DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/İzdiyâd-ı ömr içün yâr ile ülfet bekleriz
Şiir · 17. yüzyıl

İzdiyâd-ı ömr içün yâr ile ülfet bekleriz

Ömür artışı ve sevgiliyle yakınlık beklentisi baharın, çiçekli ağaçların ve kuşların gelişiyle birlikte kurulur. Bülbülün sürekli feryadı, kötü arkadaşın kalbi bozacağı uyarısına ve yalnızlık köşesine çekilişe bağlanır. Dünya bir misafirhane, mekân gam tekkesi olur; Ömer ömür tomarının dürüldüğünü, hasadın savrulduğunu ve feleğin değirmeninde sıranın beklendiğini söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    içün yâr ile bekleriz

    Nevbahâra muntazırız ayş ü işret bekleriz

    1Ömrümüz artsın diye sevgiliyle yakınlık bekleriz.

    2İlkbaharı gözler, eğlence ve içki meclisi bekleriz.

    Sevgiliyle yakınlığın ömrü artıracağı umudu, ilkbahar ve eğlence meclisi beklentisiyle aynı gelecek kipinde kurulur. Mevsimsel yenilenme ile kişisel kavuşma arzusu birbirini besler.

  2. 2

    Cümle zeyn olur ile

    Biz dahi ile bir kûh-i vuslat bekleriz

    1Bütün çiçekli ağaçlar kuşlarla süslenir.

    2Biz de kuşlarla birlikte bir kavuşma dağı bekleriz.

    Çiçekli ağaçların kuşlarla süslenmesi tamamlanmış bir bahar manzarasıdır. Konuşanların kuşlara katılıp kavuşma dağı beklemesi, doğadaki hareketi henüz gerçekleşmemiş bir vuslat umuduna çevirir.

  3. 3

    Her kesin kalbinde hûban durmaz anı yâd eder

    Andelîbin gör figanın dâimâ feryâd eder

    1Herkes gönlündeki güzelleri durmadan anar.

    2Bülbüle bak; iniltisi sürekli feryada dönüşür.

    Herkes kendi gönlündeki güzelleri anarken bülbülün sesi iniltiden sürekli feryada yükselir. İnsanların iç hatırlayışı ile kuşun dışa taşan sesi, aşkın sessiz ve sesli iki görünümünü kurar.

  4. 4

    Fâsık ile olma hemrah kalbini ifsâd eder

    Çekmişiz baş hırkaya bekleriz

    1Günahkârla yoldaş olma; gönlünü bozar.

    2Başımızı hırkaya çekmiş, yalnızlık köşesinde bekliyoruz.

    Günahkâr yol arkadaşının gönlü bozacağı uyarısı, topluluktan çekilmenin gerekçesidir. Başı hırkaya çekmek ve yalnızlık köşesini beklemek, ahlaki korunmayı bedensel bir kapanışla gösterir.

  5. 5

    Sahn-ı gülşende niçe yıllar edeydim âşiyan

    Gâh olur güller güler bülbüller eylerler figan

    1Gül bahçesinde nice yıl yuva kursaydım.

    2Bazen güller güler, bülbüller feryat eder.

    Gül bahçesinde yıllarca yuva kurma dileği kalıcılık ister; güllerin gülüşü ile bülbüllerin feryadıysa aynı mekânda sevinç ve acıyı ayırır. “Gül” kökünün ad ve eylem olarak yinelenmesi sese oyun katar.

  6. 6

    Âhırı elbet fenâdır kimseye kalmaz cihan

    Tekye-i gamdır mekânın hayli müddet bekleriz

    1Sonu elbette yokluktur; dünya kimseye kalmaz.

    2Mekânın gam tekkesidir; uzun zamandır bekliyoruz.

    Dünyanın kimseye kalmaması, faniliği tartışmasız bir son olarak bildirir. Gam tekkesinde uzun süre bekleme görüntüsü, geçici dünyanın içinde süren kederli ikameti manevi bir mekâna dönüştürür.

  7. 7

    Bir misâfirhânedir bu ülfetinden et hazer

    Niçeler Îrân’ü Tûran eylemiş geşt ü güzer

    1Burası bir misafirhanedir; yakınlığından sakın.

    2Nice kişi İran’ı ve Turan’ı gezip geçmiştir.

    Dünya misafirhaneyse onun yakınlığından sakınmak gerekir; İran ve Turan’ı geçen nice kişi bu geçiciliğin tarihsel tanıklarıdır. Yolculuk geniş coğrafyayı sahiplik değil geçiş alanı yapar.

  8. 8

    Kiminin fikrinde dâimâ ağlar gezer

    Sîne üryan göz yumup dünyâda uzlet bekleriz

    1Kimi, zihnindeki ‘yâhû’ sözüyle hep ağlayıp gezer [hitap mı, zikir mi olduğu kesin değildir].

    2Göğsümüz açık, gözlerimiz kapalı, dünyada yalnızlık bekleriz.

    Basılı “yâhû”nun hitap mı zikir mi olduğu kesinleşmez; bu yüzden ağlayarak gezmenin zihinsel dayanağı açık bırakılır. Açık göğüs ve kapalı gözler, dünyadan çekilişi iki karşıt beden hareketiyle anlatır.

  9. 9

    Ey Ömer bu dehr-i dûnu bîvefâ görmekteyiz

    Ömrümüz tômarını biz kat be kat dürmekteyiz

    1Ey Ömer, bu alçak dünyayı vefasız görmekteyiz.

    2Ömür tomarımızı kat kat dürüp kapatıyoruz.

    Ömer’in vefasız bulduğu alçak dünya, ömür tomarının kat kat dürülmesiyle kapanan bir kayıt gibi görünür. Görme eyleminden dürme eylemine geçiş, fanilik bilgisini somut bir sona dönüştürür.

  10. 10

    Hirmen-i ömrü savurduk dânemiz dermekteyiz

    Âsiyâb-ı çerha geldik şimdi nevbet bekleriz

    1Ömür harmanını savurduk, şimdi danemizi topluyoruz.

    2Feleğin değirmenine geldik; şimdi sıramızı bekliyoruz.

    Ömür harmanı savrulmuş, geriye daneleri toplamak kalmıştır; ardından felek değirmeninde sıra beklenir. Tarım ve öğütme imgeleri, hayatın ürününü ölüm öncesi son hesapta bir araya getirir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.593 gövdesinde “Ey Ömer bu dehr-i dûnu bîvefâ görmekteyiz” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n593-8A0A1CFD40F8. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.593, PDF 453–454; 10 birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Mehcebinim, Gel Yetiş
Iztırâb-ı gamdayım ey mehcebînim gel yetiş
Âşık Ömer · Musammat

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

İzdiyâd-ı ömr

Ömrün artması.

ülfet

Yakınlık, dostluk.

eşcâr-ı şükûfe

Çiçekli ağaçlar.

mürgan

Kuşlar.

gûşe-i vahdet

Yalnızlık köşesi.

yâhû

Hitap veya ‘Yâ Hû’ zikri olabilecek basılı yüzey; bağlam kesinleştirilmemiştir.

tômar

Dürülmüş uzun kâğıt.

âsiyâb-ı çerh

Feleğin değirmeni.