DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Emîn Belîğ/İder Ol Âftâb Evc-i Hüsne Kec Nigâh Kevkeb
Gazel · 18. yüzyıl

İder Ol Âftâb Evc-i Hüsne Kec Nigâh Kevkeb

Yıldızı sevgilinin güzellik güneşine yan bakan, siyah beni gökteki tek kara yıldız sayan gazel; İskender'in karanlık ülkesi, altın taç, çöl külahı ve yol gösteren yıldızla talih dilini aşkın kozmolojisine çevirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    İder ol âftâb evc-i hüsne kec nigâh kevkeb

    Anıñçün menzili ‘âlî iken oldı tebeh kevkeb

    1Yıldız, güzellik doruğundaki o güneşe yan bakar;

    2bu yüzden makamı yüksekken mahvolmuştur.

    Gazel bir bakış hatasıyla açılır: yıldız güneşe düz değil ‘kec’, yani yan bakar. Cezası da bakışına uygundur — yeri yüksekken mahvolur. Beyit böylece yükseklik ile emniyeti ayırır; makam, yanlış yöne çevrilmiş bir bakışı kurtarmaya yetmez.

  2. 2

    O şûhuñ -i ruhunda feyz-yâb olmuş

    Felekde ahterimden gayrı yokdur bir siyeh kevkeb

    1O güzelin yanağındaki ben tanesinden bereket almış;

    2gökte benim talih yıldızımdan başka kara yıldız yoktur.

    Yanaktaki ben bir ‘tâne’, yani tohum gibi düşünülür ve bereketin kaynağı olur. İkinci dize göğü tarayıp tek bir kara yıldız bulur: konuşanın kendi talihi. Sevgilinin beniyle şairin bahtı aynı siyahlıkta buluşur, ama biri feyz verir, öteki uğursuzluk.

  3. 3

    ‘Aceb mi tutsa İskender gibi iklîm-i zulmâtı

    Rikâbında olur mâh-ı şeb-ârânuñ kevkeb

    1İskender gibi karanlıklar ülkesini tutsa buna şaşılır mı?

    2Yağmurlu gecelerin ayının üzengisinde yıldızlar ordu olur.

    Karanlık burada kaybolunacak yer değil, fethedilecek bir ülkedir; İskender'in zulmet seferi ölçü olarak anılır. İkinci dize gökyüzünü askerî bir düzene sokar: ay hükümdar, yıldızlar üzengisindeki ordudur. Gece böylece dağınıklık değil saf düzeni olur.

  4. 4

    Temâşâ eyle yârüñ nakş-ı rûyı hâl-i ebrûsın

    Nice bir araya cem‘ oldı bilmem mihr ü meh kevkeb

    1Sevgilinin yüz nakşını, benini ve kaşını seyret;

    2güneş, ay ve yıldızın nasıl bir araya geldiğini bilmiyorum.

    Okur bakmaya çağrılır, ama bakışın sonucu bilgi değil şaşkınlıktır: ‘bilmem’. Yüz, ben ve kaş üçlüsü güneş, ay ve yıldıza karşılık gelir; sevgilinin yüzü tek bir yerde toplanmış bir gökyüzü olur. Beyit açıklamayı reddederek hayreti korur.

  5. 5

    Cihânda derd-i serdir bâr-ı zîb-i

    Cünûn erbâbına sahrâda besdir kevkeb

    1Altın tacın süs yükü dünyada baş ağrısıdır;

    2çılgınlık ehline çölde yıldızlı gece külahı yeter.

    Altın taç bir süs değil yük, üstelik doğrudan başa binen bir ağrı sayılır. Karşısına çölde yaşayan mecnunun gece külahı konur: yıldızlı gökten başka başlık istemez. Beyit iktidar ile kanaati aynı organ üzerinden, baş üzerinden karşılaştırır.

  6. 6

    Bu zulmet-gâhda rûşen-dilâne pey-rev ol zîrâ

    Gice yâbânda kalsa gösterir güm-râha reh kevkeb

    1Bu karanlık yerde aydın gönüllülerin izinden git;

    2çünkü yıldız, gece kırda kalan yolunu şaşırmış kişiye yolu gösterir.

    Öğüt burada doğrudan verilir: karanlıkta gönlü aydınlık olanın ardından git. Gerekçe pratiktir — kırda gecelemek zorunda kalan yolunu yıldızla bulur. Aynı yıldız, ilk beyitte mahvolan varlıkken burada yol gösterici olur; imge ikinci kez tersine çevrilir.

  7. 7

    Mukadderden beter iş sa‘d u nahsa i‘tibâr olmaz

    Nişân olmuş Belîgâ tîr-i âha bî-güneh kevkeb

    1Takdir edilenden daha beter bir işte uğurlu-uğursuz diye bir itibar kalmaz;

    2ey Belîğ, günahsız yıldız ah okuna hedef olmuştur.

    Makta yıldız falına doğrudan itiraz eder: uğurluyla uğursuza itibar etmek kaderin kendisinden beter bir iştir. Son dizede yıldız artık işaret değil hedeftir; ah oku ona yönelir ve ‘bî-güneh’ sıfatı suçun gökte değil bakan kişide olduğunu ima eder.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.de5bf684-adac-4840-a246-d2ddcb5fc3e7:g11-pdf77-78. Ana neşirde G11, basılı s.46–47/PDF 77–78; 7 beyit, basılı ölçü adı, mahlaslı makta ve G12/PDF 78 ile sınır sabittir. Ana ile Demirel arasındaki âftâb/âfitâb-ı ve nigâh/nigeh farkları sessizce birleştirilmedi. Demirel 2005 yalnız kısa okuma farkı, sınır, mahlas ve ölçü denetiminde ikincil tanık olarak kullanıldı; tezin tam metni aktarılmadı. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur, PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiir‘Îsî gibi tecrîd güzîn ferd olayımMehmed Emîn Belîğ · Rubai

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

evc-i hüsn

Güzelliğin doruğu

dâne-i hâl

Yüzdeki ben tanesi

iklîm-i zulmât

Karanlıklar ülkesi

rikâb

Üzengi; hükümdarın yakın çevresi anlamı da taşır

sipeh

Ordu

efser-i zerrîn

Altın taç

şeb-küleh

Geceyi andıran külah

sa‘d u nahs

Uğurlu ve uğursuz sayılan işaretler