DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Hâl-i Sevdâ İle Pür İnkisârım
Koşma · 17. yüzyıl

Hâl-i Sevdâ İle Pür İnkisârım

Dışarıdan görünmeyen aşk yarası, şairi gam girdabında bir ayrılık gemicisine çevirir. Cerrahın bile anlayamadığı iç acı, sevgilinin Yûsuf ve Hâtem’le ölçülen güzelliği karşısında derinleşir; gerçek cevheri ancak ehil gönüllerin tanıyacağı söylenir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hâl-i sevdâ ile pür inkisârım

    Dirîğa görünmez zâhirde yaram

    1Sevdanın hâliyle kırgınlık içindeyim.

    2Ne yazık ki yaram dışarıdan görünmüyor.

    Şair sevda hâliyle bütünüyle kırılmıştır, fakat yarası dışarıdan görünmez. İç çöküş ile sağlam görünen beden arasındaki fark, çevrenin anlayamadığı sessiz bir acı yaratır.

  2. 2

    Umarım müşkilim fethede

    Ne bilsün derûnum derdini

    1Düğümleri açan Allah’ın sorunumu çözmesini umarım.

    2Bir cerrah içimdeki derdi nasıl bilebilir?

    Güçlüğünü kapıları açan Fettah’ın çözeceğini umar; cerrahın içindeki derdi bilemeyeceğini söyler. Manevi yara, bedensel tedavinin erişemediği ve ancak ilahî yardımla açılabilecek bir düğümdür.

  3. 3

    Ne mehrûda meylim ne mehveşteyim

    Cünûn-i aşkile keşâkeşteyim

    1Ne ay yüzlü bir güzele meylettim ne de başka bir sevgiliye.

    2Aşk çılgınlığıyla çekişip duruyorum.

    Şair ne ay yüzlü birine meyilli ne de başka bir güzele tutkundur; aşk çılgınlığıyla çekişme içindedir. Belirli sevgili silinirken geriye insanı kendi içinde bölen saf ve isimsiz tutku kalır.

  4. 4

    Söyünmeyip yanar bir âteşteyim

    Râh-ı meşekkatte olalı seyyâh

    1Sönmeden yanan bir ateşin içindeyim.

    2Sıkıntı yolunda yolcu olduğumdan beri böyleyim.

    Sönmeden yanan ateş, meşakkat yolunda seyyah olunduğundan beri sürer. Yolculuk ilerleme sağlamaz; şair her adımda aynı iç yangını taşıyan uzun süreli bir çile yolcusuna dönüşür.

  5. 5

    Yokladım tâliim sütûde kemde

    Devredüp gezerim girdâb-ı gamde

    1Talihimi yokladım; övgüye değer yanı azdı.

    2Keder girdabında dönüp duruyorum.

    Talihin iyi mi kötü mü olduğu yoklanır, fakat şair gam girdabında dönüp durur. Kaderi anlamaya çalışma, çıkış getirmeyen dairesel hareket içinde cevaplanamaz bir arayış olarak kalır.

  6. 6

    ü u bâdım bahr-ı elemde

    Olmuşum keştîi firâka mellâh

    1Toprağım, ateşim ve havam acı denizine karıştı.

    2Ayrılık gemisinin kaptanı oldum.

    Toprak, ateş ve hava unsurları elem denizine düşmüş; şair ayrılık gemisinin kaptanı olmuştur. Kendi beden malzemesini taşıyan gemi, kurtuluşa değil, acının içinde yön bulmaya çalışır.

  7. 7

    Bir özlerken hâtır-ı ebkem

    Vasfında lâl ola vessâf-ı âlem

    1Dilsiz gönlüm bir kavuşma özlerken

    2dünyanın bütün övgücüleri onu anlatırken dilsiz kalır.

    Dilsiz gönül kavuşma özlerken dünyanın en güçlü övgücüsü bile sevgiliyi anlatırken lal kalır. Arzu konuşamaz, söz ustalığı da güzellik karşısında susar; dil iki yönden yetersizleşir.

  8. 8

    Melâhatte Yûsuf sehâde Hâtem

    Cemâl-i hüsnünün medhinde meddâh

    1Güzellikte Yusuf, cömertlikte Hatem gibidir.

    2Ben de onun güzel yüzünü öven bir meddahım.

    Sevgili güzellikte Yusuf’a, cömertlikte Hatem’e benzetilir; şair onun yüzünü öven meddah olur. Ahlaki ve fiziksel üstünlük, iki meşhur örnekle birleşerek övgünün kapsamını genişletir.

  9. 9

    Ömer hâlî değil câhil şöyle bil

    -i mezellette sürüne bin yıl

    1Ey Ömer, şunu bil: İçim bütünüyle boş değildir.

    2İnsan aşağılanma toprağında bin yıl sürünse de

    Ömer’in sözünün boş olmadığı vurgulanır; cahil kişi alçaklık toprağında bin yıl sürünse de bunu kavrayamaz. Şair, aşk tecrübesini anlayış için gerekli bir iç ehliyet sayar.

  10. 10

    Ehl olanı bilür yine ehl-i dil

    Fehmeder görünce gevheri semmâh

    1değerli kişiyi yine gönül ehli tanır.

    2Bir uzman, değerli cevheri görünce hemen anlar.

    Ehli olanı yine gönül ehli tanır; sarraf da cevheri görünce değerini anlar. Şiir, gerçek acı ve güzelliğin herkesçe değil, aynı inceliğe sahip kişilerce seçilebileceği hükmüyle biter.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 42; görünür Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması birlikte doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 42; PDF 131; 10 birim/20 dize. Görünür mahlas, sınırlar, aparat ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHey Gaziler Bir Seyrâna Uğradım
Hey gaziler bir seyrâna uğradım
Âşık Ömer · Koşma

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

visâl

kavuşma

inkisâr

kırgınlık

nâr

ateş

hâk

toprak

Fettâh

Güçlükleri açan anlamında Allah adı.

cerrâh

Cerrah.

keştî

gemi