için “bağlı özümüz” sözü bir iddia olmaktan çıkıp gösterilmiş oluyor. “Tamam oldu” hem şiirin hem silsilenin bittiğini aynı anda bildiriyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Pir Sultan Abdal bölümünden geliyor. Kaynakta beşinci ile altıncı bendin arasındaki boş satır düşmüş; yirmi sekiz dize redif düzenine göre dörder dizelik yedi bende ayrıldı, dizelerin metnine ve sırasına dokunulmadı. Dördüncü bendin redif dizesi kaynakta şapkasız (“Mürvet günahıma kalma yâ Ali”), öbür altı bentte şapkalı (“günâhıma”) dizilmiş; bu fark eşitlenmedi. İmam adlarının kaynaktaki yazımı (“Mûsi-i Kâzım”, “İmâmı Ca’fer”, “Hasan-ül-Asker”) korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif ilk bentte iki kez, sonraki altı bentte birer kez geçiyor; nefes kalıbını böyle kurup sürdürüyor. “Günâhımı elime aldım” deyişi soyut bir suçu tartılabilir bir yüke çeviriyor. Buradaki “kalma” azarlama değil, “takılıp durma, hesaba çekme” demektir.