Mahabbet ummazam senden yürü ey bîvefâ dünyâ
Şair dünyayı vefasız ve fanî bir güç olarak sorgular; geçmiş hükümdarların yok oluşunu, dünya düzeninin güvenilmezliğine kanıt sayar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
ummazam senden yürü ey dünyâ
Çün âhır can gider tenden ya ne bunca cefâ dünyâ
1Ey vefasız dünya, senden sevgi beklemiyorum; yoluna git.
2Sonunda can bedenden çıkacaksa bunca eziyet niye, dünya?
- 2
Ki zehrinden niçe erler serler
Niçe Sâm ü Skender’ler gezüp Kaf’tan Kaf’a düny[â]
1Senin zehrinden nice yiğit ve nice baş kurtulamadı.
2Nice Sâm ve İskender Kaf’tan Kaf’a dolaştı, düny[â].
Dünyanın zehri niçe erleri ve serleri halâs bırakmaz; güç ile ün ölümden kurtuluş sağlamaz. Sâm ve İskender’in Kaf’tan Kaf’a gezmesi hükümranlığın genişliğini gösterir, fakat masal coğrafyasını dolaşmak bile zehrin erişiminden çıkarmamıştır.
- 3
Kani yâ bunca şâhânı kattın ey
Niçe Taht-ı Süleymân’ı esüp verdin dünyâ
1Hani bunca hükümdar? Hepsini toprağa kattın, ey fani dünya.
2Nice Süleyman tahtını bir üfleyişle savurdun, dünya.
“Kani” sorusu bunca şâhânın yokluğunu doğrudan dünyanın yüzüne vurur. Türâba katılan hükümdarlar ile püf diye savrulan Taht-ı Süleymân, en sağlam görünen iktidarı nefes kadar hafif kılar; fânî dünya hem mezar hem dağıtan rüzgârdır.
- 4
Fenânın gerdişi budur cefâ zehriyle memlûdur
Binâ-yi evveli sudur değildir pür safâ dünyâ
1Faniliğin dönüşü budur: eziyet zehriyle doludur.
2İlk yapın su olsa da sevinçle dolu değilsin, dünya.
Fenânın gerdişi cefâ zehriyle dolu bir dönüş olarak tanımlanır. Binâ-yi evvelin su oluşu akışkan ve dayanıksız kökene işaret ederken pür safâ olmamak bu başlangıcın mutluluk üretmediğini söyler; dünya kurulmuş olsa da huzur verecek temele sahip değildir.
- 5
Ömer gör âlemi mutlak yok vefâ elhak
Vefâ olsa görürdü Hak Habîbi Mustafâ dünyâ
1Ömer, gör: dünyada gerçekten vefanın tadı yoktur.
2Vefa olsaydı Allah’ın sevgilisi Mustafa dünyayı görürdü.
Ömer dünyanın mezâkında vefâ bulunmadığını elhak sözüyle kesinleştirir. Habîb-i Mustafâ örneği en sevilen peygamberin bile dünyada kalmadığını hatırlatır; eğer vefâ olsaydı onun ayrılığı gerçekleşmezdi düşüncesi, faniliği en yüksek sevgi ölçüsüyle sınar.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.162 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak ergun1936-n162-2467F777F41C; Ergun 1936 No.162, PDF 181-182; 5 birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı; belirsiz yüzeyler ikinci tanık olmadan tekleştirilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Mâil oldum gözler ile kaşına dilberlerinÂşık Ömer · Şiir→
Bîvefâ dünyadan mahabbet ummamak, onunla pazarlığı daha ilk dizede keser. Canın âhır tenden gideceği kesinliği karşısında “ne bunca cefâ” sorusu yükselir; fanilik zaten kaçınılmazken dünyanın fazladan eziyeti anlamsız ve ölçüsüz görünür.