Hâlimi dildârıma bir bir iyân etsem gerek
Konuşan hâlini sevgiliye açık edip gözyaşını onun yolunda akıtmalıdır; ya kavuşacak ya dünyada izsiz kalacaktır. Zalim felek dileği ve kavuşmayı engeller, emeği boşa çıkarır; ah ok, bükülen boy yay olur. Aşkın halk içindeki rezilliği, denizle sönmeyen ateş ve dünyayı boğacak gözyaşı seli son kıtayı kurar. Görünür mahlas bulunmadığından atıf probable tutulur; No.349 ile yakın varyantlık ayrı kimlik/preflight zincirinde korunur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hâlimi bir bir gerek
Gözlerim yaşını yolunda revân etsem gerek
1Hâlimi sevgilime bir bir açık etmem gerek;
2Gözyaşımı yolunda akıtmam gerek.
- 2
Yâ odur irsem gerek vaslına ol dilberimin
Âlem içre yâ vücûdum etsem gerek
1Ya o sevgilimin kavuşmasına erişmem gerek;
2Ya da dünyada varlığımı izsiz etmem gerek.
İkilem açık ve serttir: dilberin vaslına erişmek ya da âlem içinde bînişan olmak. Kavuşma yaşamın görünür kalma şartına dönüşür; gerçekleşmezse kişi yalnız ayrılmayacak, varlığının izi de silinecektir.
- 3
Dâd elinden geçmedi sana dilek
Vasl-ı yâr bîhûde çektirdin emek
1“Dâd elinden”, ey zalim felek; dilek sana geçmedi [nidâ bağı açık];
2Sevgiliye kavuşma elvermedi, boşuna emek çektirdin.
“Dâd elinden çerh-i zâlim” yüzeyi nidâ veya deyim ilişkisi bakımından açık tutulur; anlamsız bir “adalet elinden” tamlaması kurulmaz. Dileğin geçmemesi, vaslın elvermemesi ve feleğin boşuna emek çektirmesi açık hükümlerdir.
- 4
Aramız böyle kalur ise seninle ey felek
Âhımı tîr eyleyüp etsem gerek
1Ey felek, seninle aramız böyle kalırsa;
2Ahımı ok edip boyumu yay etmem gerek.
Felekle aradaki hesap böyle kalırsa konuşan kendi acısından silah kurar. Ahın tîr, kaddin keman olması nefes ile bedeni tek düzenekte birleştirir; bükülmüşlük güçsüzlük kadar okun fırlatılma koşuludur.
- 5
Bilürüm aşktır beni halka kılan rüsvâyı hep
Teskin olmaz âteşim nûşeylesem deryâyı hep
1Beni halka tamamen rezil edenin aşk olduğunu bilirim;
2Bütün denizi içsem ateşim dinmez.
Aşk halk içinde rüsvaylığın faili olarak kesin tanınır; sevgili adı bu hükümde geri çekilir. Ateşin bütün derya içilse bile teskin olmaması iç yanışın dış dünyanın en büyük su kütlesini aşacağını ilan eder.
- 6
Âkıbet gark eder dünyâyı hep
Dahi çok âh ü figân etsem gerek
1Sonunda gözyaşımın seli bütün dünyayı boğar;
2Bundan sonra daha çok ah edip feryat etmem gerek.
Gözyaşı seli âkıbette bütün dünyayı gark eder; kişisel keder tufan ölçeğine çıkar. “Şimdengerü” geleceğe dönük karardır ve çok ah ile figan bu taşmanın sesli devamıdır; şiir mahlas kullanmadan açık uçlu feryatla biter.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 kesintisiz Âşık Ömer dizisindedir; görünür mahlas olmadığı için atıf probable tutuldu.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n350-CCA1663D402D. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.350, PDF 281; 6 iki dizelik birim/12 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hamdülillâh nazlı dilber küstü derler küsmemişÂşık Ömer · Musammat→
“Hâlimi” genel durum, “bir bir iyân” ise her parçasını ayrı ayrı görünür kılma isteğidir. Muhatap dildardır; gözyaşının onun yolunda revân edilmesi anlatının yalnız sözle değil akan beden iziyle yapılacağını gösterir.