DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Eğrikapılı Mehmed Râsim/Lâle-zâr-ı Sîne-i Pür-dâğı Seyrân Eyle Gel
Şarkı · 18. yüzyıl

Lâle-zâr-ı Sîne-i Pür-dâğı Seyrân Eyle Gel

Üç dörtlük bentten oluşan şarkı, sevgiliyi yara laleleriyle dolu göğsü seyretmeye ve yüzünün güneşiyle gönülleri çerağan etmeye çağırır; bahçe, bülbül ve şehnâz makamıyla canlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -ı sîne-i pür-dâğı seyrân eyle gel

    Gel efendim lâle-ruhsârım eyle gel

    Mihr-i rûyunla dil-i ‘uşşâkı sûzân eyle gel

    Gel efendim lâle-ruhsârım eyle gel

    1Yara laleleriyle dolu göğüs bahçesini seyretmeye gel;

    2gel efendim, lale yanaklım, ortalığı kandillerle aydınlat.

    3Yüzünün güneşiyle âşıkların gönlünü yakmaya gel;

    4gel efendim, lale yanaklım, ortalığı kandillerle aydınlat.

    Açılış bendi seyredilecek yer olarak bahçeyi değil âşığın kendi göğsünü gösterir: yaralar lale, göğüs de lale tarlasıdır, yani acı doğrudan manzaraya çevrilir. Nakaratla dönen kandil çağrısı buna ışık ekler; üçüncü dize ise aynı yüzün gönülleri yalnız aydınlatmadığını, “sûzân”, yani yakıcı olduğunu söyler.

  2. 2

    Lâle-zârı makdemin reşk-i behişt itsün yine

    Gül açılsun ‘azm-i gülşen ile rûyun şevkine

    başlasun şarkılara gül üstine

    Gel efendim lâle-ruhsârım eyle gel

    1Gelişin lale bahçesini yeniden cenneti kıskandıracak hâle getirsin;

    2bahçeye yönelmenle, yüzünün hevesine gül açılsın.

    3Bülbüller gülün üstünde şarkılara başlasın;

    4gel efendim, lale yanaklım, ortalığı kandillerle aydınlat.

    İkinci bent bakışı göğüsten dışarıya, gerçek bahçeye taşır ve hareketi sevgilinin adımına bağlar: geliş, bahçeyi cennetin kıskanacağı bir yere çevirir. Gül sevgilinin yüzünü görmek istediği için açar, bülbül de ötmez, “şarkılara başlar” — bendin sonundaki nakarat böylece bir müzik parçasının içine yerleşir.

  3. 3

    Râsimâ gülşende zevke ehl-i dil âgâz idüp

    Şevk-ile terennüm itmede idüp

    Sen de ey gül-çehre bir şeb def‘-i hâb-ı nâz idüp

    Gel efendim lâle-ruhsârım eyle gel

    1Ey Râsim, gönül ehli bahçede zevke başlayıp

    2çalgıcı coşkuyla şehnâz makamında söylerken,

    3sen de ey gül yüzlü, bir gece naz uykusunu bırakıp

    4gel efendim, lale yanaklım, ortalığı kandillerle aydınlat.

    Son bent mahlasla açılır ve sahneyi bir meclise dönüştürür: gönül ehli bahçede, çalgıcı şehnâz makamında hazırdır. Yalnız bir kişi eksiktir; bu yüzden sevgiliden istenen şey gelmek değil önce “hâb-ı nâz”ı, yani nazın uykusunu bırakmaktır. Nakarat dördüncü kez döndüğünde çağrı hazır bir topluluğun beklemesine dönüşmüştür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g22-pdf201. Ana açık edisyon G22'i basılı s.188–189/PDF 201–202'de tam gövde, basılı kalıp adı ve G23/PDF 202 sınırıyla verir. dize sırası korunur. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirTârîh-i Çeşme
Nâm-dâş-ı fahr-i ‘âlem Kethüdâ-yı Âsafâ
Eğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

lâle-zâr

Lale bahçesi

pür-dâğ

Yara izleriyle dolu

çerâğân

Kandillerle donatılmış aydınlık

mihr-i rûy

Yüz güneşi

makdem

Geliş, ayak basış

‘andelîbân

Bülbüller

mutrib

Çalgıcı ve şarkıcı

şehnâz

Klasik Türk müziğinde bir makam