DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Hazret-i Hakka Eger Âşık İseñ Tevhîde Gel
Gazel · 18. yüzyıl

Hazret-i Hakka Eger Âşık İseñ Tevhîde Gel

Fahrî, Hakk'ın sırrına ve vahdet bahçesine erişmek isteyen kişiyi tevhide çağırır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hazret-i Hakka eger ‘âşık iseñ tevhîde gel

    Sırr-ı Hakka olam dir-iseñ tevhîde gel

    1Yüce Hakk'a âşıksan tevhide gel;

    2Hakk'ın sırrına erişmek istiyorsan tevhide gel.

    Şiirin kalıbı ilk beyitte kurulur: her dize bir şart cümlesi, her cümlenin cevabı aynı iki sözcük. Aşk ile sır burada birbirinin yerine geçebilen iki giriş sayılır; duyguyla gelenle bilgiyle gelen ayırt edilmez, hangisinden yürünürse yürünsün kapı tektir.

  2. 2

    Zikr-i Hakdır iden ‘âşıkı maksûdına

    -i olayım dir-iseñ tevhîde gel

    1Âşığı amacına eriştiren Hakk'ı anmaktır;

    2amacıma erişeyim diyorsan tevhide gel.

    Beytin ilk dizesi şiirdeki tek düz bilgi cümlesidir: eriştiren şey zikirdir. İkinci dize aynı sözcüğü — ‘nâ’il’ — bu kez isteyenin ağzından tekrarlar. Böylece verilen bilgi hemen bir dileğe çevrilir ve redife bağlanır; öğretilen şey aynı dizede istenen şeye dönüşür.

  3. 3

    bir makâm-ı ‘âlîdir sende eger

    Bende oña dâhil olam dir-iseñ tevhîde gel

    1Vahdet bağı sende yüce bir makamdır;

    2ben de ona gireyim diyorsan tevhide gel.

    Vahdet bağı burada uzak bir yer değil, ‘sende’ bulunan bir makam diye tarif edilir. Buna rağmen ona ‘dâhil olmak’ istenir. İçeride olanın içine girme paradoksu, aramanın dışarıya değil kendine doğru yapılan bir yolculuk olduğunu dizenin kendi çelişkisiyle sezdirir.

  4. 4

    Gülşen-i vahdetde tâze gül olur müdâm

    Bülbül olup nâle idem dir iseñ tevhîde gel

    1Vahdet gül bahçesinde sürekli taze gül açılır;

    2bülbül olup inlemek istiyorsan tevhide gel.

    Önceki beyitte adı geçen bağ burada manzaraya dönüşür: sürekli açan taze gül ve karşısında inleyen bülbül. İstenen rolün seçimi dikkat çekicidir — gül olmak, yani görülmek ve güzel olmak değil; bülbül olmak, yani görmek ve inlemek istenir.

  5. 5

    Gûş iderseñ Fahrî-i bîçârenüñ pendüñ eger

    ‘Fezkürûnî’ didi Hak bilür iseñ tevhîde gel

    1Çaresiz Fahrî'nin öğüdünü dinlersen,

    2Hakk'ın ‘Beni anın’ dediğini biliyorsan tevhide gel.

    Son beyit şart kalıbını korur ama dinlenecek sözün kaynağını iki kez değiştirir: önce ‘bîçâre’ Fahrî'nin öğüdü, hemen ardından Kur'an'daki buyruk. Şair kendi sesini araya koyup geri çeker; çağrının ağırlığı ona değil, alıntılanan emre yüklenmiş olur.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf139-140-printed130-131-n85. 85 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHer Kaçan-kim Rabbüne İtseñ Niyâzı Dün-i Gün
Her kaçan-kim Rabbüne itseñ niyâzı dün-i gün
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

nâ’il

Erişmiş

maksûd

Amaç

bâğ-ı vahdet

Birlik bağı

makâm-ı ‘âlî

Yüce makam

güşâd

Açılmış

pend

Öğüt