DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Hulûsî/Hüsnüñ Ziyâsını Görendir Mâhtâbıñ Seniñ
Gazel · 19. yüzyıl

Hüsnüñ Ziyâsını Görendir Mâhtâbıñ Seniñ

Sevgilinin güzelliğini ay, güneş ve mum ışıklarıyla öven gazel, kaşı mihrap, gönlü Kâbe sayarak ölmeden önce ölme düşüncesini bağışlanma umuduna bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hüsnüñ ziyâsın görendir mâhtâbıñ seniñ

    Pervâne şem‘iñ yanupdur âf-tâbıñ seniñ

    1Senin güzelliğinin ışığını gören ayındır;

    2senin güneşin, mumunda yanmış pervanedir.

    Matla ışığın kaynağını tersine çevirir: ay senin güzelliğini gördüğü için parlar, güneş de mumunda yanan bir pervaneden ibaret kalır. Gök cisimleri böylece bağımsız kaynak olmaktan çıkıp sevgilinin ışığının yansımasına indirgenir.

  2. 2

    ‘Âşıklarıñ secdesi mihrâbıdır kaşlarıñ

    Sensin anı Kur’ân kitâbıñ seniñ

    1Âşıklarının secde mihrabı senin kaşlarındır;

    2önder sensin, senin kitabın Kur'an'dır.

    İkinci beyit kaşı mihraba benzeten mazmunu alıp ibadetin bütün donanımını sevgiliye bağlar: kıble kaş, önder sevgili, okunan kitap Kur’an olur. Secdenin kendisi değişmez, yalnız yöneldiği yer açıkça beyan edilir.

  3. 3

    İrdi göñül Ka‘besine kenzindeki şâhlarıñ

    Tevhîd olan kalblere feth oldı bâbıñ seniñ

    1Hazinesindeki şahlar gönül Kâbe'sine erişti;

    2tevhide eren kalplere senin kapın açıldı.

    Üçüncü beyit önceki mihrabı Kâbe’ye büyütür ama yerini gönül olarak belirtir. Kapının ‘feth’ olunması bu sözcüğün hem açılma hem zapt anlamını çalıştırır: kalp tevhide erdiğinde kapı zorlanmadan alınmış sayılır.

  4. 4

    Ölmezden evvel ölüp sâ‘atde biñ cân viren

    Hakkdır enîsim diyen neyler ‘azâbıñ seniñ

    1Ölmeden önce ölüp bir saatte bin can veren,

    2'yoldaşım Hakk'tır' derse senin azabını neylesin?

    Dördüncü beyit ölümü sayıya döker: bir saatte bin can. Sürekli yinelenen bu ölüm, bir kez gelecek azabı işlevsiz bırakır; enîs, yani yakın arkadaş sözcüğü korkuya dayalı ilişkiyi yoldaşlıkla değiştirir.

  5. 5

    Kabriñ içün varmadan rahmet ile yunsalar

    idersiñ suâl yokdur hesâbıñ seniñ

    1Kabre varmadan rahmetle yıkanırlarsa,

    2bağışlarsın; senin hesabında soru yoktur.

    Beşinci beyit yıkanmayı ölüm sonrası törenden alıp kabir öncesine taşır. Sorgusuz hesap, muhasebenin kaldırılması değil kararın önceden verilmiş olmasıdır; bağışlanma burada sonuç değil hesabın başlangıç koşuludur.

  6. 6

    Evsâf-ı cem‘iñ Hulûs eylerdi göñlüm sürûr

    Takvâ-yı olan ister hitâbıñ seniñ

    1Ey Hulûsî, senin bütün vasıfların gönlümü sevindirirdi;

    2gerçek takva sahibi senin hitabını ister.

    Mahlas beytinde sevinç geçmiş zamanla anılır: vasıfları saymak gönlü bir zamanlar şenlendirirdi. Şimdi istenen tasvir değil hitap, yani doğrudan söz almaktır; tahkîk takvası da taklitle yetinmeyip kaynağından duymayı şart koşar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.6ecdcb51-eb8e-4906-9609-1ecdf1ed3d9a:pdf358-printed345-n271. Gerçek PDF görüntü 358, basılı s. 345'te 271 numarasıyla başlayıp sonraki numaradan önce biten tam 12 dize görsel olarak doğrulandı; basılı ölçü satırı esas alındı. Profil dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde ayrıca gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKervân Gider Yollarda Koymaz Yabân İllerde
Kervân gider yollarda koymaz yabân illerde
Ömer Hulûsî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

ziyâ

Işık

mâhtâb

Ay ışığı

âf-tâb

Güneş

pîşvâ

Önder

güfrân

Bağışlanma

tahkîk

Gerçeğini doğrulama