DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/İntizârım ey gözü âhû seher vaktinde gel
Şiir · 17. yüzyıl

İntizârım ey gözü âhû seher vaktinde gel

Ceylan gözlü sevgilinin seherde gelip kuluna yüz göstermesi beklenir; konuşan sabaha dek ‘yâ Hû’ çeker ve gözüne uyku girmez. Aşk hastasının gecesi feryatla geçerken sevgili doğru sabah gibi kederden uzaktır; âşığın iç levhası kin ve hileden temizdir. Güller sevgilinin gülüşünü kıskanır, düşkün gönülden yüz kokusunu esirgememesi istenir. Gönül uzun süredir hicran çeker ve sevgilinin gönül misafiri olmasını bekler. Ömer’in gamhanesine geliş çağrısı, kaynak gövdesindeki eksik “Bir . . .” dizesi tamamlanmadan korunur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ey gözü âhû seher vaktinde gel

    Bendene lûtfeyle göster rû seher vaktinde gel

    1Seni bekliyorum ey ceylan gözlü, seher vaktinde gel;

    2Kuluna lütfet, yüzünü göster; seher vaktinde gel.

    “İntizârım” bekleyişi ilk kelimede sabitler; muhatap ahu gözlü sevgilidir. Bendeye lütuf, yüz göstermenin kendisidir; seher çağrısı konuşanın beklediği görünüşü hem zamana hem merhamete bağlar.

  2. 2

    Çekerim yâ Hû seher vaktinde gel

    Belki gelmez çeşmime uyhu seher vaktinde gel

    1Sabaha dek ‘yâ Hû’ çekerim, seher vaktinde gel;

    2Belki gözüme uyku gelmez; seher vaktinde gel.

    Sabaha kadar “yâ Hû” çekmek geceyi zikir ve sesle geçirir; buluşma bekleyişi manevi anışla dolar. Uyku gözden uzak kalır, ancak “belki gelmez” ifadesi kesin uykusuzluk hükmü değil endişeli ihtimal taşır.

  3. 3

    Gicesi âh ü vâveylâdadır

    gibi dilber gussadan âzâdedir

    1Aşk hastasının gecesi ah ve feryat içindedir;

    2Sevgili doğru sabah gibi kederden uzaktır.

    Aşk hastasının gecesi ah ve vaveyla içindedir; hastalık zamanını sesli acı belirler. Dilber ise subh-i sâdık gibi kederden azadedir, böylece âşığın karanlık gecesiyle sevgilinin doğru aydınlığı karşılaştırılır.

  4. 4

    âşıkın levh-i derûnu sâdedir

    Olmadan müstevli gam kaygu seher vaktinde gel

    1Âşığın iç levhası kin ve hileden temizdir;

    2Gam ve kaygı üstün gelmeden seher vaktinde gel.

    Levh-i derun, âşığın iç yazı yüzeyidir ve gıll ü gıştan, kin ile hileden sadedir. Bu temizlik karşısında gam ve kaygı müstevli olmadan sevgilinin gelmesi, işgal başlamadan yetişen koruma talebidir.

  5. 5

    Reşkeder gülşende güller sînelerle handene

    Nola bir arz-ı cemâlin olsa mahfî bendene

    1Gülşende güller “sînelerle” gülüşünü kıskanır [göğüs bağı açık];

    2Kuluna gizlice bir yüz gösterişin olsa ne olur?

    Gülşendeki güller sevgilinin handesine reşk eder; kaynakta bulunan “sînelerle” öğesi modern aktarımda düşürülmez. Göğüslerin eylem veya tamlama bağı açık kalırken gizli arz-ı cemal yalnız bendeye ayrılan lütuf olur.

  6. 6

    dirîğ etme dil-i efkendene

    Ey yüzü gül kâkülü hoşbû seher vaktinde gel

    1Yüzünün kokusunu düşkün gönülden esirgeme;

    2Ey yüzü gül, kâkülü hoş kokulu, seherde gel.

    “Bûy-i dîdâr” yüzü görmenin kokusudur; görme ile koku tek sevgili izinde birleşir. Dil-i efkende bu kokudan mahrum bırakılmamalıdır, gül yüz ve hoş kokulu kâkül çağrıyı iki ayrı beden ayrıntısıyla güçlendirir.

  7. 7

    Firkatinle hayliden çekmektedir hicrânı dil

    Olmadın gitti tenezzül eyleyip

    1Gönül ayrılığınla uzun zamandır hicran çekiyor;

    2“Olmadın gitti”, tenezzül edip gönül misafiri [olmak/tenezül bağı açık].

    Gönül firkat yüzünden hayliden, uzun zamandır hicran taşır. “Olmadın gitti” yüzeyi gelmemek fiiline çevrilmez; sevgilinin tenezzülü ile mihman-ı dil olması arasındaki ilişki kaynak düzeyinde açık bırakılır.

  8. 8

    Kani’ olmaz bûsene bulmaz tesellâ cân ü dil

    Ola bir sâde hemin pehlû seher vaktinde gel

    1Can ve gönül öpüşüne kanmaz, teselli bulmaz;

    2“Ola bir sâde hemin pehlû” [yüzey ve ilişki kapalı]; seherde gel.

    Can ve gönül buseye kanaat etmez ve teselli bulmaz; arzu tek temasla bitmeyecek kadar güçlüdür. “Ola bir sâde hemin pehlû” günümüz Türkçesinde da yan yana oluşa kapatılmaz; yüzey ve ilişki açıkça aparatlı kalır.

  9. 9

    Ben da’vetin ta’rîf edüp

    Bile uydurma rakîbi yanına teklif edüp

    1Ben çaresiz yoksulun davetini anlatıp;

    2Rakibi yanına katıp birlikte getirme.

    Konuşan kendisini gedâ-yı bînevâ, sermayesiz yoksul sayar ve davetini tarif eder. Sevgilinin rakibi de yanında getirmemesi özellikle istenir; özel buluşma üçüncü kişinin varlığıyla bozulmamalıdır.

  10. 10

    Bu Ömer bîçârenin gamhânesin teşrîf edüp

    Bir . . .

    1Bu çaresiz Ömer’in gam evini şereflendirip;

    2“Bir . . .” [kaynak dizesi eksik; tamamlanmadı].

    Mahlaslı son birimin ilk dizesi Ömer’in gamhanesinin sevgili gelişiyle şerefleneceğini bildirir. İkinci kaynak dizesi yalnız “Bir . . .” yüzeyidir; eksik söz hiçbir tahminle tamamlanmaz ve kapanış lakuna olarak görünür kalır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.371 gövdesinde “Bu Ömer bîçârenin gamhânesin teşrîf edüp” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n371-0371533807F7. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.371, PDF 295–296; 10 iki dizelik birim/20 dize. Kaynak aparatı: dize 20 “Bir . . .”: The source itself prints an explicit terminal ellipsis; no missing continuation is invented. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHer an Mehemmed Şah’ıma kavuşmayı beklerim
İntizârım vaslına her dem Mehemmed şâhımın
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

İntizârım

Bekleyişim.

tâ subha dek

Sabaha dek.

bîmâr-ı aşkın

Aşk hastasının.

Subh-i sâdık

Doğru sabah.

Gıll ü gıştan

Kin ve hileden.

Bûy-i dîdârın

Yüzünün kokusu.

mihmân-ı dil

Gönül misafiri.

gedâ-yi bînevânın

Çaresiz yoksulun.