DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Virânî/Her Dem Dilimde Bu Kelâm
Ali nakaratlı devriye nefesi · 17. yüzyıl

Her Dem Dilimde Bu Kelâm

Her bendin sonunda yinelenen “Ali” adı, Viranî’nin kozmoloji, peygamberler ve velâyet üzerine kurduğu dizeleri bir zikir halkasına dönüştürür. Tekrar, bilgiyi kuru sıralama olmaktan çıkarıp sesle sürdürülen bağlılık ve hatırlama eylemi hâline getirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Her dem dilimde bu kelâm

    Tesbîh ile

    1Bu söz her an dilimdedir;

    2Sürekli tespih çeker ve oruç tutarım.

    Sözün sürekli dilde bulunması, ibadetin belli vakitlere sıkışmadığını gösterir. Tespih ve devamlı oruç, şairin Ali sevgisini yalnız söyleyiş değil beden ile zamanın tamamına yayılan bir yaşayış hâline getirdiğini bildirir.

  2. 2

    Zikrim hemîşe

    Çağırıram anı müdâm

    1Sabah akşam zikrim budur;

    2Onun adını durmadan çağırırım.

    Sabah ve akşam zikretmek günün iki ucunu aynı adla birleştirir. Durmadan çağırma eylemi, şiirdeki tekrarların süs olmadığını; aranan manevi yakınlığı ses aracılığıyla sürekli yenilediğini açıklar.

  3. 3

    Ali Ali Ali Ali (1)

    Ezel ebed Ali direm

    1Ali, Ali, Ali, Ali;

    2Ezelden ebede kadar ‘Ali’ derim.

    Ali adının dört kez yinelenmesi ritmik bir zikir kurar; ezelden ebede uzanan ikinci dize bu tekrarın zaman sınırını kaldırır. Şair için ad, başlangıcı ve sonu olmayan bağlılığın en kısa ifadesidir.

  4. 4

    Yokdur aded Ali direm

    Düşsem meded Ali direm

    1Bunun sayısı yoktur; ‘Ali’ derim;

    2Düşsem de yardım için ‘Ali’ derim.

    Ali deyişinin sayıya gelmemesi, zikrin ölçülemeyecek kadar sürekli olduğunu anlatır. Düşme anında aynı adla yardım istemek, övgüyü hayatın güçlüklerinde başvurulan canlı bir sığınağa dönüştürür.

  5. 5

    Ahmed Ahad Ali direm

    Ali Ali Ali Ali

    1Ahmed’i, Bir olan Allah’ı ve Ali’yi anarım;

    2Ali, Ali, Ali, Ali.

    Ahmed, Bir olan Allah ve Ali’nin aynı dizede anılması şiirin birlik merkezini kurar. Dört kez yinelenen Ali adı, bu adlar arasındaki inanç bağını nefes ve ritim içinde tekrar görünür kılar.

  6. 6

    Evvel odur âhır odur

    Tayyib odur Tâhir odur

    1Başlangıçta da sonunda da odur;

    2Temiz ve arınmış olan odur.

    Ali’nin ilk ve son sayılması, onun yolun bütün zamanını kuşatan rehberliğini anlatır. ‘Temiz’ ve ‘arınmış’ sıfatları ise bu sürekliliğin ahlaki niteliğini belirler; başlangıç ile son, saflıkta birleşir.

  7. 7

    Bâtın odur zâhir odur

    Hâzır odur odur

    1Gizli olan da görünen de odur;

    2Hazır bulunan ve gözeten odur.

    Gizli ve açık, hazır ve gözeten karşıtlıkları Ali’nin manevi varlığını hem içte hem dışta düşünür. Şiir bu çiftlerle görünmez sır ile insanı izleyen yakın rehber arasında kesintisiz bir bağ kurar.

  8. 8

    Ali Ali Ali Ali

    Oldur kitâb-ı Câvidan

    1Ali, Ali, Ali, Ali;

    2Ebedî kitabın kendisi odur.

    Ali zikrinin ardından ‘Câvidan kitabı’ sözü gelir; ad, kalıcı bilginin metnine benzetilir. Böylece tekrar edilen ses yalnız coşku değil okunup yaşanacak ebedî öğretinin özeti olarak değer kazanır.

  9. 9

    Oldur olan bî nâm ü şan

    Oldur nişân-ı her nişan

    1Adsız ve şansız olan odur;

    2Her işaretin asıl işareti odur.

    Adsız ve şansız olmak, hakikatin sıradan unvanların ötesinde bulunduğunu düşündürür. Her işaretin asıl işareti sayılmasıysa görünür alametlerin anlamını tek bir manevi merkeze bağlar.

  10. 10

    Oldur hayât-ı ins ü can

    Ali Ali Ali Ali

    1İnsanların ve canların hayatı odur;

    2Ali, Ali, Ali, Ali.

    İnsan ve can hayatının kaynağı Ali diye gösterilir; nakarat bu iddiayı yeniden zikir hâline getirir. Birim, biyolojik yaşamdan çok gönlü diri tutan manevi nefesi öne çıkarır.

  11. 11

    Biz zerre şems ü mâhımız

    Mü’minleriz penâhımız

    1Biz zerreyiz; güneşimiz ve ayımız odur;

    2Biz müminiz; sığınağımız odur.

    İnsanlar zerre, Ali ise güneş ve ay olarak konumlandırılır; küçüklük ile aydınlatan gök cisimleri arasında güçlü bir ölçek farkı vardır. Müminlerin sığınağı olması, ışık imgesini korunma duygusuyla tamamlar.

  12. 12

    Biz bendeyiz ol şahâmız

    Halk eyleyen Allah’ımız

    1Biz onun kuluyuz, o da şahımızdır;

    2Bizi yaratan Allah’ımızdır.

    Kul ile şah ilişkisi bağlılık düzenini açıklar; yaratma fiilinin Allah’a verilmesi de övgünün sınırını belirler. Birim, Ali sevgisini ilahî yaratma kudretiyle karıştırmadan yol içindeki makamına yerleştirir.

  13. 13

    Ali Ali Ali Ali

    Hasan Hüseyn ü Âbidin

    1Ali, Ali, Ali, Ali;

    2Hasan, Hüseyin ve Zeynel Âbidin;

    Ali nakaratından Hasan, Hüseyin ve Zeynel Âbidin’e geçiş, tek addan imamlar silsilesine açılır. Zikir böylece kişisel coşkuyu tarihî soy ve ortak topluluk hafızasıyla birleştirir.

  14. 14

    Bâkır imâm-ı şâh-ı din

    Ca’fer dürür

    1Bâkır dinin imamı ve şahıdır;

    2Câfer, gözle görülmüş kesin bilgidir.

    Bâkır dinin imamı, Câfer ise gözle görülmüş kesin bilgi olarak anılır. Adların yanına eklenen bu nitelikler, silsileyi yalnız soy listesi olmaktan çıkarıp rehberlik ve bilgi makamlarının devamı hâline getirir.

  15. 15

    Ser Kur’ân-ı mübin

    Ali Ali Ali Ali

    1Hepsinin başında apaçık Kur’an vardır;

    2Ali, Ali, Ali, Ali.

    Apaçık Kur’an’ın imamlar dizisinin başında bulunması, velayet bilgisini kutsal metinle ilişkilendirir. Ali nakaratı bu bağın topluluk dilindeki karşılığını tekrar ederek dizeyi inanç ritmine döndürür.

  16. 16

    Kâzım Rızâ vü hem Takî

    Oldur Ali Ali Nakî

    1Kâzım, Rıza ve Takî;

    2Ali yolundaki Nakî de odur.

    Kâzım, Rıza, Takî ve Nakî adlarının peş peşe gelmesi On İki İmam silsilesini sürdürür. Nakî’nin Ali yolunda düşünülmesi, farklı kişileri aynı velayet kaynağının devam eden halkaları olarak gösterir.

  17. 17

    Bu dünyede hayy-ül-Bâkî

    Fehm eyle gel var bil Hak’kı

    1Bu dünyada diri ve kalıcı olan odur;

    2Gel, iyice anla ve Hakk’ı bil.

    Diri ve kalıcı olanın dünyada bulunması, manevi rehberliğin geçmişte kalmadığını söyler. ‘Anla ve Hakk’ı bil’ çağrısı, adları saymanın ötesine geçip onların işaret ettiği hakikati kavramayı ister.

  18. 18

    Ali Ali Ali Ali

    Asker imâm-ı

    1Ali, Ali, Ali, Ali;

    2Yol gösteren İmam Askerî;

    Ali zikrinden sonra İmam Askerî’nin yol gösterici niteliği belirtilir. Nakarat ile özel adın yan yana gelişi, silsilenin her halkasının Ali merkezli rehberliği kendi zamanında sürdürdüğünü anlatır.

  19. 19

    Hem Mehdi-i sâhib livâ

    Ma’sûm-i pâk Âl-i Abâ

    1Sancağın sahibi Mehdî;

    2Âl-i Abâ’nın tertemiz ve masum kişileri.

    Sancak sahibi Mehdî ve Âl-i Abâ’nın masum kişileri, bekleyiş ile temiz soy düşüncesini buluşturur. Şiirin zikir dili böylece geçmiş imamların yanı sıra geleceğe yönelen manevi umudu da taşır.

  20. 20

    Tâ ibtidâ vü intihâ

    Ali Ali Ali Ali

    1Başlangıçtan sona kadar

    2Ali, Ali, Ali, Ali.

    Başlangıçtan sona kadar Ali denmesi, şiirin zaman anlayışını tek cümlede toplar. Dört tekrarlı nakarat, önceki imam adlarını ve nitelikleri çevreleyen değişmez bağlılık çerçevesi olur.

  21. 21

    Vîrânî’yem budur özüm

    Evvel âhır budur sözüm

    1Ben Viranî’yim; özüm budur;

    2İlk ve son sözüm budur.

    Viranî mahlasını söyleyerek özünün ve bütün sözünün bu inançtan ibaret olduğunu belirtir. Şair, uzun sıfat ve isim dizisini dışarıdan bir övgü değil kendi kimliğinin ilk ve son tanımı olarak sahiplenir.

  22. 22

    Tabşurdum ana ben yüzüm

    Kande bakam görür gözüm

    1Yüzümü ona teslim ettim;

    2Nereye baksam gözüm onu görür.

    Yüzü Ali’ye teslim etmek yöneliş ve güveni, her bakışta onu görmekse bu teslimiyetin algıyı dönüştürdüğünü anlatır. Dış dünya kaybolmaz; şair nereye baksa aynı manevi işareti fark eder.

  23. 23

    Ali Ali Ali Ali

    1Ali Ali Ali Ali

    Şiiri kapatan yalın Ali tekrarı, önceki bütün açıklamaları yeniden saf zikre indirger. İmamlar, kitap, nur ve teslimiyet hakkında söylenenler son anda tek ada dönüşür; söz biterken ritüel ses sürer.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet kuvvetle muhtemel

Viranî isnadı tarihî baskının şair bölümü ve geleneksel aktarımına dayanır; kaynak paketi atfı kesinleştirmediği için “probable” korunmuştur.

Atıf kanıtını aç ↗

Bektaşî Şairleri ve Nefesleri c.1-2, 1955; Viranî, basılı No. 3; PDF 219–220; 23 birim/45 dize. Kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz. Basılı aparat: (1) Bu mısra’ her bendin sonunda ikişer defa tekerrür etmektedir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNedir Ey Gaziler Benim Yandığım
Nedir ey gaziler benim yandığım
Virânî · nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

savm-ı müdâm

Sürekli oruç.

şah

Hükümdar; nefeslerde çoğunlukla Hz. Ali için kullanılan saygı unvanı.

imam

Dinî ve manevî önder.

nâzır

Gözeten, bakan.

subh u şâm

Sabah ve akşam.

aynelyakin

Hakikati görerek edinilen kesin bilgi.

rehnümâ

Yol gösteren, kılavuz.

cümle

Bütün, hepsi.