İzdiyâd-ı ömr içün yâr ile ülfet bekleriz
Ömür artışı ve sevgiliyle yakınlık beklentisi baharın, çiçekli ağaçların ve kuşların gelişiyle birlikte kurulur. Bülbülün sürekli feryadı, kötü arkadaşın kalbi bozacağı uyarısına ve yalnızlık köşesine çekilişe bağlanır. Dünya bir misafirhane, mekân gam tekkesi olur; Ömer ömür tomarının dürüldüğünü, hasadın savrulduğunu ve feleğin değirmeninde sıranın beklendiğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
içün yâr ile bekleriz
Nevbahâra muntazırız ayş ü işret bekleriz
1Ömrümüz artsın diye sevgiliyle yakınlık bekleriz.
2İlkbaharı gözler, eğlence ve içki meclisi bekleriz.
- 2
Cümle zeyn olur ile
Biz dahi ile bir kûh-i vuslat bekleriz
1Bütün çiçekli ağaçlar kuşlarla süslenir.
2Biz de kuşlarla birlikte bir kavuşma dağı bekleriz.
Çiçekli ağaçların kuşlarla süslenmesi tamamlanmış bir bahar manzarasıdır. Konuşanların kuşlara katılıp kavuşma dağı beklemesi, doğadaki hareketi henüz gerçekleşmemiş bir vuslat umuduna çevirir.
- 3
Her kesin kalbinde hûban durmaz anı yâd eder
Andelîbin gör figanın dâimâ feryâd eder
1Herkes gönlündeki güzelleri durmadan anar.
2Bülbüle bak; iniltisi sürekli feryada dönüşür.
Herkes kendi gönlündeki güzelleri anarken bülbülün sesi iniltiden sürekli feryada yükselir. İnsanların iç hatırlayışı ile kuşun dışa taşan sesi, aşkın sessiz ve sesli iki görünümünü kurar.
- 4
Fâsık ile olma hemrah kalbini ifsâd eder
Çekmişiz baş hırkaya bekleriz
1Günahkârla yoldaş olma; gönlünü bozar.
2Başımızı hırkaya çekmiş, yalnızlık köşesinde bekliyoruz.
Günahkâr yol arkadaşının gönlü bozacağı uyarısı, topluluktan çekilmenin gerekçesidir. Başı hırkaya çekmek ve yalnızlık köşesini beklemek, ahlaki korunmayı bedensel bir kapanışla gösterir.
- 5
Sahn-ı gülşende niçe yıllar edeydim âşiyan
Gâh olur güller güler bülbüller eylerler figan
1Gül bahçesinde nice yıl yuva kursaydım.
2Bazen güller güler, bülbüller feryat eder.
Gül bahçesinde yıllarca yuva kurma dileği kalıcılık ister; güllerin gülüşü ile bülbüllerin feryadıysa aynı mekânda sevinç ve acıyı ayırır. “Gül” kökünün ad ve eylem olarak yinelenmesi sese oyun katar.
- 6
Âhırı elbet fenâdır kimseye kalmaz cihan
Tekye-i gamdır mekânın hayli müddet bekleriz
1Sonu elbette yokluktur; dünya kimseye kalmaz.
2Mekânın gam tekkesidir; uzun zamandır bekliyoruz.
Dünyanın kimseye kalmaması, faniliği tartışmasız bir son olarak bildirir. Gam tekkesinde uzun süre bekleme görüntüsü, geçici dünyanın içinde süren kederli ikameti manevi bir mekâna dönüştürür.
- 7
Bir misâfirhânedir bu ülfetinden et hazer
Niçeler Îrân’ü Tûran eylemiş geşt ü güzer
1Burası bir misafirhanedir; yakınlığından sakın.
2Nice kişi İran’ı ve Turan’ı gezip geçmiştir.
Dünya misafirhaneyse onun yakınlığından sakınmak gerekir; İran ve Turan’ı geçen nice kişi bu geçiciliğin tarihsel tanıklarıdır. Yolculuk geniş coğrafyayı sahiplik değil geçiş alanı yapar.
- 8
Kiminin fikrinde dâimâ ağlar gezer
Sîne üryan göz yumup dünyâda uzlet bekleriz
1Kimi, zihnindeki ‘yâhû’ sözüyle hep ağlayıp gezer [hitap mı, zikir mi olduğu kesin değildir].
2Göğsümüz açık, gözlerimiz kapalı, dünyada yalnızlık bekleriz.
Basılı “yâhû”nun hitap mı zikir mi olduğu kesinleşmez; bu yüzden ağlayarak gezmenin zihinsel dayanağı açık bırakılır. Açık göğüs ve kapalı gözler, dünyadan çekilişi iki karşıt beden hareketiyle anlatır.
- 9
Ey Ömer bu dehr-i dûnu bîvefâ görmekteyiz
Ömrümüz tômarını biz kat be kat dürmekteyiz
1Ey Ömer, bu alçak dünyayı vefasız görmekteyiz.
2Ömür tomarımızı kat kat dürüp kapatıyoruz.
Ömer’in vefasız bulduğu alçak dünya, ömür tomarının kat kat dürülmesiyle kapanan bir kayıt gibi görünür. Görme eyleminden dürme eylemine geçiş, fanilik bilgisini somut bir sona dönüştürür.
- 10
Hirmen-i ömrü savurduk dânemiz dermekteyiz
Âsiyâb-ı çerha geldik şimdi nevbet bekleriz
1Ömür harmanını savurduk, şimdi danemizi topluyoruz.
2Feleğin değirmenine geldik; şimdi sıramızı bekliyoruz.
Ömür harmanı savrulmuş, geriye daneleri toplamak kalmıştır; ardından felek değirmeninde sıra beklenir. Tarım ve öğütme imgeleri, hayatın ürününü ölüm öncesi son hesapta bir araya getirir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.593 gövdesinde “Ey Ömer bu dehr-i dûnu bîvefâ görmekteyiz” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n593-8A0A1CFD40F8. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.593, PDF 453–454; 10 birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Iztırâb-ı gamdayım ey mehcebînim gel yetişÂşık Ömer · Musammat→
Sevgiliyle yakınlığın ömrü artıracağı umudu, ilkbahar ve eğlence meclisi beklentisiyle aynı gelecek kipinde kurulur. Mevsimsel yenilenme ile kişisel kavuşma arzusu birbirini besler.