Kalbüñi Ma‘mûr İder Her Dem Senüñ Ezkâr-ı Hû
Fahrî, Hû zikrinin kalbi bayındır edip aydınlattığını ve isyan derdine deva olduğunu söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kalbüñi ider her dem senüñ -ı Hû
Hem dahi pür-nûr ider levh-i dili -ı Hû
1Hû zikirleri kalbini her an bayındır eder;
2Hû zikirleri gönül levhasını da nurla doldurur.
- 2
Zikr-i tevhîdüñ safâsı dilde bâkîdir müdâm
Âşıkına mahz-ı rahmetdir dilâ -ı Hû
1Tevhid zikrinin huzuru gönülde sürekli kalır;
2ey gönül, Hû zikirleri âşığa salt rahmettir.
Burada öne çıkan sözcük bâkî'dir: tevhid zikrinin bıraktığı safâ geçici bir hâl değil, gönülde kalıcı bir tortudur. “Mahz-ı rahmet” tamlaması da bu safâyı kulun kazancı saymaz; âşığa düşen pay saf merhametten ibarettir.
- 3
Hû ile olur dil-hânesi şek yokdurur
Sâlike virür safâ subh u mesâ -ı Hû
1Gönül evi Hû ile bayındır olur, bunda kuşku yoktur;
2Hû zikirleri yolcuya sabah akşam huzur verir.
Kalp bu beyitte dil-hânesi, yani gönül evi olur ve zikir onu şenlendiren şey diye anılır. Muhatap da değişir: artık âşık değil sâlik, yani yolda olan kişi vardır. Subh u mesâ ifadesi huzuru yolculuğun sabit iki durağına yerleştirir.
- 4
Şübhesiz gül-zâr-ı cennetdir -ı âşıka
Her-dem efgân itdirir bülbülleri -ı Hû
1Âşığın içi kuşkusuz bir cennet gül bahçesidir;
2Hû zikirleri bülbüllerini her an inletir.
Şair içi bu kez bir gül-zâra çevirir ve o bahçeye bülbüller yerleştirir. Zikir burada susturan değil söyleten güçtür: bülbülleri efgâna o başlatır. Cennet benzetmesi de vaadi geleceğe ertelemez, âşığın derûnunda şimdiden kurar.
- 5
Hazret-i Hakdan recâ it cürmini afv eyleye
Derd-i isyâna devâdır Fahrîyâ -ı Hû
1Yüce Hakk'tan suçunu bağışlamasını dile;
2ey Fahrî, Hû zikirleri isyan derdine devadır.
Kapanışta mimarî dağılır, yerini hekimlik diline bırakır: isyan bir derd, sürekli anma ise onun devâsıdır. Ondan önceki dize recâ ve cürm sözcükleriyle bağışlanmayı dilenmesi gereken bir şey sayar; Fahrî'nin adı bu ilacın reçetesine düşülür.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf161-162-printed152-153-n119. Bu görüntü aralığında 119 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
‘Kul hüvallâhü Ehad’ ey Ahmed-i Muhtâr begûMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
İlk beyit kalbi iki ayrı nesne gibi görür: önce ma‘mûr edilecek bir yapı, sonra üzerine yazılan bir levha. Zikir bu ikisine iki ayrı iş yapar; birini imar eder, ötekini nurla doldurur. Redif her iki fiilin de öznesi olarak sona konmuştur.