DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Hudâ Lutfı Var El-hamdü-li’llâh
Gazel · 18. yüzyıl

Hudâ Lutfı Var El-hamdü-li’llâh

Fahrî, bollukta ve darlıkta hamdi sürdüren; ümmet, teselli ve şükür bağlarını ortak sesle kuran bir şiir söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hudâ lutfı var ‘El-hamdü-li’llâh’

    Bize dâ’im şükür ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Allah'ın lütfu vardır; Allah'a hamdolsun.

    2Bize sürekli şükür düşer; Allah'a hamdolsun.

    Matla, lütfu bildiren yarımla şükrü buyuran yarımı yan yana koyar: birincisi Hakk'a ait, ikincisi kula düşen paydır. Dâ’im sözcüğü bu payın bir defalık değil, hiç kapanmayan bir borç olduğunu belirtir.

  2. 2

    Muhammed ümmetinden itdi bizi

    Şükür dâ’im şükür ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Bizi Muhammed'in ümmetinden kıldı;

    2sürekli şükür, şükür; Allah'a hamdolsun.

    Ümmete katılmak burada bir doğum değil, itdi fiiliyle bir kılınma olarak anlatılır. Şükür dâ’im şükür yinelemesi yalnız ölçüyü doldurmaz; sözcüğün iki kez söylenmesi, bu kılınmanın karşılığının tek bir teşekkürle ödenemeyeceğini duyurur.

  3. 3

    vü evliyâyız

    Diriz Yâ Rab saña ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Peygamberleri ve velileri doğrulayanlarız;

    2ey Rabbim, sana ‘Allah'a hamdolsun’ deriz.

    Mukırr ikrar eden demektir; inanç burada bir duygu değil, sözle üstlenilen bir tasdik işlemidir. Peygamberlerle velilerin aynı ikrarda birleştirilmesi, iki ayrı silsileyi tek bir bağlılık cümlesinde toplar.

  4. 4

    Tesellî nûrunuñ mazharlarıyız

    Diyelim rûz-ı şeb ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Teselli nuruna erişenleriz;

    2gece gündüz ‘Allah'a hamdolsun’ diyelim.

    Teselli bir duygu olmaktan çıkıp nura dönüşür ve konuşanlar o nurun düştüğü yer, yani mazhar sayılır. Böylece avunma dışarıdan işitilen bir söz değil, üzerine ışık düşenin taşıdığı bir hâl olur.

  5. 5

    Eger vü zarrâda hemîşe

    Hudâvendâ diriz ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Bollukta da darlıkta da her zaman

    2ey Rabbim, ‘Allah'a hamdolsun’ deriz.

    Serrâ ile zarrâ karşıtlığı hamdi koşula bağlı olmaktan çıkarır: bolluk minnettarlığın kolay, darlık ise sınandığı yerdir. Hemîşe bu iki uç arasındaki bütün zamanı kapatır ve arada hamdsiz bir aralık bırakmaz.

  6. 6

    Bu Fahrî-i günâhkâr ez-cân-ı dil

    Müdâm diriz şükür ‘El-hamdü-li’llâh’

    1Bu günahkâr Fahrî canıgönülden

    2sürekli şükredip ‘Allah'a hamdolsun’ der.

    Son beyitte günahkârlık gizlenmez, ez-cân-ı dil ile birlikte söylenir; kusurun itirafı ile içtenliğin beyanı aynı dizede durur. Şükrün müdâm niteliği, kusurun sürekliliğine verilmiş bir karşılık gibi okunur.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf173-printed164-n137. Bu görüntü aralığında 137 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 12 dizedir; basılı ölçü satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHudânuñ Lutfı Var El-hamdü-li’llâh
Hudânuñ lutfı var ‘El-hamdü-li’llâh’
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

mukırr

Doğrulayan

enbiyâ

Peygamberler

evliyâ

Veliler

mazhar

Erişmiş

serrâ

Bolluk

zarrâ

Darlık