DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Kalbüñi Ma‘mûr İder Her Dem Senüñ Ezkâr-ı Hû
Gazel · 18. yüzyıl

Kalbüñi Ma‘mûr İder Her Dem Senüñ Ezkâr-ı Hû

Fahrî, Hû zikrinin kalbi bayındır edip aydınlattığını ve isyan derdine deva olduğunu söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kalbüñi ider her dem senüñ -ı Hû

    Hem dahi pür-nûr ider levh-i dili -ı Hû

    1Hû zikirleri kalbini her an bayındır eder;

    2Hû zikirleri gönül levhasını da nurla doldurur.

    İlk beyit kalbi iki ayrı nesne gibi görür: önce ma‘mûr edilecek bir yapı, sonra üzerine yazılan bir levha. Zikir bu ikisine iki ayrı iş yapar; birini imar eder, ötekini nurla doldurur. Redif her iki fiilin de öznesi olarak sona konmuştur.

  2. 2

    Zikr-i tevhîdüñ safâsı dilde bâkîdir müdâm

    Âşıkına mahz-ı rahmetdir dilâ -ı Hû

    1Tevhid zikrinin huzuru gönülde sürekli kalır;

    2ey gönül, Hû zikirleri âşığa salt rahmettir.

    Burada öne çıkan sözcük bâkî'dir: tevhid zikrinin bıraktığı safâ geçici bir hâl değil, gönülde kalıcı bir tortudur. “Mahz-ı rahmet” tamlaması da bu safâyı kulun kazancı saymaz; âşığa düşen pay saf merhametten ibarettir.

  3. 3

    Hû ile olur dil-hânesi şek yokdurur

    Sâlike virür safâ subh u mesâ -ı Hû

    1Gönül evi Hû ile bayındır olur, bunda kuşku yoktur;

    2Hû zikirleri yolcuya sabah akşam huzur verir.

    Kalp bu beyitte dil-hânesi, yani gönül evi olur ve zikir onu şenlendiren şey diye anılır. Muhatap da değişir: artık âşık değil sâlik, yani yolda olan kişi vardır. Subh u mesâ ifadesi huzuru yolculuğun sabit iki durağına yerleştirir.

  4. 4

    Şübhesiz gül-zâr-ı cennetdir -ı âşıka

    Her-dem efgân itdirir bülbülleri -ı Hû

    1Âşığın içi kuşkusuz bir cennet gül bahçesidir;

    2Hû zikirleri bülbüllerini her an inletir.

    Şair içi bu kez bir gül-zâra çevirir ve o bahçeye bülbüller yerleştirir. Zikir burada susturan değil söyleten güçtür: bülbülleri efgâna o başlatır. Cennet benzetmesi de vaadi geleceğe ertelemez, âşığın derûnunda şimdiden kurar.

  5. 5

    Hazret-i Hakdan recâ it cürmini afv eyleye

    Derd-i isyâna devâdır Fahrîyâ -ı Hû

    1Yüce Hakk'tan suçunu bağışlamasını dile;

    2ey Fahrî, Hû zikirleri isyan derdine devadır.

    Kapanışta mimarî dağılır, yerini hekimlik diline bırakır: isyan bir derd, sürekli anma ise onun devâsıdır. Ondan önceki dize recâ ve cürm sözcükleriyle bağışlanmayı dilenmesi gereken bir şey sayar; Fahrî'nin adı bu ilacın reçetesine düşülür.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf161-162-printed152-153-n119. Bu görüntü aralığında 119 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKul Hüvallâhü Ehad Ey Ahmed-i Muhtâr Begû
‘Kul hüvallâhü Ehad’ ey Ahmed-i Muhtâr begû
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

ezkâr

Zikirler, anmalar

ma‘mûr

Bayındır

levh-i dil

Gönül levhası

mahz-ı rahmet

Salt merhamet

sâlik

Manevî yolcu

derûn

İç dünya