Her Dem Dilimde Bu Kelâm
Her bendin sonunda yinelenen “Ali” adı, Viranî’nin kozmoloji, peygamberler ve velâyet üzerine kurduğu dizeleri bir zikir halkasına dönüştürür. Tekrar, bilgiyi kuru sıralama olmaktan çıkarıp sesle sürdürülen bağlılık ve hatırlama eylemi hâline getirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Her dem dilimde bu kelâm
Tesbîh ile
1Bu söz her an dilimdedir;
2Sürekli tespih çeker ve oruç tutarım.
- 2
Zikrim hemîşe
Çağırıram anı müdâm
1Sabah akşam zikrim budur;
2Onun adını durmadan çağırırım.
Sabah ve akşam zikretmek günün iki ucunu aynı adla birleştirir. Durmadan çağırma eylemi, şiirdeki tekrarların süs olmadığını; aranan manevi yakınlığı ses aracılığıyla sürekli yenilediğini açıklar.
- 3
Ali Ali Ali Ali (1)
Ezel ebed Ali direm
1Ali, Ali, Ali, Ali;
2Ezelden ebede kadar ‘Ali’ derim.
Ali adının dört kez yinelenmesi ritmik bir zikir kurar; ezelden ebede uzanan ikinci dize bu tekrarın zaman sınırını kaldırır. Şair için ad, başlangıcı ve sonu olmayan bağlılığın en kısa ifadesidir.
- 4
Yokdur aded Ali direm
Düşsem meded Ali direm
1Bunun sayısı yoktur; ‘Ali’ derim;
2Düşsem de yardım için ‘Ali’ derim.
Ali deyişinin sayıya gelmemesi, zikrin ölçülemeyecek kadar sürekli olduğunu anlatır. Düşme anında aynı adla yardım istemek, övgüyü hayatın güçlüklerinde başvurulan canlı bir sığınağa dönüştürür.
- 5
Ahmed Ahad Ali direm
Ali Ali Ali Ali
1Ahmed’i, Bir olan Allah’ı ve Ali’yi anarım;
2Ali, Ali, Ali, Ali.
Ahmed, Bir olan Allah ve Ali’nin aynı dizede anılması şiirin birlik merkezini kurar. Dört kez yinelenen Ali adı, bu adlar arasındaki inanç bağını nefes ve ritim içinde tekrar görünür kılar.
- 6
Evvel odur âhır odur
Tayyib odur Tâhir odur
1Başlangıçta da sonunda da odur;
2Temiz ve arınmış olan odur.
Ali’nin ilk ve son sayılması, onun yolun bütün zamanını kuşatan rehberliğini anlatır. ‘Temiz’ ve ‘arınmış’ sıfatları ise bu sürekliliğin ahlaki niteliğini belirler; başlangıç ile son, saflıkta birleşir.
- 7
Bâtın odur zâhir odur
Hâzır odur odur
1Gizli olan da görünen de odur;
2Hazır bulunan ve gözeten odur.
Gizli ve açık, hazır ve gözeten karşıtlıkları Ali’nin manevi varlığını hem içte hem dışta düşünür. Şiir bu çiftlerle görünmez sır ile insanı izleyen yakın rehber arasında kesintisiz bir bağ kurar.
- 8
Ali Ali Ali Ali
Oldur kitâb-ı Câvidan
1Ali, Ali, Ali, Ali;
2Ebedî kitabın kendisi odur.
Ali zikrinin ardından ‘Câvidan kitabı’ sözü gelir; ad, kalıcı bilginin metnine benzetilir. Böylece tekrar edilen ses yalnız coşku değil okunup yaşanacak ebedî öğretinin özeti olarak değer kazanır.
- 9
Oldur olan bî nâm ü şan
Oldur nişân-ı her nişan
1Adsız ve şansız olan odur;
2Her işaretin asıl işareti odur.
Adsız ve şansız olmak, hakikatin sıradan unvanların ötesinde bulunduğunu düşündürür. Her işaretin asıl işareti sayılmasıysa görünür alametlerin anlamını tek bir manevi merkeze bağlar.
- 10
Oldur hayât-ı ins ü can
Ali Ali Ali Ali
1İnsanların ve canların hayatı odur;
2Ali, Ali, Ali, Ali.
İnsan ve can hayatının kaynağı Ali diye gösterilir; nakarat bu iddiayı yeniden zikir hâline getirir. Birim, biyolojik yaşamdan çok gönlü diri tutan manevi nefesi öne çıkarır.
- 11
Biz zerre şems ü mâhımız
Mü’minleriz penâhımız
1Biz zerreyiz; güneşimiz ve ayımız odur;
2Biz müminiz; sığınağımız odur.
İnsanlar zerre, Ali ise güneş ve ay olarak konumlandırılır; küçüklük ile aydınlatan gök cisimleri arasında güçlü bir ölçek farkı vardır. Müminlerin sığınağı olması, ışık imgesini korunma duygusuyla tamamlar.
- 12
Biz bendeyiz ol şahâmız
Halk eyleyen Allah’ımız
1Biz onun kuluyuz, o da şahımızdır;
2Bizi yaratan Allah’ımızdır.
Kul ile şah ilişkisi bağlılık düzenini açıklar; yaratma fiilinin Allah’a verilmesi de övgünün sınırını belirler. Birim, Ali sevgisini ilahî yaratma kudretiyle karıştırmadan yol içindeki makamına yerleştirir.
- 13
Ali Ali Ali Ali
Hasan Hüseyn ü Âbidin
1Ali, Ali, Ali, Ali;
2Hasan, Hüseyin ve Zeynel Âbidin;
Ali nakaratından Hasan, Hüseyin ve Zeynel Âbidin’e geçiş, tek addan imamlar silsilesine açılır. Zikir böylece kişisel coşkuyu tarihî soy ve ortak topluluk hafızasıyla birleştirir.
- 14
Bâkır imâm-ı şâh-ı din
Ca’fer dürür
1Bâkır dinin imamı ve şahıdır;
2Câfer, gözle görülmüş kesin bilgidir.
Bâkır dinin imamı, Câfer ise gözle görülmüş kesin bilgi olarak anılır. Adların yanına eklenen bu nitelikler, silsileyi yalnız soy listesi olmaktan çıkarıp rehberlik ve bilgi makamlarının devamı hâline getirir.
- 15
Ser Kur’ân-ı mübin
Ali Ali Ali Ali
1Hepsinin başında apaçık Kur’an vardır;
2Ali, Ali, Ali, Ali.
Apaçık Kur’an’ın imamlar dizisinin başında bulunması, velayet bilgisini kutsal metinle ilişkilendirir. Ali nakaratı bu bağın topluluk dilindeki karşılığını tekrar ederek dizeyi inanç ritmine döndürür.
- 16
Kâzım Rızâ vü hem Takî
Oldur Ali Ali Nakî
1Kâzım, Rıza ve Takî;
2Ali yolundaki Nakî de odur.
Kâzım, Rıza, Takî ve Nakî adlarının peş peşe gelmesi On İki İmam silsilesini sürdürür. Nakî’nin Ali yolunda düşünülmesi, farklı kişileri aynı velayet kaynağının devam eden halkaları olarak gösterir.
- 17
Bu dünyede hayy-ül-Bâkî
Fehm eyle gel var bil Hak’kı
1Bu dünyada diri ve kalıcı olan odur;
2Gel, iyice anla ve Hakk’ı bil.
Diri ve kalıcı olanın dünyada bulunması, manevi rehberliğin geçmişte kalmadığını söyler. ‘Anla ve Hakk’ı bil’ çağrısı, adları saymanın ötesine geçip onların işaret ettiği hakikati kavramayı ister.
- 18
Ali Ali Ali Ali
Asker imâm-ı
1Ali, Ali, Ali, Ali;
2Yol gösteren İmam Askerî;
Ali zikrinden sonra İmam Askerî’nin yol gösterici niteliği belirtilir. Nakarat ile özel adın yan yana gelişi, silsilenin her halkasının Ali merkezli rehberliği kendi zamanında sürdürdüğünü anlatır.
- 19
Hem Mehdi-i sâhib livâ
Ma’sûm-i pâk Âl-i Abâ
1Sancağın sahibi Mehdî;
2Âl-i Abâ’nın tertemiz ve masum kişileri.
Sancak sahibi Mehdî ve Âl-i Abâ’nın masum kişileri, bekleyiş ile temiz soy düşüncesini buluşturur. Şiirin zikir dili böylece geçmiş imamların yanı sıra geleceğe yönelen manevi umudu da taşır.
- 20
Tâ ibtidâ vü intihâ
Ali Ali Ali Ali
1Başlangıçtan sona kadar
2Ali, Ali, Ali, Ali.
Başlangıçtan sona kadar Ali denmesi, şiirin zaman anlayışını tek cümlede toplar. Dört tekrarlı nakarat, önceki imam adlarını ve nitelikleri çevreleyen değişmez bağlılık çerçevesi olur.
- 21
Vîrânî’yem budur özüm
Evvel âhır budur sözüm
1Ben Viranî’yim; özüm budur;
2İlk ve son sözüm budur.
Viranî mahlasını söyleyerek özünün ve bütün sözünün bu inançtan ibaret olduğunu belirtir. Şair, uzun sıfat ve isim dizisini dışarıdan bir övgü değil kendi kimliğinin ilk ve son tanımı olarak sahiplenir.
- 22
Tabşurdum ana ben yüzüm
Kande bakam görür gözüm
1Yüzümü ona teslim ettim;
2Nereye baksam gözüm onu görür.
Yüzü Ali’ye teslim etmek yöneliş ve güveni, her bakışta onu görmekse bu teslimiyetin algıyı dönüştürdüğünü anlatır. Dış dünya kaybolmaz; şair nereye baksa aynı manevi işareti fark eder.
- 23
Ali Ali Ali Ali
1Ali Ali Ali Ali
Şiiri kapatan yalın Ali tekrarı, önceki bütün açıklamaları yeniden saf zikre indirger. İmamlar, kitap, nur ve teslimiyet hakkında söylenenler son anda tek ada dönüşür; söz biterken ritüel ses sürer.
Metnin kaynağı
Viranî isnadı tarihî baskının şair bölümü ve geleneksel aktarımına dayanır; kaynak paketi atfı kesinleştirmediği için “probable” korunmuştur.
Atıf kanıtını aç ↗Bektaşî Şairleri ve Nefesleri c.1-2, 1955; Viranî, basılı No. 3; PDF 219–220; 23 birim/45 dize. Kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz. Basılı aparat: (1) Bu mısra’ her bendin sonunda ikişer defa tekerrür etmektedir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Nedir ey gaziler benim yandığımVirânî · nefes→
Sözün sürekli dilde bulunması, ibadetin belli vakitlere sıkışmadığını gösterir. Tespih ve devamlı oruç, şairin Ali sevgisini yalnız söyleyiş değil beden ile zamanın tamamına yayılan bir yaşayış hâline getirdiğini bildirir.