İnsan İnsan Derler İdi
Altı bendin her biri bir kavramı adlandırıp “şimdi bildim” nakaratıyla kapanır: insan, iman, güman, erkân, mihman, nişan. Şiir işitilerek öğrenilen sözü yaşanarak bilinen şeyden ayırır ve bilmenin yerini dışarısı değil kalp olarak gösterir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
İnsan insan derler idi
İnsan nedir şimdi bildim
Can can deyu söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim
1“İnsan insan” derlerdi;
2insan nedir, şimdi bildim.
3“Can can” diye söylerlerdi;
4ben can nedir, şimdi bildim.
- 2
buldu bulan
Bulmadı taşrada kalan
Mü’minin kalbinde olan
Îman nedir şimdi bildim
1Bulan kendi içinde buldu,
2dışarıda kalan bulamadı.
3Müminin kalbinde olan
4iman nedir, şimdi bildim.
İçerisi ile dışarısı karşıtlığı ilk iki dizeye sıkıştırılmış: “kendüzünde” ile “taşrada” aynı arayışın iki yönüdür. Üçüncü dize aramanın yerini adlandırıyor — kalp — ve nakarat orada bulunanı imanla eşitleyerek bendin mantığını tamamlıyor.
- 3
Takvâ ehlinin sattığı
Mü’minlerin ok attığı
Münkirlerin ettiği
nedir şimdi bildim
1Takva ehlinin sattığı,
2müminlerin ok attığı,
3münkirlerin şüphe ettiği:
4güman nedir, şimdi bildim.
Üç dize üç zümreyi sıralayıp dördüncüde tek kelimede buluşturuyor; “şekk” ile “güman” eşanlamlı olduğu için son dize üçüncüyü yankılıyor. Takva ehlinin bir şey “satması” beklenmedik bir fiildir ve şairin başka şiirlerinde de işlettiği alışveriş mecazına bağlanır.
- 4
Bir kılı kırk yardıkları
Birin köprü kurdukları
Erenler gösterdikleri
nedir şimdi bildim
1Bir kılı kırka yardıkları,
2birini köprü kurdukları,
3erenlerin gösterdikleri:
4erkân nedir, şimdi bildim.
Deyim ile inanç aynı görüntüde birleşiyor: kırka yarılan kıl hem titizliğin atasözü hem kıldan ince sırat köprüsüdür. Kırk parçadan birinin köprüye dönüşmesi, erkânın gündelik dikkat ile ahiret geçidini tek ölçüye bağladığını söylüyor.
- 5
Sıfât ile olmuşum
Kadr ile berât olmuşum
Hak ile vuslat olmuşum
Mihman nedir şimdi bildim
1Sıfatla zat olmuşum,
2Kadir'le Berat olmuşum,
3Hak ile vuslat olmuşum;
4konukluk nedir, şimdi bildim.
Bent, kelâmın iki temel terimini (sıfat–zât) ve iki mübarek geceyi (Kadir–Berat) eşleyerek yükseliyor; üç dize de “olmuşum” ile bitip vahdet iddiasını basamak basamak kuruyor. Nakaratın “mihman”ı ise varılan yerde ağırlanan konuktur: birleşme, bir davetle adlandırılıyor.
- 6
Muhyeddin eder Hak kadir
Görünür her şeyde hâzır
Ayan nedir nedir
Nişan nedir şimdi bildim
1Muhyeddin der ki: Hak kadirdir,
2her şeyde hazır görünür.
3Açık nedir, gizli nedir,
4nişan nedir, şimdi bildim.
Makta bendi, önceki bentlerde tek tek öğrenilenleri “ayan–pinhan” çiftinde topluyor: açık ile gizli aynı görünüşün iki yüzü sayılınca nakaratın sorusu son kez sorulabiliyor. “Nişan” hem iz hem işaret demek; şiir bilmeyi bir iz okuma işi olarak bitiriyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 143963 numaralı sürüm esas alındı; sayfa Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” taramasının 144-157. yapraklarını topluca aktardığı bölüm sayfasıdır, bu yüzden şairin bu partideki bütün şiirleri aynı adresi ve aynı sürüm numarasını taşır. Metin Ergun'un “—10—” sıra numarasıyla dizdiği nefestir; sıra numarası ve “—8—” hizasındaki “— Sekiz heceli şiirler —” tasnif başlığı metne alınmadı, ama ölçüyü o başlık belirledi ve sayım da doğruladı: yirmi dört dizenin yirmi dördü de 8 hece. Kaynakta “Mü’minin”, “Mü’minlerin” gibi kelimelerdeki kıvrık kesme işaretleri düz kesmeye çevrilmeden korundu; başka dizgi sorunu yok.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Muhyeddin bu dört nedirMuhyiddin Abdal · Şiir→
Nefes, duyulan söz ile bilinen şey arasındaki farkla açılıyor: “derler idi” başkalarının geçmişte kalan lafı, “şimdi bildim” ise şairin kendi tecrübesidir. Bendin iki yarısı aynı kalıbı tekrarlayarak nakaratı daha ilk dörtlükte kurup şiirin bütün ritmini belirliyor.