Kaçan kim nerkis-i mestinde cânâ hâb olur peydâ
Sevgilinin uykulu nergis gözleri, kızıl gülleri ve çengel gibi kâkülleri karşısında âşık uykusuz kalır; Ömer’in gözyaşının her damlası sonunda büyük bir girdaba dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kaçan kim nerkis-i mestinde cânâ olur peydâ
Yanağında iki gül-i sîrâb olur peydâ
1Ey sevgili, sarhoş nergis gözlerinde ne zaman uyku belirse,
2yanağında suya kanmış iki kızıl gül belirir.
- 2
kâkülün sevdâlarından dil halâs olmaz
Çeker semtine her birini bin olur peydâ
1Zincir gibi kâkülünün sevdasından gönül kurtulamaz;
2her birini kendine çeker, binlerce çengel belirir.
Kâkül hem zincir biçimi hem sevda kuvvetiyle gönülleri bağlar; saç kıvrımları “kullâb”, yani çengel imgesiyle çoğalır. Çekilenlerin kimliği kaynakta “her biri” düzeyinde kaldığından modern satır onları belirli âşıklarla sınırlamaz.
- 3
Anınçün çöpçe yoktur -ı râhat dâim aynında
Hayâl-i servi kaddinle demâdem âb olur peydâ
1Bu yüzden gözünde rahat uykudan çöp kadar bile yoktur;
2servi boyunun hayaliyle durmadan su belirir.
Sevgilinin servi boyunu düşünmek gözü uykusuz ve yaşlı bırakır. “Ayn” göz anlamında, “âb” ise bağlamda gözyaşı olarak okunur; yine de modern satır kaynak yüzeyindeki su imgesini korur ve yaşın miktarına dair ek abartı üretmez.
- 4
Adûnun ta’nına gam çekmezem hiç zerrece ammâ
Dil-i mecrûh-i zâre tâze ıztırâb olur peydâ
1Düşmanın kınamasına zerre kadar üzülmem ama,
2yaralı ve inleyen gönülde yeni bir ıstırap belirir.
Konuşan kişi dışarıdan gelen ayıplamayı küçümserken iç yaranın tazelendiğini kabul eder. “Adû”, “ta’n” ve “dil-i mecrûh-i zâr” dış baskı ile iç acıyı karşı karşıya getirir; acının doğrudan düşmandan doğduğu kesinleştirilmez.
- 5
Ömer bîçârenin seyl-i sirişkinden hazer kıl kim
Anın her katresinden bir ulu olur peydâ
1Ömer biçarenin sel gibi gözyaşından sakın;
2onun her damlasından büyük bir girdap doğar.
Gözyaşı önce sele, sonra her damlası girdap çıkaran güçlü bir akışa dönüşür. Uyarı doğrudan muhataba yönelir; “ulu girdâb” abartısı acının büyüklüğünü taşır, fakat gerçek bir tehlike ya da boğulma olayı olarak yorumlanmaz.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.152 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak ergun1936-n152-E308D707ABB2; Ergun 1936 No.152, PDF 177; 5 birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı; belirsiz yüzeyler ikinci tanık olmadan tekleştirilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kadir Mevlâm seni sevmiş yaratmışÂşık Ömer · Dinî benzetmeli güzelleme→
Gözler sarhoş nergise, yanaklardaki kızıllık da suya doymuş iki güle çevrilir. “Kaçan kim” zaman koşulunu açar; uyku ile kızaran yanak arasındaki görünüş ilişkisi korunur, bunun utanma ya da hastalık olduğu yönünde kaynak dışı açıklama eklenmez.