Berâ-yı Sûr-ı Hitân-ı Nâfiz Efendi
Nâfiz Efendi'nin iki oğlunun sünnet düğünü, Edirne halkına sunulan ziyafet ve hayır dualarıyla 1159 yılında kutlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ĥākim-i vaķt idicek niyyet-i
Eyledi tertįb ile ĥayli
1Çağın hâkimi sünnet düğününe niyet edince,
2düzenli biçimde birçok güzel ziyafet hazırladı.
- 2
Edrinenüñ ħalķı hep niǾmete olup
İdicek -ile cümleye nuŧķı redįf
1Edirne halkının tümü nimete erişti;
2herkese ikram ederken sözü buna eşlik etti.
Özne aileden şehre kayar: artık ‘Edrine'nüñ halkı hep’ nimete erişendir. İkinci dizedeki ‘nutkı redîf’ şiir terimini sofraya taşır; redif dizenin sonunda yinelenen sözdür, burada da söz her ikramın ardından tekrarlanarak yemeğe eşlik eden bir bölüm olur.
- 3
Sünnet olup oldılar nāil-i źevķ ü sürūr
İki -i pāk-nejāda žarįf
1Sünnet olup zevk ve sevince erişti
2iki temiz soylu, zarif ciğerpare.
Törenin asıl öznesi ilk kez bu beyitte görünür: sünnet olan iki çocuk. ‘Ciger-kûşe’, yani ciğerin köşesi, yakınlığı organ diliyle söyleyen bir deyiştir. ‘Pâk-nejâd’ ile ‘zarîf’ ise soy ve edebi yan yana anar; sevinç, ziyafetten çocuklara geri döndürülür.
- 4
Ħayr-duǾālar ile sūrını tebrįk içün
Didi Nažįr-i zamān oldı bu sünnet şerįf
1Düğünü hayır dualarıyla kutlamak için,
2çağın Nazîr'i “Bu sünnet şerefli oldu” dedi.
Kapanış kutlamayı duaya bağlar: tebrik hayır dualarıyla birlikte gelir. Şair kendini ‘Nazîr-i zamân’ diye anarak zamanın hâkimiyle aynı zarfı paylaşır. Son cümle tarih dizesidir ve töreni ‘şerîf’, yani şerefli sayarak manzumeyi tek bir hükümle mühürler.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih67-pdf1010-1011; Târihler no.67, basılı 965/gerçek PDF 1010-1011, basılı yıl 1159; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Açılış kişiyi adıyla değil göreviyle anar: ‘hâkim-i vakt’. Beyit bir zincir kurar — niyet, tertip, ziyafet. ‘Tertîb ile’ kaydı harcamanın büyüklüğünden çok düzenini öne çıkarır; tören bir taşkınlık değil, sırası gözetilerek kurulmuş bir iş olarak sunulur.