DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Küstü Derler, Küsmemiş
Musammat · 17. yüzyıl

Küstü Derler, Küsmemiş

Şiir, sevgilinin küstüğü söylentisini her bentte reddeder. Söyleyen eski bağlılığını, Ahmed adlı sevgilinin güzelliğini ve onu koruma arzusunu anarak sevinci diri tutar; son bentte canını verme ahdini yineler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hamdülillâh nazlı dilber küstü derler küsmemiş

    Dostlar ol gül’izârım küstü derler küsmemiş

    1Çok şükür, nazlı sevgili küstü diyorlar ama küsmemiş.

    2Dostlar, o gül yanaklım küstü diyorlar ama küsmemiş.

    Aynı haber iki kez düzeltilir; tekrar, söylentinin yarattığı kaygıyı bastıran sevinçli bir nakarat gibi çalışır. “Derler” ile “küsmemiş” karşıtlığı, başkalarının sözüne karşı şairin doğrulamasını öne çıkarır.

  2. 2

    Çok şükür olsun Hudâ’ya yine şâdîdir gönül

    Saçı sünbül nevbehârım küstü derler küsmemiş

    1Allah’a çok şükür, gönlüm yeniden sevinçlidir.

    2Saçı sümbül ilkbaharım küstü diyorlar ama küsmemiş.

    Sevgili “ilkbahar” diye adlandırılınca barışma haberi gönlün mevsimini de değiştirir; sümbül benzetmesi saçın renk ve kokusunu ekler. “Yine şâdîdir” ifadesi, sevincin yeni doğmadığını, kesintiden sonra geri döndüğünü bildirir.

  3. 3

    Çok zamandır ben o yârın âşık-ı şeydâsıyım

    Sanmanız billâhi dostlar yeniden peydâsıyım

    1Ben uzun zamandır o sevgilinin çılgın âşığıyım.

    2Dostlar, beni onun yeni ortaya çıkmış bir tutkunu sanmayın.

    Söyleyen bağlılığının yeni olmadığını özellikle savunur. Böylece söylentiye karşı duygusunun sürekliliğini tanıklık olarak sunar. Dostlara yöneltilen uyarı, aşkın süresini söylentiden daha güvenilir bir delil gibi öne çıkarır.

  4. 4

    Geçmişim cân ile baştan yoluna fedâsıyım

    Benim ol şâh-ı levendim küstü derler küsmemiş

    1Onun yolu uğruna candan ve baştan geçmiş, kendimi feda etmişim.

    2O yiğit şahım küstü diyorlar ama küsmemiş.

    Can ve baştan geçme sözü, önceki birimin “eski âşık” iddiasını fedakârlıkla pekiştirir; nakarat rahatlamayı geri getirir. “Şâh-ı levend” hitabı sevgiliyi yiğitlik ve hükümranlıkla yüceltirken âşığı fedai konumuna yerleştirir.

  5. 5

    Lebleri âb-ı zülâldir diller kandırır

    Ruhleri niçe canlar yandırır

    1Dudakları berrak sudur, susamış gönülleri doyurur.

    2Kâfur renkli yüzü mum gibi nice canı yakar.

    Su ve ateş aynı bedende karşılaşır: dudak susuzluğu giderirken parlak yüz yakar. Güzelliğin teselli ve acı veren iki yönü açılır. Kandıran dudak ile yakan yüz arasındaki karşıtlık, âşığın aynı kaynaktan hem deva hem yara bulduğunu gösterir.

  6. 6

    Güzellikte şöyledir kim dünyede bir andırır

    İsmi Ahmed’dir efendim küstü derler küsmemiş

    1Güzellikte öyledir ki dünyada birini andırır; benzerlik hükmünün yönü basılı dizgede kesin değildir.

    2Adı Ahmed’dir efendim; küstü diyorlar ama küsmemiş.

    “Dünyede bir andırır” yüzeyi bir benzerlik bildirir; bunun benzersizlik anlamına geldiği kesinleştirilmez. Ahmed adının açıklanması ise sevgiliyi genel bir tip olmaktan çıkarır.

  7. 7

    Ben eser yelden sakınuram yüzü gülşânımı

    Dün ü günde dinlenmez mi ol benim efgânımı

    1Gül bahçesi yüzlümü esen yelden bile sakınırım.

    2Gece gündüz dinmeyen feryadımı o dinlemez mi?

    Yelden sakınma abartısı koruyucu bağlılığı gösterir; ardından gelen soru, sevincin altında hâlâ karşılık bekleyen bir ses bulunduğunu sezdirir.

  8. 8

    Der ki Âşık Ömer ahd ettim veririm canımı

    Gamzesi efendim küstü derler küsmemiş

    1Âşık Ömer der ki: Söz verdim, canımı veririm.

    2Büyüleyici bakışlı efendim küstü diyorlar ama küsmemiş.

    Mahlas ve ahit son bentte birleşir. Söylentinin reddi yalnız bir haber değil, can pahasına sürdürülecek sadakat beyanına dönüşür. “Veririm canımı” sözü, barışma sevincini Ömer’in kendi adıyla mühürlediği geri dönülmez bir ahde bağlar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 basılı No. 578 gövdesindeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 578, PDF 443–444; 8 birim/16 dize. Kaynak dizeleri harfi harfine korundu, tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHâr ile yâr oldun ey gonce dehen hayfâ yazıkÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gül’izâr

gül yanaklı

nevbehâr

ilkbahar

âşık-ı şeydâ

çılgın âşık

âb-ı zülâl

berrak su

teşne

susamış

şem’-i kâfûrî

kâfur renkli parlak mum

sahhâr

büyüleyici

efgân

feryat