Târîh-i Şehr-i Ramazân
Ramazan ayının Tanrı'nın lütfuyla yeniden gelişi şükür, zevk ve şevkle karşılanır; Nazîr 1137 tarihini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
yine
Geldi -ı
1Tanrı'ya şükür, Ramazan ayı yine,
2dünyanın Efendisi'nin lütfuyla geldi.
- 2
Źevķ ü şevķiyle Nažįrā-yı zamān
Didi tārįħini
1Çağın Nazîr'i onun zevk ve şevkiyle,
2“Ramazan ayı” diyerek tarihini söyledi.
Beyit dışarıdaki takvimden şairin iç hâline geçer; karşılama ‘zevk’ ile ‘şevk’in birbirini yankılayan sesiyle söylenir. Nazîr kendini ‘zamânın Nazîr'i’ diye anarak tarih söyleyeni de o dönen zamanın içine yerleştirir. Son dizede hesabın çıktısı ayrı bir cümle değildir: söylenen tarih doğrudan ayın kendi adıdır, yani sözcük ile sayı burada aynı şeydir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih40-pdf1000; Târihler no.40, basılı 955/gerçek PDF 1000, basılı yıl 1137; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Cümle şükürle başlar, haber sonra gelir: ‘hamdülillâh’ daha ayın adı anılmadan karşılamanın tonunu belirler. Araya giren ‘yine’ sözcüğü Ramazan'ı tek seferlik bir olay olmaktan çıkarıp dönen bir takvim hâline getirir. Gelişin öznesi de ayın kendisi değildir; ikinci dize onu ‘Hudâvend-i cihân’ın lütfuna bağlayarak takvimin dönüşünü bir bağışa çevirir.