DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Hamdü li’llâh Mazhar İtdüñ Bu Fakîri Lutfuña
Gazel · 18. yüzyıl

Hamdü li’llâh Mazhar İtdüñ Bu Fakîri Lutfuña

Fahrî, yaşlı ve güçsüz bir kul olarak dünya ve ahirette ilâhî lütfa erişmeyi diler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    itdüñ bu fakîri lutfuña

    itdüñ hem dahi dostuñ Muhammed lutfuña

    1Allah'a hamdolsun, bu yoksulu lütfuna eriştirdin;

    2dostun Muhammed'in lütfuna da eriştirdin.

    Şiir dilekle değil şükürle açılır: “Hamdü li'llâh” zaten olmuş bir şeyi tescil eder, fiil geçmiş zamandadır. İkinci dize bu erişmeyi tek başına bırakmaz, peygamberi de aynı lütfun içine katarak kulun payını yalnızlıktan çıkarır.

  2. 2

    Bu günâhkâr pîr u âciz bendeñi Yâ

    Dünye vü ukbâda hergiz eyle lutfuña

    1Ey Rabbimiz, bu günahkâr, yaşlı ve güçsüz kulunu

    2dünya ve ahirette her zaman lütfuna eriştir.

    Burada redifin kipi değişir; itdüñ'den eyle'ye, olmuş olandan istenene geçilir. Kul kendini pîr ve âciz sıfatlarıyla tanıtır, yani elinde sunacak güç değil yaş vardır. Hergiz sözcüğü de isteği zamana yayar: bir defalık değil hiç eksilmeyen bir erişme.

  3. 3

    ü dermânda kaldım Yâ İlâhe’l-âlemîn

    Zâhir u bâtında dâ’im eyle lutfuña

    1Ey âlemlerin ilâhı, kimsesiz ve dermansız kaldım;

    2dışta ve içte beni sürekli lütfuna eriştir.

    Beyit yalnızlığı iki sözcükle özetler: bî-kes ve dermânda. Şair kimsesizliği ve çaresizliği yan yana koyduktan sonra Allah'ı âlemlerin ilâhı diye çağırır; en genişi çağırmak, en dar durumda olanın elinde kalan tek hitaptır. Zâhir u bâtın da lütfu iç ile dışa böler.

  4. 4

    Bu günâhkâr kuluñı itme

    Eyleme mahşerde rüsvâ eyle lutfuña

    1Bu günahkâr kulunu toplumların arasında utandırma;

    2mahşerde rezil etme, lütfuna eriştir.

    İstek burada kişisel korkudan toplumsal sahneye taşınır: beyne'l-ümem, yani halkların gözü önünde. Utandırılmama ve mahşerde rüsvâ olmama aynı beyitte üst üste bindirilerek, cezadan çok görülme ihtimalinin ağır bastığı bir korku dile getirilir.

  5. 5

    Yâr olursañ ey gönül Fahrî-i nâçîze ger

    Hak Te‘âlâ seni dâ’im ider lutfuña

    1Ey gönül, değersiz Fahrî'ye dost olursan

    2Yüce Hakk seni sürekli lütfuna eriştirir.

    Kapanış muhatabı değiştirir: artık Allah'a değil kendi gönlüne seslenir. Şart cümlesi ilginçtir; gönül Fahrî'ye yâr olursa lütfa erişecek olan gönlün kendisidir. Dua böylece dışa değil içe döner, kul ile iç sesi arasında karşılıklı bir bağ kurulur.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf164-165-printed155-156-n124. Bu görüntü aralığında 124 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHaste-i aşkuñla dâ’im kıl visâlüñle ilâcMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Hamdü li’llâh

Allah'a hamdolsun

mazhar

Erişmiş

Rabbenâ

Duada kullanılan “ey bizi besleyip yetiştiren” hitabı

bî-kes

Kimsesiz

beyne’l-ümem

Toplumların arasında

hacîl

Utandırılmış