Kıblegâhımdır Ali
Nesîmî, kendisini hanedanın kulu sayarak Hz. Ali’yi padişahı, dayanağı ve sığınağı olarak anar. On İki İmam’ın adları boyunca ilerleyen şiir, Muhammed’i kıblegâh, Ali’yi secdegâh diye yineleyerek güçlü bir Ehl-i Beyt bağlılığı kurar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben kulâm-i hanedanım, padişahımdır Ali,
İhtiyacım var ona, püştü penahımdır Ali,
1Ben hanedanın kuluyum; padişahım Ali’dir.
2Ona muhtacım; arkam ve sığınağım Ali’dir.
- 2
Gönlümü kıldı münevver, merhimanımdır Ali,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.
1Gönlümü aydınlattı; merhamet edenim Ali’dir.
2Yöneldiğim makam Muhammed, secde makamım Ali’dir.
Ali’nin gönlü aydınlatması merhametle birlikte anılır; manevi rehberlik iç dünyada ışık olarak belirir. Nakarat Muhammed’i yöneliş, Ali’yi secde makamı sayarak ikisini aynı inanç düzeninde buluşturur.
- 3
Geldiler Hakk'tan beyane sırrı ağaz ettiler,
Sözleriyle bu cihân mülkine pervaz ettiler,
1Hak’tan açıklıkla geldiler, sırrı başlattılar.
2Sözleriyle bu dünya ülkesinde kanat açtılar.
Ehl-i Beyt büyüklerinin Hak’tan gelip sırrı başlattıkları, sözleriyle dünyada kanat açtıkları söylenir. Öğreti durağan bilgi değil, söz aracılığıyla genişleyen ve insanları yükselten canlı bir hareket olarak anlatılır.
- 4
Hemdülillah biz gedanı mehremi râz ettiler,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.
1Tanrı’ya şükür, biz yoksulları sırlarına yakın ettiler.
2Yöneldiğim makam Muhammed, secde makamım Ali’dir.
Şair ve bağlıları kendilerini yoksul sayarken sırra yakın kılınmalarını şükürle karşılar. Manevi yoksulluk dışlanma nedeni değildir; tam tersine Muhammed ve Ali’ye yönelen topluluğa kabulün başlangıcı olur.
- 5
Ta ezelden padişahımdır Hasan hûlkî-riza,
Dünyevü ükbâde sertacım Hüseyn-i Kerbela,
1Ezelden beri padişahım, güzel huylu Hasan’dır.
2Dünya ve ahirette tacım Kerbelâ şehidi Hüseyin’dir.
Hasan güzel huyuyla ezelî padişah, Hüseyin ise dünya ve ahiretin tacı olarak anılır. Kerbelâ adı, bağlılığın merkezine yalnız soyu değil zulüm karşısında ödenen bedeli de yerleştirir.
- 6
Nuri çeşmimdir İmâm-ı Zeyn'ül-İbad,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.
1Gözümün nuru İmam Zeynelâbidin’dir.
2Yöneldiğim makam Muhammed, secde makamım Ali’dir.
Zeynelâbidin göz nuru diye anılarak görme ve aydınlık imgesine bağlanır. Tek bir imam adıyla kurulan kısa beyit, nakarata dönerek bütün rehberliğin Muhammed ve Ali merkezinde birleştiğini gösterir.
- 7
Can-u dilden bendeye Bâkır kulami Cafer'im,
Musey-i Kâzım, İmâm-ı Rza'ya kemterim,
1Canıgönülden Bâkır’ın kölesi, Cafer’in kuluyum.
2Musa Kâzım ile İmam Rıza’nın aciz hizmetkârıyım.
Bâkır ve Cafer karşısında kul olma, Musa Kâzım ve Rıza karşısında aciz hizmetkârlık sözleri kullanılır. Şair imamları yalnız saymakla kalmaz; her birine kişisel bağlılık ve tevazu konumundan seslenir.
- 8
Şah Tekî, Baba Nekî yolunda pak-î besterim,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.
1Şah Takî ve Baba Nakî yolunda temiz bir bağlıyım.
2Yöneldiğim makam Muhammed, secde makamım Ali’dir.
Takî ve Nakî’nin yolunda temiz bir sergi veya bağlı kul olma sözü, manevi yolun arınma talebini öne çıkarır. Nakarat bu yolun nihai yönünü yeniden Muhammed ve Ali’ye bağlar.
- 9
Mâsave terk eyleyib bizleri diyâr-î lehlete,
Hâkim onlardır bu gün, layıktır onlar hürmete,
1Dünya bağlarını bırakıp sonsuzluk ülkesine yöneldik.
2Bugün hüküm onlarındır; onlar saygıya layıktır.
Dünya dışındaki sonsuzluk yurduna yönelmek, maddi bağların bırakılmasıyla açıklanır. İmamların bugün de hüküm sahibi ve hürmete layık sayılması, bağlılığın geçmişe ait bir hatıra olmadığını bildirir.
- 10
Lâh diyenler uğrayırlar bu cihânda möhnete,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.
1Bu gerçeğe ‘hayır’ diyenler dünyada sıkıntıya uğrar.
2Yöneldiğim makam Muhammed, secde makamım Ali’dir.
Bu manevi otoriteyi reddedenlerin dünyada sıkıntı göreceği söylenerek şiir uyarıcı bir tona geçer. Nakarat, tehdidin ardından doğru yönelişi tekrar gösteren inanç formülü işlevi görür.
- 11
Cümlemiz arzu edenler Askeri'ye askeriz,
Mehdi-yi Sahib-Zaman'a biz eyleriz,
1Askerî’yi arzulayan bizler onun askerleriyiz.
2Zamanın sahibi Mehdi’ye sevgi ve bağlılık gösteririz.
Hasan Askerî’ye asker olmak ad benzerliği üzerinden bağlılığı hizmete dönüştürür. Zamanın sahibi Mehdi’ye tevellâ etmek ise sevgi, yakınlık ve bekleyişi geleceğe yönelen bir umut olarak kurar.
- 12
Hemdülillâh eyle, ey Nesîmî, biz yolunu gözleriz,
Kıblegâhımdır Muhammed, secdegâhımdır Ali.
1Tanrı’ya şükret ey Nesîmî; biz onun yolunu gözleriz.
2Yöneldiğim makam Muhammed, secde makamım Ali’dir.
Nesîmî kendi adına seslenerek şükretmesini ve yol gözlemeyi sürdürmesini ister. Son nakarat, on iki imam boyunca ilerleyen sayımı Muhammed’e yöneliş ve Ali’ye bağlılık cümlesiyle tamamlar.
Metnin kaynağı
Nesîmî kimliği sabit revizyon yazar alanı ve bağımsız kaynak denetimiyle bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Türkçe Vikikaynak sabit oldid 171944; 12 birim/24 dize.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazamSeyyid Nesîmî · Gazel→
Şair kendisini Ehl-i Beyt hanedanının kulu, Ali’yi de padişahı olarak tanımlar. İhtiyaç, sırt ve sığınak sözleri Ali’ye bağlılığın yalnız övgü değil korunma ve yön bulma ilişkisi olduğunu gösterir.