Yusuf’un güzelliği dillerde destan oldu
Yusuf’un güzelliği dillere destan olmuş, şair de canını onun uğruna kurban etmiştir. Sevgili âşıkların nabzını imadan anlar; göğsü, boynu, ceylan gözleri ve inci dişleri güneşi bile mat edecek ölçüde övülür. Bedestendeki dükkâna nazla gelişi çevreyi aydınlatırken nice dertliyi ağlatır. Ömer her sabah göğe yükselen ahına rağmen Yusuf’un merhamet ve iman göstermediğinden yakınır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hüsnile dillerde ismi oldu destan Yûsuf’un
Kuşça cânım eyledim uğruna kurban Yûsuf’un
1Yusuf’un güzelliğiyle adı dillerde destan oldu.
2Kuş kadar hafif canımı Yusuf’un uğruna kurban ettim.
- 2
Ehl-i dildir âşıkların nabzın tutar
Olmamak mümkin midir hükmüne ferman Yûsuf’un
1O gönül ehlidir; âşıkların nabzını imayla tutar.
2Yusuf’un hükmüne boyun eğmemek mümkün müdür?
Gönül ehli Yusuf, âşıkların durumunu açık itiraftan önce nabız ve imayla anlar. Onun hükmüne boyun eğmenin kaçınılmaz sayılması, bu sezgisel bilgiyi bir hükümdar yetkisine dönüştürür.
- 3
mat ederdi çözseler
Böyle bir mahbub bulunmaz bu cihânı gezseler
1Göğüs bağını çözseler güneşi bile mat ederdi.
2Bütün dünyayı gezseler böyle bir sevgili bulunmaz.
Göğüs bağının çözülmesiyle güneşin mat olacağı düşüncesi, örtünün ardındaki parlaklığı büyütür. Dünyada benzerinin bulunmaması, bedensel güzelliği tek ve karşılaştırılamaz ilan eder.
- 4
Binde biri vasfolunmaz belki medhin yazsalar
Sanki billurdan seçilmez düğme gerdan Yûsuf’un
1Övgüsü yazılsa güzelliğinin binde biri bile anlatılamaz.
2Yusuf’un boynu ve düğmesi billurdan ayırt edilemez.
Yazı, Yusuf’un övgüsünün binde birini bile taşıyamaz; sözün yetersizliği güzelliğin ölçüsünü artırır. Billur düğme ile boynun ayırt edilememesi tenin parlak ve pürüzsüz niteliğini gösterir.
- 5
Gözleri âhû misâli dişleri
Yâ nice medhetmeyeyim gün begün buldu şeref
1Gözleri ceylan gibi, dişleri Necef incisidir.
2Onu nasıl övmeyeyim; şerefi günden güne arttı.
Ceylan gözü ve Necef incisi diş, bakış ile gülüşü iki değerli imgeye bağlar. Günden güne artan şeref, bu görünüşün geçici bir çekicilik değil sürekli büyüyen toplumsal ün yarattığını anlatır.
- 6
Nâzile dükkâna gelse şu’le verir her taraf
Ağladır çok derdimendi şimdi meydan Yûsuf’un
1Dükkâna nazla gelse her tarafa ışık verir.
2Yusuf’un meydanı şimdi birçok dertliyi ağlatır.
Yusuf dükkâna girdiğinde çevre ışığa boğulur; ticaret alanı güzellik gösterisine dönüşür. Aynı meydanın dertlileri ağlatması, parıltının âşıklar için sevinç değil erişilmezlik acısı da taşıdığını gösterir.
- 7
Bilmez isen semtini var şu yana
Hak Taâlâ hubların serdarlığın vermiş ana
1Yerini bilmiyorsan bedesten tarafına git.
2Yüce Tanrı güzellerin komutanlığını ona vermiş.
Bedesten, sevgilinin bulunabileceği somut adres olarak verilir; Tanrı’nın onu güzellerin serdarı kılması ise bu yerel kişiyi bütün güzellik topluluğunun başına geçirir.
- 8
Sevdiğim mağrur tabîat iltifat etmez bana
derdimendi vardı üryan Yûsuf’un
1Sevdiğim kibirli yaradılışlıdır, bana ilgi göstermez.
2Yusuf’un çıplak gezen, sayısız dertlisi vardır.
Kibirli sevgilinin iltifatsızlığı ile sayısız dertlinin çıplak hâlde dolaşması arasında sebep ilişkisi vardır. Yusuf’un tek bakışı esirgemesi, çevresinde korunmasız ve çaresiz bir âşık kalabalığı üretir.
- 9
Salınur servi gibi zülfü siyâhım her seher
Âh edince dökülür cümle günâhım her seher
1Siyah saçlı sevgilim her sabah servi gibi salınır.
2Her sabah ah edince bütün günahlarım dökülür.
Servi gibi salınan siyah saçlı sevgili sabah görüntüsünün merkezidir. Şairin aynı vakitte ettiği ahın günahları dökmesi, seyir acısını arınmaya benzeyen manevi bir sonuca bağlar.
- 10
Der ki Ömer âsümâna çıktı âhım her seher
Bilmezem ki yok mudur göğsünde îman Yûsuf’un
1Ömer der ki: Her sabah ahım göğe çıktı.
2Yusuf’un göğsünde hiç iman yok mu, bilmiyorum.
Ömer’in ahı her sabah göğe kadar yükselse de Yusuf’ta merhamet belirtisi görülmez. Göğüste iman bulunup bulunmadığı sorusu, sevgilinin güzelliğini değil acı çekenlere karşı duyarsızlığını yargılar.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 19. dize “Der ki Ömer âsümâna çıktı âhım her seher”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 502 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Yusuf’un adı güzellik sayesinde ortak bir destana dönüşür; şair de kuşa benzettiği narin canını bu ünün sahibine sunar. Kurbanlık sözü hayranlığın bedelini açıkça yaşamla ölçer.