Sevgili yola bastıkça yolu titreştirir
Şair sevgilinin yürüyüşünün yolu, yüz ışığının güneşle ayı ve öfkesinin kul ile şahı titrettiğini söyler. Saç ejder, beden taze fidan gibi hareket eder. Gözyaşına öfkeyi bırakmasını öğütler; âşığın ahının yeryüzünü sarsacağını bildirir. Ömer sonunda kaleminin şiir burcundaki hüneriyle usta şairleri bile titrettiğini öne sürer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Her kaçan bastıkça cânâ râhı tir tir titretir
Şu’le-i ruhsârı şems ü mâhı tir tir titretir
1Sevgili yola her bastığında yolu tir tir titretir.
2Yüzünün alevi güneşi ve ayı tir tir titretir.
- 2
-i yüzü cemâli şem’-i ruhsârı anın
Her görünce âşık-ı seyyâhı tir tir titretir
1Onun yüzünün ışığı, güzelliği ve yüz mumu
2Her göründüğünde gezgin âşığı tir tir titretir.
Yüz ışığı, güzellik ve mum imgesi gezgin âşığı her görünüşte titreştirir. Seyahat eden kişinin deneyimi onu dayanıklı kılmaz; sevgilinin bir anlık görünüşü bütün yol bilgisini askıya alır.
- 3
Azm-i gülşen eyledikçe gâhi şîr-i ner gibi
Çîn ber çîn halka halka zülfleri ejder gibi
1Bazen aslan gibi gül bahçesine yöneldiğinde
2Saçları kat kat, halka halka ejder gibidir.
Gül bahçesine aslan gibi giren sevgilinin saçları halka halka ejdere dönüşür. Zarif bahçe, güçlü hayvanlarla çevrili tehlikeli sahne olur ve güzellik ile korku aynı bedende birleşir.
- 4
Rûzigâr estikçe titrer sanki gibi
Hışma gelse kulları hem şâhı tir tir titretir
1Rüzgâr estikçe taze fidan gibi titrer.
2Öfkelense kulları da şahı da tir tir titretir.
Rüzgârda taze fidan gibi titreyen beden, öfkeye gelince kul ile şahı titreten güce dönüşür. Narinlik ve hükümranlık karşıtlığı sevgilinin hâline göre değişen etkisini keskinleştirir.
- 5
Dinle pendim kîl ü kâlim yok sana ey
Gel sakın hışmetmeği billâhi kalbinden gider
1Ey yaşlı göz, öğüdümü dinle; sana boş sözüm yok.
2Gel, sakın öfkelenme; Tanrı’ya yemin olsun, öfkeyi kalbinden çıkar.
Şair yaşlı gözüne boş konuşmadığını belirterek öfkeyi kalpten çıkarmasını öğütler. Gözyaşı, duygunun sonucu olmaktan çıkar ve kontrol edilmesi gereken iç hiddetin muhatabı hâline gelir.
- 6
Dilberâ âhım alursun kıl hazer berbâd eder
Âşıkın rûy-i zemîni âhı tir tir titretir
1Ey sevgili, ahımı alırsın; sakın, seni mahveder.
2Âşığın ahı yeryüzünü tir tir titretir.
Sevgili âşığın ahını alırsa bu nefes onu mahvedebilir. Âhın yeryüzünü sarsması, güçsüz görünen kişinin tek savunma aracını kozmik karşılık doğuran manevi kuvvet yapar.
- 7
İsteyen gelsün gazel alsun Ömer’den bî elem
Her amelde bir hünerdir anda
1Kedersiz gazel isteyen gelip Ömer’den alsın.
2Her işte bir hüner vardır; burada kalemin yazısı hünerdir.
Ömer’den gazel isteyen bunu acı çekmeden alabilir; her işteki ayrı hüner burada kalemin yazısıdır. Yaşanan sarsıntı, emek ve sanat sayesinde okurla paylaşılabilir nazım biçimine kavuşur.
- 8
Burc-i nazmın seyri erzânile çekmiştir kalem
Niçe mâhir şâiri her gâhi tir tir titretir
1Kalem şiir burcunun seyrini kolaylıkla çizmiştir.
2Nice usta şairi her zaman tir tir titretir.
Kalem şiir burcunun seyrini kolaylıkla çizip nice usta şairi titreştirir. Başlangıçtaki sevgili heybeti sonunda Ömer’in sanatına geçer; titreme redifi iki otoriteyi birbirine bağlar.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 13. dize “İsteyen gelsün gazel alsun Ömer’den bî elem”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 555 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Her kaçan dîvâneler bâzûsuna dâğ oynadırÂşık Ömer · Şiir→
Sevgilinin adımı yolu, yüz alevi ise güneş ile ayı titretir. Bedensel hareket ve parlaklık iki ayrı ölçekte sarsıntı yaratır; yeryüzü ile gök onun heybetinde aynı tepkiyi verir.