İriştik vaslına mâh-ı sıyâmın
Ramazan ayına erişmenin şükrü, mezardakiler için dua ve dünyanın geçiciliğini düşünme çağrısıyla birleşir; şiir, zikri ve Hz. Muhammed’in şefaatini öne çıkararak veda ile karşılama arasındaki insan hâlini sorgular.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
İriştik vaslına
Bilenler ahvâlin
1Oruç ayının kavuşma vaktine eriştik;
2kıyamet gününün hâllerini bilenler bilir.
- 2
İktidâ eyledik ibtidâsına
Çalışır varınca intihâsına
1Onun başlangıcına uyduk;
2sonuna varıncaya kadar çabalarız.
Başlangıca uymak ile sona kadar çalışmak aynı hareketin iki ucudur. Şiir, ramazana erişmiş olmayı yeterli saymaz; niyetin süreklilik kazanmasını ister. İbtidâ ve intihâ karşıtlığı, kulluğu baştan sona taşınan bir emek olarak gösterir.
- 3
Niçe canlar vardır lâilâc yatur
Dünyâdan el çekmiş ihtiyac yatur
1Nice canlar çaresiz yatıyor;
2dünyadan el çekmiş, duaya muhtaç yatıyor.
Bakış yaşayanlardan mezardaki çaresiz canlara çevrilir. Dünyadan el çekmek burada gönüllü bir zühd değil ölümün kesin sonucudur; ‘ihtiyaç’ sözü ise ölülerle diriler arasında duanın hâlâ işleyen bir bağ olduğunu düşündürür.
- 4
Zemîne garkolmuş susuz aç yatur
Âlemde sağların bir duâsına
1Toprağa gömülmüş, susuz ve aç yatıyor;
2dünyadaki sağların bir duasını bekliyor.
Toprağa gömülmüş bedenin susuz ve aç oluşu güçlü bir yoksunluk görüntüsü yaratır. Onun karşısına sağların tek duası konur; maddi ihtiyaçla manevi armağan arasındaki bu karşıtlık, yaşayanların sorumluluğunu doğrudan görünür kılar.
- 5
kudretin hikmetin fikr et
Gün bu günkü gündür bu deme şükr et
1Allah’ın kudretini ve hikmetini düşün;
2gün bugündür, bu ana şükret.
Kudret ve hikmeti düşünme buyruğu soyut bir öğütten hemen bugüne döner: şükredilecek zaman ertesi gün değil bu andır. Tekrarlanan ‘gün’ ve ‘dem’ sözleri, fanilik bilincini şimdiki anın değerini artıran bir uyarıya çevirir.
- 6
Ko gayrı efkârı zikr et
Düşme gel cihânın sâbıkasına
1Başka düşünceleri bırak, Mevlâ’yı an;
2gel, dünyanın ‘sâbıkasına’ düşme.
Birim Mevlâ’yı anmayı başka düşüncelerin karşısına koyar. Kaynaktaki ‘sâbıka’ geçmiş bir durum, yük veya sicile işaret edebilir; bağlam hangi değerin kastedildiğini kesinleştirmediği için çekişme anlamı eklenmez ve tarihî yüzey açıkça korunur.
- 7
Cehdeyle hayrolsun
Kârın kaldıysa hâlin
1Çabala; ‘kîl ile kalin’ hayır olsun;
2kârın şefaate kaldıysa hâlin...
‘Kîl ile kalin’ yüzeyi kîl ü kâl, yani söz kalabalığıyla ilişkili olabilir; fakat tam sözdizimi ikinci tanık olmadan kesin değildir. İkinci dizede kâr, hâl ve şefaat birbirine bağlanır; kaynakta bulunmayan bir ‘düşün’ buyruğu eklenmeden devrik ilişki korunur.
- 8
Sana nef’i olmaz fikr-i misâlin
Arzeyle
1Tasarladığın örnek sana yarar sağlamaz;
2hâlini Allah’ın Mustafa’sına sun.
Kişinin zihninde kurduğu örnek veya tasarı tek başına fayda vermez; dize, kurtuluşu soyut düşünceye teslim etmez. Hâli Hz. Muhammed’e arz etme çağrısı, şiirin şefaat umudunu açık bir yöneliş ve yakarış biçimine sokar.
- 9
Ey Ömer işbu cihânın
Gönül hoşluğile geçen zamânın
1Ey Ömer; bu dünyanın sonunun
2ve gönül hoşluğuyla geçen zamanın
Bu iki dize kendi başına tamamlanmış bir yargı değildir; sonraki birimdeki ‘harap olmasına var mı kuşkun’ sorusuna uzanan ortak tamlamanın ilk yarısıdır. Kaynakta bulunmayan ‘zamanın sonudur’ yüklemi eklenmez, stanza sınırı görünür tutulur.
- 10
Harâb olmasına var mı gümânın
Ermez mi elvedâ merhabâsına
1harap olmasına hiç kuşkun var mı;
2elvedası merhabasına ermez mi?
İlk dize önceki iki dizenin ortak soru yüklemidir ve dünyanın, ayrıca gönül hoşluğuyla geçen zamanın harap oluşunu sorgular. Son dizedeki elveda ile merhaba arasındaki yön kesinleşmediğinden veda eden veya karşılayan yeni bir özne kurulmaz; basılı soru yüzeyi korunur.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.12 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n12-87392D4A60DD. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.12, PDF 118; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: ‘sâbıka’ ve ‘kîl ile kalin’ kesinleştirilmedi; son dört dize ortak soru yapısı olarak, elveda/merhaba yönü açık bırakılarak aktarıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Açılış, ramazanı yalnız takvimde başlayan bir ay değil kavuşulan bir menzil olarak kurar. Hemen ardından kıyamet gününün hâlleri anılır; böylece sevinç, hesap bilinciyle dengelenir ve ibadetin geçici coşkudan ibaret olmadığı belirtilir.