Hey Gaziler Bir Seyrâna Uğradım
Bir pireyi dokuz kişinin kovalaması, yüz çift mandanın çekmesi ve çevrede büyük yıkım doğurması mübalağalı bir mizah sahnesine dönüşür. Şair uykuyla uyanıklık arasındaki bu inanılmaz macerayı anlatırken aşk derdini de pirenin gülünç büyüklüğüne ekler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hey gaziler bir seyrâna uğradım
Dokuz kişi bir pireyi kovalar
1Ey gaziler, bir gezinti sırasında garip bir olay gördüm:
2Dokuz kişi bir pireyi kovalıyordu.
- 2
Söylenecek dinlenecek hal değil
Ardı sıra erilecek hal değil
1Bu, anlatılacak ya da dinlenecek bir durum değil.
2Peşinden yetişilecek gibi de değil.
Yaşananların ne anlatılabilir ne de dinlenebilir hâlde olduğu söylenir; pireye yetişmek de imkânsızdır. Anlatıcı, tam da bu olanaksızlık iddiasıyla abartılı hikâyesine merak ve komik bir hız kazandırır.
- 3
Mutaflar hep derildiler şaştılar
Ayağına yüz çift manda koştular
1Mutaflar, yani kıl dokuyucuları, toplanıp şaşkına döndü.
2Pirenin ayağına yüz çift manda koştular.
Mutafların şaşkınlıkla toplanması ve pirenin ayağına yüz çift manda koşulması, hayvanın boyutunu hayal gücüyle büyütür. Küçük bir haşere, koca bir yük katarını sürükleyen masal yaratığına dönüşür.
- 4
Et hammalları görünce kaçtılar
Göde çok çekilecek hal değil
1Et hamalları onu görünce kaçtı.
2Göbekte bu kadar yük taşınacak gibi değil.
Et hamallarının kaçması, pirenin gövdesinin taşınamayacak kadar ağır gösterilmesiyle açıklanır. Meslekleri yük kaldırmak olan kişilerin bile geri çekilmesi, mübalağanın komik ölçüsünü pekiştirir.
- 5
Gelir iken karşı tuttum bacağın
Vardı yıktı bir fukarâ ocağın
1Üzerime gelirken bacağını tuttum.
2Gidip yoksul birinin ocağını yıktı.
Anlatıcı pirenin bacağını yakalamaya çalışır, fakat hayvan bir yoksulun ocağını yıkar. Bireysel mücadele bir anda toplumsal zarara dönüşür; güç gösterisi en korunmasız ev üzerinden büyütülür.
- 6
Düşüremedim pirenin kalçağın
Elli yılda yapılacak hal değil
1Pirenin kalçağını yere düşüremedim.
2Bu iş elli yılda bile yapılacak gibi değil.
Pirenin kalçağını düşürememek, onu elli yılda ancak yapılabilecek dev bir yapı gibi düşündürür. Zaman ölçüsüyle beden parçasının yan yana gelmesi, olağan mantığı bilinçli biçimde tersine çevirir.
- 7
Bakın pire bize ne hal işledi
Anı gördüm topuğumu dişledi
1Bakın, bu pire başımıza neler getirdi.
2Onu gördüm; topuğumu ısırdı.
Pire, anlatıcının topuğunu ısırarak ona beklenmedik bir sıkıntı yaşatır; “başımıza neler getirdi” yakınması bu küçük hayvanın verdiği zararı büyüterek komik bir şaşkınlık yaratır. Sonraki birimde görülen kişneme burada yorumlanmaz ve birim sınırı korunur.
- 8
Düşüp önüme at gibi kişnedi
Zorlu gidi yakalanacak hal değil
1Önüme düşüp at gibi kişnedi.
2Bu güçlü serseri yakalanacak gibi değil.
Yakalanamayan pirenin zorluğu vurgulanır; önüne düşüp kişnemesi onun saldırgan ve başına buyruk tavrını güçlendirir. Anlatıcı avcı olmak isterken korkutulan ve peşinden sürüklenen kişiye dönüşür.
- 9
Bakın hele şu pirenin işine
Topuz ile gül eyledim başına
1Şu pirenin yaptığı işe bakın.
2Topuzla başını güle çevirdim.
Pirenin başına topuzla gül yapmak, şiddet ile süsü saçma bir biçimde birleştirir. Küçücük canlıya savaş silahıyla vurulması, gazilik söyleminin abartısını özellikle görünür kılar.
- 10
Henüz girmiş elli sekiz yaşına
Kirpikleri kırılacak hal değil
1Henüz elli sekiz yaşına girmiş.
2Kirpikleri kırılacak gibi değil.
Pirenin elli sekiz yaşında olduğu söylenir; buna rağmen kirpiklerinin kırılamayacak kadar güçlü oluşu övülür. İnsan yaşı ve yüz ayrıntısı hayvana aktarılınca grotesk bir ihtiyarlık portresi doğar.
- 11
Uyurken uyandım anı bekledim
Ocaklara düşüp küle bulandım
1Uyurken uyanıp onu bekledim.
2Ocaklara düşüp küle bulandım.
Anlatıcı uykudan uyanıp pireyi gözetlerken ocaklara düşer ve küle bulanır. Düşmanı yakalama çabası başarı getirmez; tersine kahramanın kendi kendini perişan ettiği bir kovalamacaya dönüşür.
- 12
Kollarım sığadım karşı dayandım
gözüm açılacak hal değil
1Kollarımı sıvayıp karşısında durdum.
2Ama gözüm hâlâ açılacak gibi değil.
Kollarını sıvayıp karşı durmasına rağmen gözünü hâlâ açamayacak durumda olduğunu söyler. Mücadele pozu ile sersemlik arasındaki uyumsuzluk, anlatıcının kahramanlık iddiasını alttan alta bozar.
- 13
Âşık Ömer eder bunu söylerim
Aşk elinden inlerim
1Âşık Ömer, “Bunu ben anlatıyorum” der.
2Aşk yüzünden gece gündüz inlerim.
Âşık Ömer mahlasını söyleyip gece gündüz aşk yüzünden inlediğini belirtir. Pire hikâyesinin sonuna yerleşen bu alışılmış âşık yakınması, mizahi anlatıyla lirik kimliği şaşırtıcı biçimde birleştirir.
- 14
Durmayıp pirenin medhin eylerim
Akıl verip inanacak hal değil
1Durmadan pirenin övgüsünü söylerim.
2Buna akıl erdirip inanmak kolay değil.
Şair durmadan pirenin methini yaptığını söyler, fakat anlattıklarına akıl verip inanmanın mümkün olmadığını da kabul eder. Kapanış, bütün mübalağayı bilinçli bir oyun olarak açıkça mühürler.
Metnin kaynağı
Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 7; görünür Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 7; PDF 112–113; 14 birim/28 dize. Görünür mahlas, sınırlar, aparat ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kadir ü kayyûm Ahad-i bîçûnÂşık Ömer · Destan→
Dokuz kişinin tek bir pireyi kovalaması, daha ilk anda ölçüyü bilinçli biçimde bozan bir mizah kurar. “Hey gaziler” hitabı, savaşçı ciddiyetini küçücük bir düşmana yönelterek sahneyi gülünçleştirir.