DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Letâfet gülşeninde gonca güldür leplerin cânâ
Şiir · 17. yüzyıl

Letâfet gülşeninde gonca güldür leplerin cânâ

Şair sevgilinin dudaklarını gonca, şifa ve değerli taş imgeleriyle över; hasta gönlün derman arayışını aşk sarhoşluğuna bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    gonca güldür leplerin cânâ

    Acep -yi cân ü dildir leplerin cânâ

    1Ey sevgili, dudakların zarafet bahçesinde açılmış gonca güldür.

    2Acaba dudakların canın ve gönlün şifa evi midir?

    Letâfet gülşeni içindeki gonca, dudakların tazeliğini ve henüz açılmamış güzelliğini somutlaştırır. Dâr-üş-şifâ sorusu ise aynı dudağı yalnız süs olmaktan çıkarıp can ile gönlün yarasına deva verebilecek bir eşiğe taşır; övgü, şifa umuduyla sınanır.

  2. 2

    Nola ben hasta dil derd-i derûnum çâresin sorsam

    çün sebildir leplerin cânâ

    1Hasta gönlümün içindeki derde çareyi sorsam buna şaşılır mı?

    2Çünkü dudakların aşk ehlinin hastalarına sunulan bir sebil gibidir.

    Hasta dil kendi derd-i derûnuna çare ararken doğrudan dudaklara yönelir. Leplerin aşk ehlinin marîzlerine sebil sayılması, su dağıtan hayır yapısıyla aşk hastalığını birleştirir; konuşanın kişisel sızısı, herkesin içebileceği ortak bir lütuf talebine dönüşür.

  3. 3

    ile dolu mey-i

    Demem yâkuta mercâna delildir leplerin cânâ

    1Lâl renkli ağzının hokkası seçkin incilerle ve şarapla doludur;

    2dudaklarının yakut ile mercana delil olduğunu söylemiyorum, ey sevgili.

    Dür-i şehvâr ile lâl hokkası, ağızda inci, kırmızı taş ve mey parlaklığını üst üste bindirir. Ardından gelen “demem” sözü yakut ve mercan benzetmesini düz bir onay olmaktan çıkarır; dudakların değeri bu taşlarla kanıtlanamayacak kadar yüksek tutulur.

  4. 4

    Nola yâkuta mercâna müşâbih etseler anı

    Ki câm-ı nâzdan içmiş gönül kanzildir cânâ

    1Onu yakuta ve mercana benzetmelerine şaşılmaz.

    2Çünkü gönül naz kadehinden içmiş; kaynakta “kanzildir” yüzeyi kapalıdır, ey sevgili.

    Yakut ve mercana müşâbih görülmek ilk dizede makul bir övgü gibi durur. Câm-ı nâzdan içen gönül ise ikinci dizede “kanzildir” biçimindeki kapalı yüzeye ulaşır; sarhoşluk ile bu bozuk kelime arasındaki bağ çözülmediği için benzetmenin sonucu kesin bir hükme kapanmaz.

  5. 5

    İçüp cân-ı musaffâyı geçersin mest olup serden

    [Ö]mer bîçâre teslîm eyle bildir leplerin cânâ

    1Arı canı içip mest olursun, başından da geçersin.

    2Ey sevgili, biçare [Ö]mer’e teslim et; dudaklarının ne olduğunu bildir.

    Cân-ı musaffâyı içmek, mestlik ve serden geçmek aynı çizgide can pahasına bir sarhoşluk kurar. Braketli [Ö]mer’e yönelen “teslîm eyle” ve “bildir” buyruklarının faili açık değildir; kapanış dudakların mahiyetini sormayı sürdürürken dil bilgisel belirsizliği de görünür bırakır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet kuvvetle muhtemel

Ergun 1936 şiir No.157 Âşık Ömer bölümünde basılmıştır; görünür mahlas bulunmadığından atıf probable tutulur.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak ergun1936-n157-515CFABEA74C; Ergun 1936 No.157, PDF 179; 5 birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı; belirsiz yüzeyler ikinci tanık olmadan tekleştirilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMahabbet ummazam senden yürü ey bîvefâ dünyâÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Letâfet

Zarafet ve güzellik.

gülşeninde

Gül bahçesinde.

dâr-üş-şifâ

Şifa evi, hastane.

Marîz-i ehl-i aşka

Aşk ehlinin hastalarına.

Dür-i şehvâr

İri ve seçkin inci.

memlû

Dolu.

hokka-i lâlin

Lâl renkli ağız hokkası.

musaffâ

Arınmış, saf.