Kosova
Kosova ovasını geçmiş zaferler, Yıldırım ve I. Murad'ın mezarı üzerinden sorgulayan; kanlı savaş hafızasını yedi dizede yoğunlaştıran manzume. Kan ve kahramanlık dili, Balkan savaşlarının milliyetçi hafızası içinde tarihsel mesafeyle okunmalıdır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nerede olsam karşıma çıkıyor bir kanlı ova
1Nerede olsam karşıma kanlı bir ova çıkıyor.
- 2
Sen misin yoksa hayalin mi vefasız Kosova
1Sen misin, yoksa hayalin mi, vefasız Kosova?
Bu dize görüntüyü muhataba çevirir ve ona doğrudan seslenir. “Sen misin yoksa hayalin mi” ikilemi ovanın gerçekliğini askıda bırakır; “vefasız” sıfatı ise bir yeri değil, sözünde durmayan birini niteler. Toprak böylece klasik şiirin sevgiliye sesleniş kalıbına oturtulur.
- 3
Hani binlerce mefahirdi senin her adımın
1Her adımındaki binlerce övünç nerede?
Sorgu burada “hani” ile başlar ve şiirin sonuna kadar bırakılmaz. “Adım” sözcüğü hem yürüyüşü hem ölçülen bir toprak parçasını karşılar; her adıma binlerce “mefahir” yüklenince ova üzerinde yürünen değil sayılan bir yüzeye döner. Kayıp, bugünün boşluğuyla değil geçmişin çokluğuyla ölçülür.
- 4
Hani sinende yarıp geçtiği yol
1Yıldırım'ın senin bağrını yararak açtığı yol nerede?
Dize ovaya beden verir: “sine”, yani bağır. Yıldırım'ın geçişi bir sefer gibi değil, bir yarma işlemi gibi anlatılır ve geride kalan iz toprakta yol olarak durur. Bir önceki dizede sayılan adımların yerini tek bir kişinin bıraktığı kesik alır.
- 5
Hani asker, hani kalbinde yatan
1Asker nerede, kalbinde yatan şehit hükümdar nerede?
Tek dize içinde “hani” iki kez yinelenir ve soru hızlanır. İlk yarıda ordu, ikinci yarıda hükümdar aranır; ikisi de yerinde değildir. “Kalbinde yatan” deyişi az önce yarılmış olan bağrı bir mezar odasına çevirir, “şah-ı şehid” ise ölümü rütbeyle birlikte anar.
- 6
Söyle öpeyim secde edip toprağını
1Söyle, Meşhed'in toprağına secde edip onu öpeyim.
Soru dizisi burada emre dönüşür: “söyle”. Konuşan artık cevap değil, yer gösterilmesini ister. Secde etmek ile öpmek aynı harekette birleşince toprak bir ibadet yönü gibi konumlanır; “Meşhed” adı da aranan şeyi bir şehitlik adresine bağlar.
- 7
Yok mudur sende iki üç damla kanı
1Murad'ın iki üç damla kanı sende kalmadı mı?
Kapanış, açılıştaki “kanlı ova”yı sayıya indirir: iki üç damla. Baştaki ölçüsüz kızıllığın yerini elle sayılabilecek bir artık alır ve istenen şey büyük bir anıt değil, kalabilmiş en küçük kalıntıdır. Soru biçimi cevabı vermez; dize ovayı suçlamadan kapanır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 140482 numaralı sabit revizyonundaki tek poem gövdesi bütünüyle esas alındı; 7 dolu dize incipitten kapanışa kadar korundu. Revizyon SHA-1 1b21b1e9a7a39b11cdbdde9f339a5c3a99f833bc. Kaynakta görünen tarihî yazım ve noktalama özgün metinde korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Köylünün bir şeyi yok, sıhhatı, ahlakı bitik;Mehmet Âkif Ersoy · Manzume→
Açılış dizesinde ova bir yer adı değil, konuşan nereye giderse gitsin karşısına çıkan bir görüntüdür. “Nerede olsam” kalıbı mekânı silerken “kanlı” sıfatı manzarayı tek renge indirir; şiir daha adını anmadan bu ovayı coğrafyadan çok peşini bırakmayan bir imge hâline getirir.