İki bülbül geldi, tüyü yeşilden
Gündeşlioğlu eşinden ayrılmış, yeşil tüylü ve renkli başlıklı iki kuşu anlatır. Kuşun huri ya da melek kadar güzel soyu övülür; şair yaylalara çıkıp sümbül biçmesini ve Tanrı’nın kanat vermesiyle eşiyle uçmasını diler. Son hüküm, tek kuş için diyar diyar savrulmamaktır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
İki bülbül geldi tüyü yeşilden
Kepezini [1] alamadım başından
1Yeşil tüylü iki bülbül geldi.
2Başındaki renkli başlığı çıkaramadım.
- 2
Yayılırken ayrı düşmüş eşinden
Ötsem garip garip varsam tutulmaz
1Yayılırken eşinden ayrı düşmüş.
2Garip garip ötsem ve peşinden gitsem tutulmaz.
Eşinden ayrı düşen kuşun garip ötüşü şairin yalnızlığıyla birleşir. Peşinden gidilse bile tutulamaması, sevilen varlığın acısının hissedilebildiğini fakat zorla ele geçirilemeyeceğini anlatır.
- 3
Kimi yeri [2] kim [3] yeri sarı
Gün gibi batıyor görünmez moru
1Bir yeri ala, bir yeri sarıdır.
2Güneş gibi batıyor; moru görünmüyor.
Ala, sarı ve görünmeyen mor aynı bedende hareket eden renklerdir. Güneş gibi batma benzetmesi kuşun uzaklaşırken ışığını kaybetmesini; baş tüyleriyle yeri dövmesi ise huzursuzluğunu gösterir.
- 4
Kepezi başında döğüyor yeri
Ötsem garip garip varsam tutulmaz
1Başındaki tüyleriyle yeri dövüyor.
2Garip garip ötsem ve peşinden gitsem tutulmaz.
Nakaratın dönüşü ilk görüntüyü duygu hükmüne çevirir: garip ses ve takip yine yakalamaya yetmez. Şair tekrar aracılığıyla kuşun özgürlüğünü ve ayrılık karşısındaki çaresizliği pekiştirir.
- 5
Huri mi melek mi bunun anası
Her bahçede güller deresi
1Bunun anası huri mi, melek mi?
2Her bahçede gonca güller deresi.
İlk dize kuşun annesini huri veya melek sayacak kadar olağanüstü bir soy arar. İkinci dizedeki alışılmadık ‘gonca güller deresi’ basılı yüzeyi çözümlenmeden ‘derler’ fiiline çevrilmez; bahçe ve gül imgesi tahmin edilmeden korunur.
- 6
Cenneti âlâdan çıkmış siması
Bunun soyu bu kuşlara benzemez
1Yüzü yüce cennetten çıkmış gibidir.
2Bunun soyu öteki kuşlara benzemez.
‘Soyu kuşlara benzemez’ hükmü önceki ilahi köken sorusunu tamamlar. Şair belirli renk ve hareketleri gördükten sonra eşsizliği yalnız görüntüye değil yaratılışa ait kalıcı fark olarak düşünür.
- 7
GÜNDEŞLİOĞLUM yaylalara çıkasın
Deste deste mor sümbüller biçesin
1Gündeşlioğlu, yaylalara çıkasın.
2Deste deste mor sümbül biçesin.
Mahlaslı öğütte yayla ve mor sümbül özgür, bereketli hayatı temsil eder. Gündeşlioğlu kuşa hükmetmek yerine Tanrı’dan kanat ve eşli uçuş dileyerek ayrılığın doğal biçimde sona ermesini ister.
- 8
Mevlâm kanat vere bile uçasın
Bir kuş için uçulmaz
1Tanrım sana kanat versin, birlikte uçasın.
2Bir kuş için diyar diyar uçulmaz.
Son dize tek kuş uğruna diyar diyar uçmayı ölçüsüz bulur. Bu hüküm önceki hayranlığı silmez; sevginin peşinde benliği ve yurdu kaybetmemek için şairin kendisine koyduğu sınırdır.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Gündeşlioğlu mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Gündeşlioğlu bölümü, 1 numaralı metin: 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Yeşil tüy kuşu baharın canlı rengine bağlarken iki bülbül birlik ihtimalini gösterir. Başındaki kepezin alınamaması, güzelliğin sahip olunacak süs değil uzaktan görülen özgür bir işaret olduğunu belirtir.