Hôr Bakma Fukarâya Sakın Ey Ehl-i Hüner
Beş bentlik bir mütekerrir müseddes. Her bent, aba giymiş dervişi hor görmemeyi öğütleyen aynı iki dizeyle kapanır; aradaki dizeler mevki ile değer arasındaki farkı işler ve son bentte velâyetin fukaradan çıktığı söylenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hôr bakma fukarâya sakın ey ehl-i hüner
Sûrete etme nazar sîrete bakub ekser
Kadir olmazsa da bir habbeye dünyâda eğer
Düşer lûtf-i Hudâ’ya mazhar
Etme dervîş-i abâpûşa hakaretle nazar
O da hâlince fenâ mülketinin şâhı geçer
1Sakın fukarayı hor görme, ey hüner sahibi
2Surete bakma, çoğunlukla sirete bak
3Dünyada bir habbeye bile gücü yetmese de
4Fenâ erleri Allah'ın lütfuna mazhar düşer
5Aba giymiş dervişe hakaretle bakma
6O da kendi hâlince fenâ ülkesinin şahı sayılır
- 2
Âdemi fıtrat-ı evvelde Hudâ-yi mutaâl
Kimisin şâh-ı cihân etti kimisin abdâl
Kimine sadr nasîb etti kime
Bu nasihatleri gûş et sakın ey
Etme dervîş-i abâpûşa hakaretle nazar
O da hâlince fenâ mülketinin şâhı geçer
1Yüce Allah, ilk yaratılışta insanı
2Kimini cihan şahı etti, kimini abdal
3Kimine başköşeyi nasip etti, kimine pabuçluk safını
4Ey iyi huylu, bu öğütlere kulak ver, sakın
5Aba giymiş dervişe hakaretle bakma
6O da kendi hâlince fenâ ülkesinin şahı sayılır
Bent, mevki farkını insanın eseri saymaz, ilk yaratılışa bağlar: paylaştıran kişi değil, dağıtan Tanrı'dır. Sadr ile saff-ı niâl bir meclisin iki ucudur — başköşe ile ayakkabıların bırakıldığı yer. Kimin nerede oturduğu kısmetse, oturana bakıp hüküm vermek de dayanaksız kalır.
- 3
Hünerine nazar et aybını pinhân eyle
Kibri ko yanına al âlemi seyrân eyle
Def’-i gam kıl güle bak yüzüne handân eyle
Hâtırını ele al lûtf edüb ihsân eyle
Etme dervîş-i abâpûşa hakaretle nazar
O da hâlince fenâ mülketinin şâhı geçer
1Hünerine bak, ayıbını gizle
2Kibri bırak, yanına al, âlemi seyret
3Gamını gider, güle bak, yüzünü güleç et
4Gönlünü al, lütfedip ihsanda bulun
5Aba giymiş dervişe hakaretle bakma
6O da kendi hâlince fenâ ülkesinin şahı sayılır
Bu bent soyut öğüt vermez, davranış tarif eder: bakma biçimi, yüz ifadesi, konuşma sırası. Dört dizenin dördü de “eyle” ile biter ve öğüt bir iş listesine dönüşür. “Kibri ko yanına al” ikilemi tek dizede yapılacak ile bırakılacağı yan yana kor.
- 4
Sâf dil ol yere ko yüzünü çün âb-ı revan
Kaynayub tekye-i aşk içre varub niçe zaman
Bir bilür şâh u kadrini ehl-i irfan
Yedi iklime olursan da eğer şâh-ı cihan
Etme dervîş-i abâpûşa hakaretle nazar
O da hâlince fenâ mülketinin şâhı geçer
1Temiz gönüllü ol, akarsu gibi yüzünü yere koy
2Nice zaman aşk tekkesinde kaynayıp durarak
3İrfan ehli, şahla dilencinin değerini bir bilir
4Yedi iklime cihan şahı olsan bile
5Aba giymiş dervişe hakaretle bakma
6O da kendi hâlince fenâ ülkesinin şahı sayılır
Suyun benzetmesi tam yerinde durur: akarsu ancak yüzünü yere koyarak akar, alçalması hareketinin şartıdır. Üçüncü dize bentin hükmünü verir — irfan ehli için şah ile dilenci aynı terazidedir. Dördüncü dize bu ölçüyü en yüksek makama uygular ve tekrar beytine bağlar.
- 5
Münkir olma fukarâya yürü zâhid zinhâr
Rifk ile bak yüzüne lûtf ile eyle güftâr
Fukarâdan kopar erbâb-ı velâyet her bâr
Gel Kalender sözüne eyleme lûtf et inkâr
Etme dervîş-i abâpûşa hakaretle nazar
O da hâlince fenâ mülketinin şâhı geçer
1Ey zâhid, yürü, sakın fukarayı inkâr etme
2Yüzüne yumuşaklıkla bak, sözü lütufla söyle
3Velâyet erleri her defasında fukaradan çıkar
4Gel, lütfet, Kalender'in sözünü inkâr etme
5Aba giymiş dervişe hakaretle bakma
6O da kendi hâlince fenâ ülkesinin şahı sayılır
Son bentte muhatap değişir: hüner sahibi gider, zâhid gelir. Üçüncü dize şiirin gerekçesini nihayet açık eder — ermişler zenginden değil fukaradan çıkar, dolayısıyla hor görülen kişi yarının velîsi olabilir. Mahlas dizesi aynı fiili kendi sözü için tekrarlar: inkâr etme.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144549 numaralı sürüm esas alındı; Ergun derlemesinin Kalender faslındaki —6— numaralı şiirdir. Sıra numarası ile metnin başındaki “— Müseddes —” nazım şekli etiketi metne alınmadı. Sayfanın sonundaki “YETİMΔ başlığı ve ardından gelen biyografi paragrafları KİTABIN SONRAKİ BÖLÜMÜNE aittir, bu şiirin parçası değildir; aktarım aralığı 125. sayfaya taştığı için sayfada görünüyorlar, metne alınmadı. Beş bendin her biri altı dizedir ve son iki dize her bentte aynen tekrarlanır; arşiv bentli nazım şekillerini “dörtlük” birimiyle kaydettiği için unitKind burada da “dörtlük” bırakıldı. Matla dizesi kalıba göre bir hece eksiktir; kalan dizeler Fe'ilâtün ×3 + Fe'ilün kalıbına oturuyor, son tef'ile yer yer Fa'lün'e dönüyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Her câna kalan serseriye er demesinlerKalender Abdal · Gazel→
Şiirin muhatabı ilk dizede seçilir: yoksul değil, “ehl-i hüner”. Öğüt yukarıdan aşağıya değil, aşağıdakini savunmak için yukarıya söylenir. Habbe, en küçük ağırlık ölçüsüdür; bir habbeye gücü yetmeyen ile bir mülkün şahı, tekrar dizelerinde aynı cümlede buluşur.