Sabah İskambil Atar Kahvede, Akşam Domine...
Yoksulluk, borç, verimsiz toprak, eğitimsizlik ve hastalık başlıklarını sert bir köy eleştirisinde art arda sıralayan toplumsal manzume.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Köylünün bir şeyi yok, sıhhatı, ahlakı bitik;
Bak o sırtındaki bile tiftik tiftik.
Bir kemik, bir deridir ölmedi kaldıysa diri;
Nerde evvelki refahın ancak onda biri?
1Köylünün hiçbir şeyi yok; sağlığı ve ahlakı tükenmiş;
2bak, sırtındaki gömlek bile tel tel olmuş.
3Ölmediyse yalnız kemik ve deri hâlinde canlı kalmış;
4önceki refahının onda biri bile nerede?
- 2
Dam çökük, arsa rehin, bahceyi ister;
Bir kalem borca bedel faizi defter defter!
Hiç bakım görmediğinden mi nedendir, toprak,
Verilen tohmu da inkar edecek, öyle çorak,
1Dam çökmüş, arsa ipotekli, bahçeye haciz gelmek üzere;
2tek kalem borca karşılık faiz defterler dolusu!
3Toprak hiç bakım görmediği için mi, nedendir,
4verilen tohumu bile tanımayacak kadar çorak.
Çöken dam, ipotekli arsa ve haciz bekleyen bahçe borcun haneye yayılmasını gösterir. Defterler dolusu faiz ile tohumu bile tanımayacak kadar çorak toprak, üretim aracının nasıl işlemez hâle geldiğini anlatır.
- 3
Bire dört aldığı yıl köylü emin ol, kudurur:
Har vurur bitmeyecekmiş gibi, harman savurur.
Uğramaz, gün kavuşur, çitine yahut evine;
Sabah iskambil atar kahvede, akşam domine.
1Bire dört ürün aldığı yıl köylü, inan, çılgına döner:
2ürün hiç bitmeyecekmiş gibi savurup harcar.
3Gün biter, çitine ya da evine uğramaz;
4sabah kahvede iskambil, akşam domino oynar.
Bire dört ürün alınan yıldaki savurganlık şairin köylüye yönelttiği sert suçlamadır. Gün sonunda eve uğramayıp kahvede oyun oynama görüntüsü, yapısal yoksulluk anlatısını bireysel davranış eleştirisine çevirir.
- 4
, ilmi kadardır dini;
Ne , ne , secemez hiçbirini.
Namazın semtine bayramlarda uğrar sade;
Hiç su görmez yüzünün düşmanıdır seccade.
1Dini, kısa ve yararsız bilgisi kadardır;
2ne buyrukları ne yasakları birbirinden seçebilir.
3Namaza yalnız bayramlarda yaklaşır;
4Seccade, hiç su görmeyen yüzünün düşmanıdır.
Din bilgisinin kısa ve yararsız oluşu, buyrukla yasağı ayıramama iddiasıyla açıklanır. Seccadenin yıkanmayan yüzün “düşmanı” sayılması kaynak polemiğinin sert ifadesidir; modern dize bunu yumuşatmaz, yorum ise genellemeyi onaylamaz.
- 5
Hani, üç beş kişiden fazla musallı arama;
Mescid ambarlık eder, başka ne yapsın, imama!
Okumak bahsini geç, Çünkü o defter kapalı,
Bir mektepleri yapalı,
1Namaz kılan üç beş kişiden fazlasını arama;
2mescit ambar olur, imama başka ne iş kalsın!
3Okuma konusunu geç; o defter kapalıdır,
4bir yedek subay okulları depo yapalı beri.
Namaz kılanların azlığı, mescidin ambara dönüşmesi ve okulların depo yapılması dinî ve dünyevî kurumların işlev kaybı olarak sıralanır. Yedek subay ayrıntısı, eğitimin kapanmasını yerel bir idari müdahaleye bağlar.
- 6
Sıtma, fuhuş, içki, kumar, türlü fecayı salgın...
Sonra söylenmiyecek şekli de var hastalığın.
Bir taraftan bulanır levse hesapsız namus;
Bir taraftan serilir toprağa milyonla nüfus.
1Sıtma, fuhuş, içki, kumar ve türlü felaketler salgındır...
2Üstelik hastalığın söylenemeyecek bir biçimi de vardır.
3Bir yandan namus sayılan şey sayısız kirle bulanır;
4bir yandan milyonlarca insan toprağa serilir.
Sıtma, fuhuş, içki ve kumar aynı salgın listesindedir; ardından söylenemeyen hastalık ve kirlenen namus söylemi gelir. Son dize milyonların toprağa serilmesiyle bireysel damgalamayı toplu ölüm tablosuna genişletir; bu dil dönemsel polemiktir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 140602 numaralı sabit revizyonundaki tek poem gövdesi bütünüyle esas alındı; 24 dolu dize incipitten kapanışa kadar korundu. Revizyon SHA-1 7768ee0228c8cfc18bcece3195b3c7fecde97bdc. Kaynakta görünen tarihî yazım ve noktalama özgün metinde korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?Mehmet Âkif Ersoy · Manzume→
İlk bölüm köylünün sağlığını, ahlakını, giysisini ve bedenini aynı yoksunluk tablosunda toplar. “Kemik ve deri” görüntüsü önceki refahın onda birinin bile kalmadığı sorusuyla ekonomik düşüşe bağlanır.