Hâller Kim Rûyına Nûr-ı Siyehdir Her Biri
İki beyitlik tanzir kıtası, sevgilinin benlerini yüz üstünde kara birer ışık ve güzellik doğusunun güneşiyle ayı sayar; yüzün parıltısı âlemi karıştırınca sabır, akıl, can ve gönül yıkılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hâller kim rûyına nûr-ı siyehdir her biri
-i ruhında mihr ü mehdir her biri
1Yüzündeki benlerin her biri kara bir ışıktır;
2yüz güzelliğinin doğusunda her biri bir güneş ve aydır.
- 2
olalı -yı ‘ârızın
-i sabr u ‘akl u cân u dil-tebehdir her biri
1Yanağının ışığı âlemi karıştıran bir parlaklığa dönüştüğünden beri,
2sabır, akıl, can ve gönlün her birinin hâli yıkımdır.
İkinci beyit ışığı sonucundan tanımlar: “pertev-fezâ” olan yanak “‘âlem-âşûb”a, yani düzeni bozan bir güce döner. Kapanış dizesi “hâl” sözcüğünü ilk beyitteki “ben” anlamından “durum” anlamına kaydırır; sabır, akıl, can ve gönül tek bir “dil-tebeh” hükmünde toplanır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:k43-pdf213. Ana açık edisyon K43'i basılı s.200–201/PDF 213–214'de tam gövde, basılı kalıp adı ve K44/PDF 214 sınırıyla verir. Kaynak formu “Kıt‘a ber-Vech-i Tanzîr”dir; gövdede mahlas geçmez. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hasretâ hem-nâm-ı Rûhu'llâh Ağa-yı celîlEğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih→
Açılış beyti benleri iki kez, birbirini yalanlayacak biçimde tanımlar: önce “nûr-ı siyeh”, yani rengiyle karanlık ama işleviyle ışık olan bir çelişki; sonra “maşrık-ı hüsn”de doğan “mihr ü meh”. Yüz bir gökyüzü haritasına çevrilir ve koyu nokta orada kararmanın değil doğuşun yeri olur.