Ǿİlm ü fażl ile yegāne yine bir źāt-ı şerįf
Akîk Camii imamı Mustafa Efendi'nin ilmi, farz ve vaciplere özeni, ardından Firdevs'e erişmesi için edilen dua 1176'da kaydedilir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ǿİlm ü fażl ile yegāne yine bir
Aķįķ cāmiǾine olup imām
1İlim ve erdemle eşsiz, seçkin bir kişiydi;
2Tanrı'nın lütfuyla Akîk Camii'ne imam oldu.
- 2
Nice yıllar sünnet-i pāk-i Resūlu’llāh ile
itdi ġāyet ihtimām
1Uzun yıllar Tanrı elçisinin temiz sünnetiyle,
2vaciplere ve farzlara büyük özen gösterdi.
Uzun yıllar peygamberin temiz sünnetine, vaciplere ve farzlara özen göstermesi, imamın ilk beyitteki faziletini davranışla destekler. Süre, dinî ilke ve uygulama birlikte verilerek övgü soyut sıfatlardan sürekli ibadet disiplinine geçer.
- 3
Terk-i dünyā ile āħir eyledi
Ĥūrį vü ġılmān-ile ide Behişt içre ħırām
1Sonunda dünyayı bırakıp ahirete yöneldi;
2cennette huriler ve hizmetkârlarla dolaşsın.
Dünyayı terk edip ahirete yönelme, ölümü amaçlı bir yolculuk diliyle anlatır. Huriler ve gılmanlarla cennette dolaşma duası, camideki düzenli hizmet hayatını öte dünyada serbest ve onurlu bir gezinti tasavvuruyla karşılar.
- 4
Bir duǾā-yı ħayr ile tārįħ-i fevtidür Nažįr
Muśŧafā Efendiye firdevs ola yā Rab maķām
1Ey Nazîr, ölüm tarihi bir hayır duasıdır:
2ey Tanrım, Firdevs Mustafa Efendi'ye makam olsun.
Şair kendisine seslenerek ölüm tarihinin bir hayır duası olduğunu açıklar. Mustafa Efendi için Firdevs'in makam olması dileği, dünyadaki imamet makamıyla cennetteki yer arasında bilinçli bir karşılık kurar ve tarih hesabını dua işleviyle tamamlar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih188-pdf1061; Târihler no.188, basılı 1016/gerçek PDF 1061, basılı yıl 1176; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Mustafa Efendi önce ilim ve faziletle eşsiz, seçkin bir kişi diye tanıtılır; Akîk Camii imamı oluşu bu ahlâkî ve ilmî portreden sonra gelir. Görevin Tanrı'nın lütfuyla kazanılması, makamı kişisel başarı kadar ilahî ihsan olarak da çerçeveler.